Nihal ve Bahar Candan kardeşler hakim karşısında! Mahkemede dikkat çeken ‘Engin Polat’ diyaloğu
Sosyal medya fenomenleri Alisya Bahar Candan ve Nihal Candan'ın dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından yargılandığı davanın ikinci duruşması başladı. Duruşmaya katılan Nihal Candan, kardeşi Bahar Candan’a seslendi ve Engin Polat’ın tahliye edilmesine vurgu yaparak “Engin Polat çıktı, sen de çıkacaksın” dedi. Bahar Candan'ın ilk ifadesinde ise “Hakkımdaki iddialar külliyen yalan” dediği öğrenildi.
Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından haklarında soruşturma başlatılan ve Alisya Bahar Candan’ın 14 yıldan 44 yıla kadar, Nilah Candan olarak bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 8 yıldan 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı davanın ikinci duruşması Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.
Tutuklu sanık Bahar Candan ile tutuksuz sanık Nihal Candan ve diğer bir kısım sanıklar ise duruşma salonunda hazır bulundu. Nihal Candan, adliyeye gelirken gazetecilerin sorularını cevaplamadı.
NİHAL CANDAN’DAN BAHAR CANDAN’A: ENGİN ÇIKTI, SEN DE ÇIKACAKSIN
Candan kardeşler mahkeme salonunda hazır bulundu. Duruşma 6. sanık Ahmet Yasin Çelik’in savunmasının alınmasıyla başlarken, dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Kardeşi Bahar’a seslenen Nihal Candan “Engin çıktı, sen de çıkacaksın” diyerek kardeşine moral verdi.
BAHAR CANDAN'IN İLK İFADESİ: İDDİALAR KÜLLİYEN YALAN
Bununla birlikte Bahar Candan'ın ilk ifadesi ortaya çıktı. Candan ifadesinde "Hakkımdaki iddialar külliyen yalan. Banka hesaplarımda iddia edilen hareketler mevcut değildir. Daha ilk andan beri haberi duyunca bankalardan hesap dökümümü çıkarıp savcılığa sundum. Buradaki insanları tanımıyorum. Benim çevrem geniştir. Çevremde hiçbir mağdur yoktur" dedi.
"KAAN'IN GBT'SİNE BAKMADIM"
Candan savunmasının devamında şunları söyledi:
Ablam ‘Kaan benim sevgilim’ deyince eniştem olarak benimseyip sevdim. Kaan isimli kişinin GBT’sine bakmadım. Kaan adlı kişinin adının Onur Apaydın olduğunu soruşturmayla birlikte öğrendim. Onların sevgili olduğu dönemde moda programında yarışmacıydım. Yoğun bir tempo ile yarışmadaydım. Kaan Bey’in neler ile uğraştığını nasıl bir adam olduğunu anlayabilecek zamanım yoktu.
Onların özel ilişkisi ile ilgili bilgim var. İddia edilen dolandırıcılık olayları ile ilgili benim bir bilgim yoktur. Ben müştekileri tanımıyorum. Hayatım boyunca hiçbir toplantıda bulunmadım. Ben toplantıların yapıldığının söylendiği restorana gitmedim. Ben Kaan abinin olduğu ortamlarda hiçbir şekilde araç alım satımı ile ilgili konuşmaya şahit olmadım. Benim hesabım üzerinden işlem yapıldığı iddiası külliyen yalan.
GÖZYAŞLARINA BOĞULDU
Bahar Candan savunmasının devamında gözyaşlarına boğularak “Ben saf bir kadın değilim. Hukuk Fakültesi’nde burslu okuyorum. 17 yaşımdan beri çalışıyorum. Kariyerime mankenlik ile başladım. Son 2 senedir bir ajans ile anlaşıp sosyal medyadan da para kazanıyorum.
"TAKSİM BOMBACISI YAN ODAMDAYDI"
Ablamla birlikte hapse girince ailem maddi ve manevi zorluk çekti. Okula gidemedim. Taksim bombacısı ile yan odalarda kalıyorum. Psikolojim bozuldu 3 aydır akıl hastanesinde yatıyorum ilaçlara bağımlı oldum. Genç yaşta sağlığımı kaybettim.
