İki dost! - Günün Yazısı

Kaynak: Türkiye Gazetesi
- Güncelleme:
İki dost! - Günün Yazısı
Yaşam Haberleri  / Türkiye Gazetesi

Altmışlı yaşlarını geçmiş kalbi güzel, mübarek bir amcayla karşılaştım bir gün... 

ÖMER ÇETİN ENGİN / İLAHİYATÇI - Altmışlı yaşlarını geçmiş kalbi güzel, mübarek bir amcayla karşılaştım bir gün... 

- Gönlüme göre bir dost (arkadaş) bulamadım, demişti...

Nasıl da içim kıyılmıştı...
Aslında derin bir söz bu...

Çünkü bu insanı tanıyordum, ehl-i sünnet, namazında bir insandı...
Fakat bulamamıştı işte...

Etrafında sevenleri vardı... Fakat bulamamıştı yine de...
Düşündüm bu sözü üzerine...
Aslında ilk duyduğumda ne demek istediğini sezmiştim...

Fakat kelimelere dökmek, yerli yerinde manalar çıkarabilmek için derinlemesine düşünmek gerekiyordu bu sözü...
Yıllar içinde aklıma gelir o günkü karşılaşmamız...
Manalar çıkarırım yeri geldikçe...
Birkaçını yazayım... 

İnsanın iç dünyası İslâm ahlakından devşirdiği güzelliklerle incelir...

Nezaket, zarafet, şefkat, ilim, feyz, edep, anlayış, hassasiyet gibi manalar onun hamuru olur...
Bunlar söz ve tavırlara dökülür...

Bir kelebeğin desenlerindeki zarafeti düşünün, bir kirpinin dikenlerindeki acıyı...
Nasıl bağdaştıracaksın?..

Bu amcanın içinden dışına yansıyanlarla; içi zulmet dolu olanın dışına yansıyanları aynı olabilir mi...

Ve bu iki kimse aynı cemiyette günümüz tabiriyle iletişim hâlinde...

Hâliyle zarafet sahibi, yek diğerinin söz ve tavırlarını idare etmek zorunda... En nihayetinde aynı hayat dekorunu paylaşıyorlar...

Bu amcamız hayatı boyunca nice kaba saba ve sığ tavırlara katlanmak zorunda kalmıştır, kim bilir?
Fakat bu sızısını anlatamaz karşısındaki böyle kişilere... Anlayacak bir kimse lazım karşısında...
Hani bir hadîs-i şerîf var ya; “İlmi layık olmayana öğretmek, domuzun boynuna mücevher takmak gibidir”

Çaresiz böyle muhteşem insanlar, kalın çizgili günümüz insanlarının; 
- kaprislerine,
- edepsizliklerine, 
- ilim sandıkları (kendilerini tatmin etmek için ettikleri) cahil sözlere,
- estetikten mahrum kişiliklere katlanmak mecburiyetindeler...

Bir veli zat ne güzel söylemiş; “Yavrusunu kaybeden bir ana, yavrusunu kaybeden bir ana arar...”
Böyle Osmanlı beyefendisi insanlar da tam anlamıyla fani olabilecekleri, kāl ve hâl ile eriyebilecekleri insanları bulamıyorlar zamanımızda...

Acıyor insan...

Fâni olmak için aynı secdeye baş koyup, Allah dostlarını severek, kalplerinden feyz devşirmek. Allah’ın Resûlüne (sallallahü aleyhi ve sellem) mütabeatta (uymakta) titiz olmak, din-i İslâm’ı hassasiyetle öğrenip ihlâsla yaşamak lazım...

İki dost... Güneşten aldığı ışığı yansıtan iki ay gibi olmalı... İkisi de yüksek derecede feyz alıyorsa birbirlerini tam anlamıyla anlarlar... Hatta konuşmadan konuşurlar...

Bu amcamız kendi aldığı feyzlerle öyle bir hâle gelmiş ki; o derecede feyz alamayanlar için söylüyor, görünüşte sade fakat gerçekte çok acı o sözü: 

- Gönlüme göre bir dost (arkadaş) bulamadım...

İki dost! - Günün Yazısı - 1. Resim

 

Kaynak: Türkiye Gazetesi
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Sonraki Haber Yükleniyor...