Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar: FETÖ'nün sonu, iblisler gibi onursuz bir ölüm oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in ölümüne değinen Erdoğan, "Milletin çocuklarını hizmet diyerek himmet diyerek mankurtlaştıranların sonu tarihteki diğer insan kılıklı iblisler gibi onursuz bir ölüm olmuştur." dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu.
Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
"Millete hizmet eden bir partiyiz. Milletin teveccühünü yanış yorumlayan bir kadro değiliz. Aşk ile koşan yorulmaz. Durmadan, dinlenmeden milletimiz için koşturuyoruz.
"15 TEMMUZ'DA HAİNLERE MEYDANI DAR ETTİK"
Vesayete, mafyaya, terör örgütlerine, haksızlığa, hukuksuzluğa hiçbir zaman baş eğmedik. Gece yarıları bildiri yayınladılar, buruşturup çöpe attık. Gezi olaylarında sokak terörüyle darbe yapmaya çalıştılar, demokrasimize sahip çıktık. 15 Temmuz'da FETÖ'cü alçaklara aziz milletimizle sırt sırta verip hadlerini bildirdik... Tankların arasından kaçan korkaklar, milletin direnişini keyif kahveleri içip izlerken biz milletimizle meydanları hainlere dar ettik. Kaderin üstünde bir kader vardır dedik. Darbecilerin, haysiyet fukaraların hepsini bozguna uğrattık.
"KİBRE KAPILANLARDAN OLMADIK"
Zaferlerimizle birlikte tevazumuzu da büyüttük. Kibre kapılanlardan olmadık. Milletin belirlediği istikametten bir an olsun sapmadık. Kardeşlerim bu zorlu mücadele boyunca kendimiz bedel ödesek dahi millete ve memlekete bedel ödettirmedik. Teröristler tarafından ömrünün baharında katledilen gençlerimiz oldu.
FETÖ ELEBAŞI GÜLEN'İN ÖLÜMÜ
Milletin çocuklarını hizmet diyerek himmet diyerek mankurtlaştıranların sonu tarihteki diğer insan kılıklı iblisler gibi onursuz bir ölüm olmuştur. Bu hainler tüm uğraşlarımıza rağmen ağa babalarının eteğine yapışarak Türk adaletinden kaçmayı başardılar. Hakkına girdikleri insanların, döktükleri şehit kanlarının hesabını vermeden gittiler ama ilahi adaletten kaçamayacaklar.
EROL OLÇOK VE OĞLU ABDULLAH OLÇOK'U ANDI
Allah'ın cezalandırması çetindir. Rabbimiz bu millete verdiği kötülüklerin zararlarını tek tek soracaktır. Devlet olarak FETÖ tamamen tasfiye olana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Nerede olurlarsa olsunlar FETÖ'cü sırtlan sürüsünün ensesinde muhakkak olacağız. Erol Olçok ve kıymetli evladı Abdullah Olçok olmak üzere şehit olan tüm kahramanları rahmetle minnetle yad ediyor ruhları şad olsun diyorum. Baş hainin ölümü ile şehit ailelerinin yüreği biraz olsun soğumuştur.
"BU KADRONUN HAMURUNDA 'BİZ' VAR"
Kongre maratonumuzu hep ola geldiği üzere bir bayrak yarışı olarak sürdüreceğimize inanıyorum. Biz sadece vizyon, gayret, ufuk ve hizmet bakımından değil; dava ahlakı ve arkadaşlığı bakımından da siyasi rakiplerinden farklıyız. AK Parti'de 'Ben'e ve bencilliğe yer yoktur. Bu kadronun hamurunda biz var, bu kadronun kalbinde millete hizmet etme aşkı, Türkiye sevdası vardır. AK parti bir gönül hareketi olarak doğmuştur. Unutmayın biz başkaları gibi şahsi ikbal kavgası değil Türk milleti için biz istiklal mücadelesi yürütüyoruz. Bizim için esas olan halkın rızasıdır. Bizim için esas olan Türkiye'nin aydınlık geleceğidir. AK Kadrolar olarak millete hizmetkarlık için yola çıkmış dava arkadaşlarıyız. Fitne için nifak için AK Parti'nin sağlam kalesinde gedik açmak için pusuda bekleyenleri kesinlikle sevindirmeyeceğiz.
"İSRAİL'İN YANGINI SINIRIMIZI YAKLAŞIRKEN İÇ CEPHEMİZİ GÜÇLENDİRMEK İSTİYORUZ"
Eski-yeni, genç-yaşlı demeden hep birlikte aşkla çalışmayı sürdüreceğiz. Partimiz ve ittifakımız ne kadar güçlü ise Türkiye de güçlüdür. Biz zayıflarsak Türkiye de kan kaybediyor demektir. Sizlerden milletin umudunu omuzladığınızı unutamamanızı rica ediyorum. Son bir yılda üst üste yaşanan seçimlerle gerilen atmosferi dağıtmak için adımlar atıyoruz. Önümüzdeki 3.5 yıllık süreyi bir icraat seferberliğine dönüştürme çabasındayız. Haritalar yeniden kanla çizilmek istenirken, İsrail'in yaktığı yangın sınırlarımıza yaklaşırken iç cephemizi güçlendirmeye çalışıyoruz. 85 milyona gelin bir olalım, iri olalım, gür olalım diyoruz.