"DİĞER FENOMENLERE HAVA ATTIM"
Sosyal medyadan paylaştığım lüks hayat ile ilgili paylaşımlar kendimi daha zengin göstermek için. Diğer fenomenlere hava atmak için. Mağdurların dolandırılması olayıyla ilgili hiçbir ilgim yoktu. Nasıl bir dolandırıcılık bu mağdurlar için yapılan harcamalar araç fiyatını geçmiş? Ben Kaan abinin adının Onur Apaydın olduğunu dosyadan öğrendim. Ben sosyal medyadan çok para kazanıyorum diye hava atmak için photoshop ile 12 milyon TL şeklinde paylaşım yaptım. Kaan abi ile bir ortamda denk geldik. Ablam hadi oturalım biraz onlarla dedi” şeklinde savunma yaptı.
NİHAL CANDAN MAHKEMEDE SİNİRLENDİ
Nihal Candan bu esnada oturduğu koltuktan “Off Bahar korkuyorum diye bana yüklen” şeklinde mırıldandı. Bahar Candan savunma yaparken Nihal Candan “Off Bahar ablan kadar başına taş düşsün” ifadelerini de kullandı.
"BEN GARİBANIM"
Bahar Candan savunmasının devamında “Benim Onur Apaydın tarafından darp edildiğim iddiası da doğru değildir. Gizli muhasebeci olduğum iddiası doğru değildir. Banka kayıtlarında her şey bellidir. Bizi sosyal medyadan görüp çok zengin olduğumuzu görüp böyle iddialarda bulunmuş olabilirler. Benim 5 senelik ilişkim var çıkınca evleneceğim ablamla bile çok az görüşüyorum. Benim hayatım boyunca hiç şirketim olmadı. Vergi mükellefi de olmadım. Hesabımda 1-2 milyon param var ben bir garibanım. Hiç kimseye araç temini konusunda öneride bulunmadım. Zaten benim çevremde hiç kimse ucuz araç peşinde değildir. Onur Apaydın gözaltına alındığı anda ben yanındaydım. Kendimi bir kahraman gibi hissettim o an” dedi.
ENGİN POLAT TAHLİYE EDİLDİ
Öte yandan Dilan Polat ve Engin Polat’ın yargılandığı ‘kara para aklama’ davasında mahkeme, tutuklu sanıklar Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ve Ahmet Gün’ün tahliyesine karar verdi. Tahliye kararını duyan Dilan Polat, sevinç çığlıkları atarak 'Şükürler olsun Allah’ım” dedi. Kızı Nilda’yı arayan Dilan Polat, 'baban tahliye oldu' dedi. Kardeşi Sıla Doğu'nun ise, “Adalet yerini buldu” dediği duyuldu.
CANDAN KARDEŞLER DAVASI
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 38 müşteki, 1 müşteki sanık, Gülnihal Çiçek ve Alisya Bahar Candan'ın da aralarında bulunduğu 21 sanık yer alıyor.
İddianamede, Onur Apaydın ve İlker Oflu'nun şebekenin elebaşları olduğu, dolandırıcılık ve tefecilik suçlarından gelir elde etmek üzere teşekkül eden organize suç örgütünün üyesi olan şüphelilerin, örgüt yapısı ve iş bölümünün sağladığı kolaylıktan faydalanarak suç dünyasında "Sazan Sarmalı" olarak tabir edilen dolandırıcılık yöntemini uyguladıkları belirtiliyor.
İddianamede, Alisya Bahar Candan'ın ablası Gülnihal Çiçek'e göre suç örgütü içinde daha etkin rol oynadığı, sanık Gülnihal Çiçek'in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği aktarılıyor.
İddianamede, Alisya Bahar Candan hakkında "suç örgütüne üye olmak" ve "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçlarından 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Gülnihal Çiçek'in ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Diğer 20 sanık hakkında ise farklı suçlardan farklı sürelerle hapis cezası öngörülüyor.