Depremde eşi ve kızlarını kaybeden imam anlattıklarıyla yürekleri dağladı
Kahramanmaraş merkezli depremlerde eşi ve iki kızını kaybeden imam hatip Cuma Biricik yaşadığı acı dolu günleri anlattı. Zor günler geçiren Biricik, ''Bu ülkenin deprem gerçeğini kabullenmesi lazım. Binaları yaparken depreme dayanıklılığı göz ardı edemeyiz. Biz, bilinçsizce yapılan binaların bedelini canımızla ödedik. Artık kimse aynı acıyı yaşamamalı" şeklinde konuştu.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri, binlerce insanın hayatını sonsuza dek değiştirdi. Felaketin en derin yaralarından birini de Molla Gürani Camii imam hatibi Cuma Biricik yaşadı.
DEPREMDE EŞİNİ VE İKİ KIZINI KAYBETTİ
Deprem sırasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde görevde olan Biricik, saat 4.17'de meydana gelen depremde eşi ve iki kızını kaybetti. Ailesiyle birlikte yeni bir hayat kurmak için Kıbrıs'a taşınmayı planlayan Cuma Biricik, Kahramanmaraş'a döndüğünde tarifsiz bir yıkımla karşılaştı. Karamanlı Mahallesi'ndeki Çuhadar Sitesi'nin dört bloğu da saniyeler içinde çökmüş, site sakinlerinin yüzde 80'i hayatını kaybetmişti.
''BÜYÜK OĞLUM İÇERİDE KALAN KARDEŞİNİ ENKAZDAN ÇIKARMIŞTI''
Kıbrıs'tan Kahramanmaraş'a geldiğini ifade eden Biricik, "Evimiz çökmüştü. Büyük oğlum, içeride kalan kardeşini enkazdan çıkarmıştı ama hanımım ve kızlarımdan ses yoktu. Büyükelçiliğe haber verdik, akşam uçağıyla Adana'ya indik. Sabah erkenden yola çıkmamıza rağmen şehre ancak öğleden sonra ulaşabildik.'' ifadelerinde bulundu.
''İŞ MAKİNESİYLE BİRLİKTE HANIMIM VE KIZLARIMIN CANSIZ BEDENLERİNİ ÇIKARDIK''
Kahramanmaraş'a gidinceye kadar kimsenin müdahale edemediğini söyleyen Biricik ''Geldiğimde iş makinesi yeni ulaşmıştı. Onunla birlikte enkazı kaldırıp hanımım ve kızlarımın cansız bedenlerini çıkardık. Binamız, daha ilk saniyelerde çökmüştü. Kepçe her vurduğunda betonlar un ufak oluyordu. Böyle bir binada yaşadığımızı bilseydik, asla orada kalmazdık" ifadelerini kullandı.
''BİZ BİLİNÇSİZCE YAPILAN BİNALARIN BEDELİNİ CANIMIZLA ÖDEDİK''
Biricik, "Kıbrıs'ta kiralık ev bakıyordum, birkaç güne kadar tutup ailemi yanımda götürecektim. Ama onların kaderi buraya yazılmış. Büyük kızım Reyyan 19, küçük kızım Ebrar 9 yaşındaydı. Rabbim bizi böyle bir imtihanla sınadı. Bu ülkenin deprem gerçeğini kabullenmesi lazım. Binaları yaparken depreme dayanıklılığı göz ardı edemeyiz. Biz, bilinçsizce yapılan binaların bedelini canımızla ödedik. Artık kimse aynı acıyı yaşamamalı" diye konuştu.