"TEMENNİMİZ SİYASETTE TEMİZ BİR SAYFANIN AÇILMASI"
Yıllardır meşrep, köken ve ideoloji üzerinden milletimizin arasına nefret tohumları saçanların şaibeli bir kurultay süreciyle de olsa bir köşeye atılması Türkiye'nin birlik ve dirliği noktasında değerli bir kazanımdır. Temennimiz yıllar yılı muhalefeti esir alan çirkin dilin sahipleriyle birlikte artık terk edilmesi, siyasette yeni ve temiz bir sayfanın açılmasıdır. Milletimizin siyasi aktörlerinden beklentisi de bu yöndedir.
Coğrafyamızın içinden geçtiği tehlikeli konjonktür, siyasetçiler olarak hepimizi daha sorumlu ve ağırbaşlı davranmaya teşvik etmektedir. Eski Türkiye'nin kifayetsiz, muhteris siyasetçilerinin bu eklimi zehirlemesine, baltalamasına müsaade etmemeliyiz. Tekrar altını çizerek söylüyorum. Gerilim ve sokak siyaseti sadece buna tevessül edenlere değil, tüm ülkeye ve millete kaybettirecektir.
"SALDIRILARIN CEVABINI VERECEĞİZ"
Milli iradeyi temsil eden siyaset yapan, hiç kimsenin ülkemizin yükünü daha da ağırlaştırmaya hakkı olamaz. Türkiye'ye kaybettirecek bir denklemin veya şahsi hesabın içerisine girenleri bu millet asla affetmez. Bunun için iktidar muhalefet fark etmeksizin hepimizin ülkeye faydası dokunmayan tartışmalara, çekişmelere, kayıkçı kavgalarına prim vermemesi önemlidir. Doğru bulmadığımız hususları elbette eleştireceğiz. Bize güvenen insanların hak ve hukukunu elbette savunacağız. Partimize ve hükümetimize yönelik saldırıların elbette cevabını vereceğiz. Ama bunları yaparken dengeyi mutlaka koruyacak, oyuna gelmeyecek, vakarımızı ve soğukkanlılığımızı daima muhafaza edeceğiz.
"İSTİKLAL MARŞIMIZLA SORUNU OLANLARA EYVALLAH DEMEYİZ"
Burada şunun bilinmesini isterim. Biz merhum Mehmet Akif'in o veciz ifadesiyle yumuşak başlı isek birilerinin zannettiği gibi uysal koyun da değiliz. Haksızlık, hukuksuzluk, küstahlık karşısında kesinlikle sessiz kalamayız. Mesela İstiklal Marşımızla sorunu olanlara ve demokrasimizin altını oyanlara eyvallah demeyiz. İster baro olsun, ister avukat olsun, ister siyasetçi, ister gazeteci kılıklı terörist seviciler olsun, şiddeti övenlere, şiddeti bir hak arama yolu olarak görenlere, yedeğine silahı, terörü alarak siyaset yapmaya kalkanlara müsamaha ile yaklaşamayız.
Türkiye'nin geleceğinde teröre ve terörün karanlık gölgesine yer olmadığını herkesin idrak etmesini bekliyoruz. Bu doğrultuda Cumhur İttifakı tarafından açılan tarihi fırsat penceresinin kişisel hesaplara kurban edilmemesini ümit ediyoruz. Siyaset kurumu, meclis, sivil toplum, basın, akademi ve topyekûn millet olarak hep beraber terörün ve şiddetin olmadığı bir Türkiye'yi inşa edelim istiyoruz.
"SON 22 YILDA DEVRİM GERÇEKLEŞTİRDİK"
Aziz kardeşlerim, devlet millet için ve millete hizmet için vardır. Devletin görevi özellikle güvenlik, adalet, eğitim ve sağlık alanlarında vatandaşına imkanlar dahilinde en iyi hizmeti sunmaktır. Bakınız bu temel konularda zafiyeti olan bir devlet vazifesini hakkıyla yerine getiremiyor demektir. 2002 yılı sonunda ülkeyi yönetme mesuliyetini üstlendiğimizde öncelikle hizmet alanlarımızı, sağlık, eğitim, adalet ve emniyet olarak belirledik. Bugüne kadar da bu hassasiyetimizden kesinlikle taviz vermedik. Bilhassa sağlık alanında gerçekten kötü bir Türkiye tablosu devralmıştık. Hastane bulunsa doktor bulunmuyor. Doktor bulunsa ilaç bulunmuyordu. Hadi bir şekilde ilaç buldunuz. Bu sefer satın alacak para bulunmuyordu. Yaşı 40'ın üzerinde olan kardeşlerim, eski Türkiye'nin sağlık sisteminin nasıl bir sorunlar yumağı olduğunu gayet net hatırlamaktadır. Son 22 yılda bu alanda tam anlamıyla bir devrim gerçekleştirdik."