Bir Ateistin Hidayeti! Onunla bir konuda anlaştık - 4

Söze başlamalıydım...
ÖMER ÇETİN ENGİN / İLAHİYATÇI
- Benim inancıma göre sen sonsuz olarak helak olmak üzeresin...
- Evet biliyorum... İslâmiyet’ten az da olsa bilgim var...
- Senin inancına veya inanmamana göre de ben boşuna yoruluyorum...
- O da doğru... Evet...
- Ben kendimin, sen de kendinin doğru olduğuna inanıyorsun...
- Evet...
- O hâlde ispatlara, itirazlara ne dersin?..
- Bu konuyu seninle konuşurum... Çoğu kimseyle konuşmaya gerek bile görmedim... Ama seninle konuşurum... Sana güveniyorum...
- Ama bir şartla...
- Nedir?..
- Doğru olana doğru demek... Gereksiz yere, ‘altta kalmamak’ düşüncesine kapılmayacağız... Bu kendini kandırmak, vakti kaybetmekten başka bir şeye yaramaz...
- Tamam bence de...
Uygun bir zeminde buluşmuştuk... En azından girişeceğimiz fikrî savaşın adaletli olması lazımdı... Kendi yetersizliğimizi kaprisle örtmenin ne âlemi vardı... Şu anda birçok insan bu hataya düşüyor...
Ömrü 60’a yaklaşmış olanların bile bu kişilik zaafından kurtulamadıklarını acı acı görüyorum...
Aradan tebessüm ediyordu... Belli ki utanıyordu da bir yandan... Ama kararlıydı ateist olmakta...
- Ne sebep oldu buna Orhan... Anlat bana... Çocukken camide namaz kıldığını hatırlıyorum...
- Dedim ya bu topluma yakıştıramadım kendimi... O camiye Kur’ân’ı öğrenmek için gittiğim dönemde bir gün müezzin sureleri doğru okuyamadığım için tokat attı bana...
İliklerim kurudu… O müezzinin yatacak yeri var mı acaba…
(devam edecek)