Şehit Eren Bülbül'ün ölümünün üzerinden 7 yıl geçti! Anne Ayşe Bülbül'ün sözleri yürek dağladı
Trabzon'un Maçka ilçesinde 2017 yılında teröristlerin açtığı ateş sonucu şehit olan 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün ölümünün üzerinden 7 yıl geçti. 7 yılın kendisine 7 bin yıl gibi geldiğini söyleyen anne Ayşe Bülbül, "Sizin için yedinci yıl, bence 7 bin yıl oldu. Bu acı bitmez" dedi
Trabzon'un Maçka ilçesinde 2017 yılında bölücü terör örgütü mensuplarıyla sıcak temas sırasında şehit olan 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün ölümünün üzerinden 7 yıl geçti.
Şehit olmadan önce sosyal medya hesabından "Biri de çıkıp demiyor ki Eren iyi ki varsın" paylaşımı yaptığı ortaya çıkan ve tüm Türkiye'yi hüzne boğan Eren'in annesi Ayşe Bülbül'ün yüreğinde evlat acısı ise ilk günkü tazeliğini koruyor.
YEDİ YILDIR KIRIK TELEFONU YANINDAN AYIRMIYOR
Anne Bülbül, oğlunun bahçe işlerinden kazandığı yevmiyeyle aldığı ekranı kırık cep telefonunu yıllar geçmesine rağmen "oğlumun emaneti" diyerek yanından ayırmıyor.
Evladının acısının hep içinde olduğunu dile getiren Bülbül, "Bir, evladımı kaybettim onun acısı içimde, bir de bu çocuğun yaşadıkları. Sahip çıkacak kimse yok, baba yok, bir parça ekmek yok. Yokluklar içinde akşam olurdu hepsi bir kenarda uyur kalırdı. Bir anne olarak o çocuklar uyurdu ama ben nasıl uyuyayım, nasıl rahat edeyim?" ifadelerini kullandı.
"SİZİN İÇİN YEDİNCİ, BENCE 7 BİN YIL OLDU"
Ayşe Bülbül, çocuğunun çok çileler çektiğini anlatarak, "Bir, Eren'imin çektiklerine üzülüyorum bir de gençliğine. Onun da bir yerlere ulaşma hayalleri vardı. Evet şehit edildi. Eren buralarda 100 yaşında da olsa aynı çileler, aynı yokluklar, aynı açlıklar, aynı sefaletler devam edecekti. Benim evladım şehit edildi, o yokluklardan, o çilelerden kurtardı ama bir anne olarak bu acı benim içimden hiçbir zaman gitmiyor" diye konuştu.
Oğlunun şehadetinin üzerinden 7 yıl geçtiğini dile getiren Bülbül, "Sizin için yedinci yıl, bence 7 bin yıl oldu. Bu acı bitmez. Evlat acısı yanıp da sönmeyen bir ateş. Yıllar gider o ateş sönmez ama yapacak bir şey yok. En sonunda da 'vatan sağ olsun' diyorum, kendi kendimi teselli ediyorum" ifadelerini kullandı.
"EREN'İ HALA GELECEK DİYE BEKLİYORUM"
Bülbül, Eren hala gelecekmiş gibi yaşadığını aktararak, "Kapı açıldığı zaman Eren gelecek sanıyorum ama kimseye hiçbir şey çaktırmıyorum. Akşamdan çocuklarım kapıyı kapatıyor, o an benim dünyamı kapatıyorlar. Ben de biliyorum evladım gelmeyecek diye ama anne yüreği. Tabii ki gittiği yer daha güzel. Buradaki zorlukları burada bıraktı ama anne yüreği olarak ben Eren'i hala gelecek diye bekliyorum." dedi.
"EREN BU TELEFONU YEVMİYE YAPARAK ALDI"
Ayşe Bülbül, elinde oğlunun hatırası bir telefon kaldığını belirterek, "Eren bu telefonu yevmiye yaparak aldı. Bir tuşlu telefon. 'Annem biraz dişinizi sıkın, yaptığım yevmiyelerle bir telefon alacağım' dedi. Anne yüreği, 'Sen telefona para verdiğin zaman çocuklar ne yiyecek ama ölmeyiz' dedim. Bu telefonu aldı. Ablasının telefonundan da hesap açtı. Orada da 'Biri de çıkıp demiyor ki Eren iyi ki varsın' paylaşımını yaptı" ifadelerini kullandı.
Bülbül, Eren'in yevmiye ile aldığı telefonu elinden ayırmadığını anlatarak, "Tuşları çalışmıyor ama hatıra, ölünceye kadar çalışmasa bile o telefonu kullanacağım. Onun hatırasıyla günlerimi geçiriyorum. Akşamdan yatarken onu, Eren'le yatar gibi yanıma koyuyorum" diye konuştu.
Oğlunun kabrinin hiç boş kalmadığını da belirten anne, ziyaretçilerle bir nebze de olsa teselli bulduğunu kaydetti.