Felç riskinizi boynunuzdan öğrenin! 30 yaşını geçene boyun ultrasonu yapılsın

Türkiye’de yılda 200 bin kişi inme geçiriyor, 50 bini hayatını kaybediyor. Literatür 60 yaşından sonra felç geçirme risk oranını yüzde 7,7 olarak gösteriyor. Bu oran, her 10 yılda bir 2 kat artıyor. Ancak son yıllarda genç yaşta felç ve kalp krizi vakalarında artış yaşanıyor. Uzmanlar, felci ve kalp damarlarında meydana gelen değişiklikleri erken fark edebilmek için 30 yaşını geçen herkese bir boyun ultrasonu yapılması tavsiyesinde bulunuyor.
ZİYNETİ KOCABIYIK'IN HABERİ - Karotis dopler olarak adlandırılan boyun ultrasonunun son derece basit ve kısa bir işlem olduğunu söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Bozkaya “30 yaş üzerindeyseniz ve hiç baktırmadıysanız mutlaka beyine giden şah damarlarınıza baktırın. Boynumuzdaki şah damarlarında başlayan küçük değişiklikler kalp krizi, beyin felci riskimiz için önemli habercilerdir. Basit bir ultrason muayenesi ile bu riskler belirlenebilir ve erken tedbir alınabilir. Şikâyetim yok diye ihmal etmeyin” dedi. Boyun ultrasonu ile âdeta damar yapısının fotoğrafının çekildiğini ifade eden Doç. Dr. Bozkaya, “Bu sayede damar yapınız görülebilir ve kalp damarları için de genel fikir sahibi olunabilir. Bu görüntüleme koruyucu Aspirin gerekip gerekmediğini, ek olarak yapılan kan tahlili ile kolesterol de yüksek bulunursa, hayat tarzı değişiklikleri, beslenme veya ilaç tedavisi ile risk yönetimi yapılır” diye konuştu.
İLK İŞ 112’Yİ ARAYIN
Felcin en önemli sebebinin yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve damar yapısının anormallikleri olduğunu aktaran Doç. Dr. Bozkaya, belirtileri ise kişilerde aniden, kol ve bacakta güçsüzlük, yüzde çarpılma, konuşma bozukluğu, denge problemleri olarak sıraladı. Belirtilerin biri veya birkaçının birlikte ortaya çıkabildiğini aktardı. Bu tip belirtilerde kişilerin kendi imkanlarıyla hastaneye götürülmemesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Bozkaya, şu uyarılarda bulundu:
“İnme belirtileri oluştuğunda hasta veya yakınları öncelikle mutlaka 112 Acil sağlık hizmetlerini aramalı. Çünkü inme tedavisi ambulansta başlıyor ve ekipler, hastayı doğrudan inme tedavi merkezi bulunan hastaneye getiriyor. Bu merkezlerde inme konusunda deneyimli ekipler görev yapıyor ve buna göre teçhizat bulunuyor. 112 ekipleri, hastayı götürürken merkeze de önden bilgi veriyor.”