6 Şubat'ta zamana karşı amansız yarış: Kurtarılan her bir can yeni umut oldu

Türkiye, 6 Şubat 2023'te unutamayacağı bir tarihe uyandı. Kahramanmaraş'ta sadece 9 saat arayla meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki büyük deprem 11 ilde ağır yıkıma neden oldu, 50 binden fazla insan hayatını kaybetti. Enkaz dağlarının altında kalan binlerce can için zamana karşı yarış başladı. Yurttan ve dünyadan çok sayıda ekip arama kurtarma çalışmalarına katıldı, felaketi yaşayan şehirlerden peş peşe gelen kurtuluşlar tek yürek olan ekiplerin umudu oldu.
SEDA ÇAKIR- Türkiye, 6 Şubat 2023 günü tarihinde en büyük yıkıma yol açan felaketi yaşadı. Yüzeye çok yakın mesafede, sadece 9 saat arayla meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki deprem, dünya tarihinde örneğine az rastlanır bir felaket olarak kayıtlara geçti.
Saatler 04.17'yi gösterirken Pazarcık merkezli olan 7.7'lik ilk depremde on binlerce bina saniyeler içinde çöktü. Binbir emekle kurulan yuvaların yerle bir olmasıyla on binlerce insan da uykusundan uyanamadı. Felaketin boyutu ilerleyen saatlerde daha da netleşirken, daha ilk afetin şoku atlatılamamışken, saat 13.24'te bu sefer Elbistan merkezli 7.6'lık deprem bölgeyi yeniden salladı.
Artık hiçbir şey eskisi gibi değildi. O sabah Türkiye'nin uyandığı en acı günlerden biri oldu. Büyüklüğü bu derece yüksek, yüzeye bu kadar yakın iki depremin böylesine kısa aralıklarla yaşanması 6 Şubat'a kadar görülmüş bir doğa olayı değildi.
'Asrın Felaketi' olarak literatüre geçen depremler sadece Kahramanmaraş'ı değil Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa ve Elazığ'ı da vurdu.
TÜM BİRİMLER TEYAKKUZA GEÇTİ
Depremin ilk saatlerinde eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AFAD Koordinasyon Merkezi'ne gitti, 4. seviye alarm verildiğini ve bunun uluslararası yardımı da içerdiğini açıkladı.
Depremin ilk anından itibaren devletin tüm birimleri teyakkuza geçirildi. Sadece 85 milyon değil tüm dünya da 'büyük felaket'in acısını yüreğinde hissetti.
Yurttan ve dünyadan on binlerce ekip arama kurtarma çalışmalarına katıldı, milyonlar tek yürek oldu.
Türkiye'nin yüreğinde kapanmayacak bir yara açan depremlerin üzerinden tam bir yıl geçti. İki büyük depremde, 50 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 100 binden fazla kişi yaralı olarak kurtuldu.
Enkaz dağlarının altında kalan vatandaşlarımızı kurtarabilmek için zamana karşı verilen yaşam mücadelesini sizler için derledik.
ZAMANA KARŞI AMANSIZ YARIŞ
Yurt içinden ve yurt dışından ekipler peş peşe deprem bölgesine sevk edildi. Arama kurtarma çalışmaları hızla başlatıldı, tüm Türkiye enkazdan bir can daha çıkarılmasını bekledi.
Kimi ekran başında nefesini tuttu, kimi sosyal medyada yardım çağrısı yaptı.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) askeriyle, siviliyle, işçisiyle, teknik personeli ile ilk andan itibaren havada, karada, denizde seferber oldu.
İnsani Yardım Tugay Komutanlığına 'hazır ol' emri verildi. Diğer illerden deprem bölgesine personel ve malzeme gönderilmesi için hava yardım koridoru oluşturuldu.
Malzeme götüren hava araçlarının dönüşlerinde yaralı, depremzede ve diğer vatandaşlar bölgeden tahliye edildi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının gemileri seyre hazır hale getirildi.
Yerli ve milli insansız hava araçları da deprem bölgesinde arama kurtarma ve koordinasyon çalışmalarına destek verdi.
KURTARILAN HER CAN YENİ BİR UMUT OLDU
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Polis Arama Kurtarma (PAK), Jandarma Sualtı Arama ve Kurtarma Timleri (SAK), Jandarma Arama Kurtarma (JAK), Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK), 2'nci Deniz İstihkâm Arama Kurtarma Timi (DİSAK), Sahil Güvenlik, Doğal Afetler Arama Kurtarma Taburu, (DAK), Güven, itfaiye, Tahlisiye, Milli Eğitim Bakanlığı Arama Kurtarma Birimi (MEB AKUB), Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Arama ve Kurtarma Ekibi (CEKUT), Arama Kurtarma Derneği (AKUT), Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi Birimi (UMKE), Emniyet, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve uluslararası ekiplerden çok sayıda arama kurtarma personeli enkaz altındakiler için zamana karşı yarış başlattı.
Yıkıntıların arasından kurtarılan her bir can yeni bir umut oldu.
Ekipler enkazdan bir kişiye daha sağ ulaşmak için umudunu asla kaybetmedi. İlk günden itibaren her gün 'yeni can'lar enkazdan çıkarıldı.
Günlerce dayanan birkaç günlük bebekler de vardı 70'ini geçenler de, 296'ncı saatte kurtarılan da...