Ağlatan vasiyet! İbrahim aleyhisselâm, oğlunun sözleri karşısında gözyaşlarını tutamadı - Cennet Yolunun Yolcuları -2-

Kaynak: Türkiye Gazetesi
- Güncelleme:
Ağlatan vasiyet! İbrahim aleyhisselâm, oğlunun sözleri karşısında gözyaşlarını tutamadı - Cennet Yolunun Yolcuları -2-
Yaşam Haberleri  / Türkiye Gazetesi

Gömleğimi anneme götür. Kokumu bu gömlekten alsın… Bir de nerede benim yaşımda bir çocuk görürsen beni hatırla…

ÖMER ÇETİN ENGİN / İLAHİYATÇI - İbrahim aleyhisselâm…. En sevdiği oğlu İsmail’i (aleyhisselâm) kurban etmesi emrini aldı… O İsmail ki, alnında son ve en büyük Peygamberin nuru parıl parıl parlardı…. Bu sebeple babasının en sevgilisiydi…
Cenab-ı Hak imtihan etti…

Yolda giderlerken 7 yaşındaki oğluna konuyu açıyor… Yüce Peygamber tam bir teslimiyet hâlinde…- Ey babacığım… Sana ne emrolunduysa onu yap… İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın… Oğul feda eylemek senden, can feda eylemek benden… 
Ve vasiyetini yapar İsmail aleyhisselâm… Hepsi yürek parçalayıcı o andaki altı vasiyetinin, ama son ikisi var ki: - Gömleğimi anneme götür. Kokumu bu gömlekten alsın… Bir de nerede benim yaşımda bir çocuk görürsen beni hatırla…

İşte bu sözler, Muhammed aleyhisselâmdan sonra Allahü teâlânın en sevgili kulu olan, Rabb’imizin ‘dostum’ buyurduğu İbrahim Peygamberi gözyaşlarına boğar…

Kurban etme zamanı gelir… İsmail aleyhisselâm babasına yerde yattığı hâlde der ki, - Babacığım, görüyor musun, gök kapıları açılmış, melekler bize bakıp hayretlerinden Allahü teâlâya secde ediyorlar. ‘Ya Rabbi… Bir peygamber bir peygamberi kurban etmek üzere! Sen onlara merhamet eyle’ diye yalvarıyorlar… 

İbrahim aleyhisselâmda dayanacak hâl kalmaz… Artık ellerini yüzüne kapar da öyle ağlar… Melekler de onunla birlikte ağlaşırlar…

Sonra… Sonra Allahü teâlânın büyük ihsanıyla cennetten gelen koç kurban edilir bilindiği gibi…

SÖZÜNÜN ERİ 

Halilûllah... Rabb’imizin dostudur İbrahim aleyhisselâm. 

Meşhur kâfir Nemrud askerlerine yüce Peygamberi yanına getirmelerini emreder. İbrahim aleyhisselâm Nemrud’u Allahü teâlâya îman etmeye davet eder. Nemrud kabul etmek şöyle dursun, bunu reddettiği gibi, İbrahim aleyhisselâmın kendisine secde etmesini ister. Secde etmeyince, hapsettirir ve ateşte yakılmasını emreder. Günlerce yığılan odunlar ateşlenir. Şiddetinden yanına yaklaşamadıkları ateşe hazret-i İbrahim’i mancınıkla atarlar. Ateşe atılırken; “Hasbiyallah ve ni’mel vekil”, yani “Bana Allah’ım yetişir.

O ne iyi vekildir, yardımcıdır” der mübarek. Ateşe düşerken Cebrail aleyhisselâm gelip; “Bir dileğin var mı?” diye sorar; “Var, fakat sana değil, Rabb’im beni görüyor, biliyor” karşılığını verir. Onun bu hâli Kur’ân-ı kerîm’de övülür... Rabb’imiz; “Sözünün eri olan İbrahim” buyurur onun için.

Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde mealen ateşe; “Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve selâmette ol!” (Enbiyâ sûresi: 69) diye emretmiştir. Ateşin içi yemyeşil bir bahçe kesilir. Cebrâil aleyhisselâm da kendisine arkadaş olur. Cennet’ten gömlek ve yaygı getirir ve O’nu Cennet nîmetleri ile doyurur. Ateşte yedi gün kaldığı rivayet edilmektedir. 

(devam edecek)

Kaynak: Türkiye Gazetesi

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Sonraki Haber Yükleniyor...