Şırnaklı çiftin hayatı gazete ekiyle değişti! Yatırımlarını altına, arabaya değil bakın neye yatırdılar!
Artuç çifti gazete ekinden etkilenerek önce Türkiye'yi ardından dünyayı gezmeye başladı. Gezgin çift, gezi masraflarının besledikleri ineklerden geldiğini söyleyip "Ben minibüs işletmeciliği ile evimizin temel ihtiyaçlarını karşılıyorum. Taybet Hanım da hayvancılık yaparak gezi masraflarımızı karşılıyor" ifadelerini kullandı. İşte 6 kıta 40 ülke gezen çiftin ilham veren hikayesi.
Şırnak'ın Balveren beldesinde yaşayan Taybet-Feyzullah Artuç çifti, ilham veren hikayeleriyle adından söz ettirdi. Feyzullah Ardıç, bir gazetede ekiyle başlayan hikayelerini anlattı. Eşiyle tanışmadan önce 16-17 yaşında ilk seyahatini İzmir'e yaptığını söyleyen Artuç, "Oraya gitme sebebimde orada yabancı turistlerin oraya gelmesiydi. O merakla yola çıktım.
Taybet Hanımla evlendikten sonra biz Van'dan başladık, Van Kalesi, İshak Paşa Sarayı, Şanlıurfa Kalesi, Karadeniz bölgesine iki defa gittik. Çanakkale, İstanbul'un muhtelif yerleri. Türkiye'yi bitirdikten sonra hani derler ya insan kendi yöresini, kendi tarihini bilmeden başkalarının tarihini bilemez diye. Türkiye dolaştıktan sonra dış ülkelere açıldık. Daha doğrusu Türkiye bize dar geldi. İlk sene Suriye, Irak, İran'a gittik. İkinci yılımızda ise Gürcistan'dan başladık Rusya'ya kadar gittik. Japonya, Katar, Küba, Güney Amerika'ya gittik" dedi.
"TAYBET'İ BIRAKAMADIM"
Schengen vizesi aldıktan sonra Avrupa'da 18-20 ülke gezdiklerini anlatan Artuç, "Avrupa turunun ardından rotamızı Mısır'a çevirdik. Mısır tarihi eserler ile doludur. Piramitler olsun, Luksor'a gittik. Luksor zaten mücevher ile anılır. Ürdün'e gittik. Daha sonra ise Tayland'a gittik. Oraya gitmemizin amacı da, Tayland'a komşu ülkelere daha kolay bir şekilde gidebilmekti. Tayland'a komşu Lahos, Kamboçya, Vietnam'a hem kolay hem de rahat bir şekilde gidebildik. Vietnam özellikle merak ettiğim ülkelerin arasında yer alıyordu. Ancak Tayland'da kalırken Golan diye adlandırılan bir adaya feribotla gidip oradan da Vietnam'a gitmemiz gerekiyordu.
"HAYATIMIZ GEZMEK, ONA İNANDIK"
Taybet Hanım orada rahatsızlandı. Onu tek başına bırakıp Vietnam'a gitmek içime sinmedi. Bende yalnız bırakamadım. Ama sağlığımız el verirse onu da tamamlayacağız. Tayland turumuz biraz yarıda kaldı. Bu durum bizi biraz üzdü. Ama olsun orayı da mutlaka görmemiz gerekiyor. Önümüzdeki sene de Fas'a gitmeyi düşünüyoruz. Oradan da Tunus'a gitmeyi planlıyoruz. Her iki ülke de Türk vatandaşlarından vize istemeyen ülkeler. Hayatımız gezmektir. Onu amaç edinmişiz, ona inanmışız" dedi.
MASRAFLARI NASIL KARŞILIYORLAR?
Gezi masraflarını evlerinin alt katında besledikleri inekleri satarak karşıladıklarını kaydeden Artuç, "Maddi kısmını, ben ticari minibüs hem sahibiyim hem de şoförüyüm. Taybet Hanım da ek olarak hayvancılıkla uğraşıyor. Ana kaynağımız hayvancılıktır. Ben minibüs işletmeciliği ile evimizin temel ihtiyaçlarını karşılıyorum. Taybet Hanım da hayvancılık yaparak gezi masraflarımızı karşılıyor. Bu şekilde birbirimizi tamamlıyoruz. Taybet Hanımın sayesinde geziyoruz diyebiliriz.
Son yıllarda ulaşımda çok fazla bir gelirimiz olmadı. Ama yılda bir inek veya bir dana satarsak gezi masraflarımız çıkıyor. Örneğin geçtiğimiz sene bir kurbanlık inek sattık. Tayland'a ortalama 20 gün kaldık ve sattığımız ineğin parası tatilimizi karşıladı. 50 bin ulaşım, 50 binde konaklama ve diğer masraflarımıza gitti. Ortalama 100 bin ile tatilimizi yaptık" diye konuştu.
"ALTIN BİRİKİMİ YAPMADIK"
Eşi ile iki arkadaş gibi dünyanın her yerine gittiğini ve bu durumdan oldukça mutluluk duyduğunu belirten Taybet Artuç ise, altın ve lüks araba almak yerine eşiyle ile birlikte dünyayı dolaştıklarını söyledi. Artuç, "Benim kocam gezmeyi seviyor. O istiyor, ben de onunla beraber gidiyorum. Ben onu hiçbir zaman kırmadım. Daha önce çocuklarımız küçük diye bırakmak istemiyordum. Daha sonra alıştık ve beraber gidiyor, beraber geliyorum.
O da bu şekilde daha rahat daha güzel hareket edebiliyor. İki arkadaş gibi beraber her yere gidiyoruz. Mutluyum, dünyayı geziyoruz. Kocam seviyor, ben de yavaş yavaş alıştım. Birlikte dolaşmayı seviyorum, çok güzel oluyor. İnşallah herkese nasip olur öyle beraber gidip gezmek. Gezmeye gidiyoruz. Altın birikimi yapmadık. Bazen kadınlar bana diyorlar, keşke ben de gezmeye gitseydim. Ben de onlara diyorum altın almayın, lüks arabalar almayın, gezmeye gidin" şeklinde konuştu.