Rolls-Royce Spectre ay ışığı gibi parlıyor! Görenler gözlerini alamadı

Rolls-Royce Spectre Lunaflair, gövdesinde ay halesi efektinden ilham alan yanardöner bir boya ile dikkat çekiyor. 7 katmanlı özel boyası, ışığın her açıdan farklı renklerde görünmesini sağlıyor.
Rolls-Royce CEO’su Torsten Müller-Ötvös, şirketin ilk tamamen elektrikli aracı olan Spectre'a olan talebin hızla arttığını belirtti. Siparişlerin 2023 yılı sonuna kadar uzandığını ve üretimi artırabileceklerini söyledi.
Müller-Ötvös, Rolls-Royce’un elektrikli araçlarda da başarılı bir kârlılık yakaladığını açıkladı. Spectre, diğer Rolls-Royce modelleri gibi prestijli konumunu koruyor.
CEO’nun açıklamalarına göre, Spectre'ın üretimi 2023'ün 4. çeyreğinde başlayacak ve fiyatı 400.000 dolardan başlayacak. Elektrikli araç pazarındaki bu adım büyük ilgi görüyor.
Müller-Ötvös, Spectre’ın gördüğü yoğun talebin üretimi hızlandırmalarını gerektirebileceğini açıkladı. Elektrikli araç pazarında lüks segmentte büyük bir talep artışı yaşanıyor.
WLTP testlerine göre, Rolls-Royce Spectre'ın menzili 520 km olarak tahmin ediliyor. BMW i7’de kullanılan 102 kWh’lik bataryanın Spectre'da da yer alması bekleniyor.
Tamamen elektrikli ilk Rolls-Royce modeli olan Spectre, markanın geleceğe yönelik iddialı vizyonunu temsil ediyor. Araç, performans ve lüksü bir arada sunuyor.
Rolls-Royce, Spectre'ın üretimine 2023'ün 4. çeyreğinde başlayacak. Aracın satış fiyatı ise 400.000 dolardan başlayacak.
Spectre, Rolls-Royce’un elektrikli araçlardaki yüksek standartlarını sürdürerek lüks ve performansın harmanlandığı bir deneyim sunuyor. Bu, geleceğin Rolls-Royce modelleri için önemli bir adım.
Henüz batarya kapasitesi açıklanmamış olsa da, Spectre'ın menzili ve elektrik motoru performansı ile rakiplerinden ayrılacağı öngörülüyor.
Spectre'ın iç mekanı, sürücü ve yolculara maksimum konfor sağlamak için tasarlandı. Özellikle koltuklarda kullanılan yüksek kaliteli malzemeler ve renkler, aracı lüks bir hayat alanına dönüştürüyor.
Müller-Ötvös, Spectre'ın diğer Rolls-Royce modelleriyle aynı düzeyde kârlılık sağladığını açıkladı. Bu da şirketin elektrikli araçlardan da yüksek gelir elde ettiğini gösteriyor.
Spectre Lunaflair, dış görünümünde kullanılan yanardöner gökkuşağı efekti ile dikkatleri üzerine topluyor. Her ışıkta farklı bir renk oyunuyla araç, benzersiz bir görsel şölene dönüşüyor.
Rolls-Royce’un tamamen elektrikli ilk aracı olan Spectre, markanın gelecekteki elektrikli araç portföyünün de habercisi. Şirket, bu alanda büyük bir değişim ve gelişim planlıyor.
AY GİBİ PARLAK
Rolls-Royce Spectre Lunaflair, gövdesinde gökkuşağını anımsatan bir yanardöner efekt barındırıyor. Bu yeni renk seçimi trafikte dikkat çekiyor. Spectre'ın gövdesinde kullanılan boyalar, farklı ışık koşullarında çeşitli tonlar sunarak sürekli değişen bir görünüm sağlıyor. Bu etki, aracı daha prestijli ve göz alıcı kılıyor.
Rolls-Royce, Lunaflair'de kullanılan 7 katmanlı boyayı özel olarak geliştirdi. Boyanın en üst katmanı sedefli bir görünüme kavuşurken, alt katmanlarda metalik derinlik sağlayan magnezyum florür ve alüminyum pulları kullanılıyor.
Spectre'ın boyasında kullanılan her bir katman, ışığın farklı açılardan nasıl yansıyacağını optimize etmek için özenle seçildi. Bu detaylı çalışma, araca farklı bir görsel zenginlik katıyor.
Spectre’ın iç tasarımında, dış boyasında kullanılan renklerin etkisi görülüyor. Lacivert, beyaz ve pembe renklerle bezenmiş koltuklar ve kapı panelleri, ay spektrumunu yansıtıyor.
Rolls-Royce’un geleneksel iki tonlu direksiyon simidi, Spectre Lunaflair'in iç mekanında da kendini gösteriyor. Bu tasarım, araca sofistike bir hava katıyor.
Spectre'ın ünlü Starlight tavanı, gece gökyüzünü andıran lacivert, beyaz ve pembe tonlarıyla döşenmiş. Bu detay, sürücüye ve yolculara eşsiz bir atmosfer sunuyor.
Lunaflair ismi, ay halesi fenomenine bir gönderme yapıyor. Aracın gövdesindeki gökkuşağı efekti, bu fenomenin yeniden üretilmesi hedefiyle tasarlanmış.
Rolls-Royce, Lunaflair'in boyasında ayın etrafındaki ışık yansımalarını taklit eden renk tonları geliştirmek için bir yılı aşkın süre çalıştı. Bu süreç, aracın benzersiz görünümünü sağladı.
Gövde boyunca kullanılan yanardöner boya, ışık koşullarına göre sürekli renk değiştirerek sürücülere ve dışarıdan bakanlara görsel bir şölen sunuyor.
Rolls-Royce, metalik derinliği sağlamak için magnezyum florür ve alüminyum pulları kullanıyor. Bu malzemeler, gövdenin düşük ışık koşullarında dahi ışıltılı bir etki bırakmasını sağlıyor.
Spectre Lunaflair'in tasarımı, Rolls-Royce’un daha önceki lüks modeli Phantom Syntopia'dan ilham aldı. İki model arasındaki tasarım çizgileri benzerliği gözler önüne seriyor.