17'ye 4 kala

A -
A +

Türkiye üzerine düşen şartları yerine getirdi. AB'den sözünü tutarak müzakerelere başlama tarihi alıp alamayacağının belli olmasına dört gün kaldı.Türkiye'deki iktidarı ile muhalefeti ile siyasi irade yıllardır masanın üzerindeki şartları yerine getirmeye çalışıyordu. Nihayet masanın üzerinde başka şart kalmadı. Bu durum 6 Ekim'de AB İlerleme Raporu ile tescil edildi. Tam iki yıl önce aynı Avrupa'nın aynı liderleri Türkiye'nin üzerine düşenleri yapması durumunda 17 Aralık 2004 tarihinde görüşmelere 2005 yılı içinde gecikmeksizin başlama sözü vermişlerdi. Şimdi sıra Avrupa liderlerinde. İki yıldır siyasi irade ekonominin yanı sıra Kopenhag kriterlerini yerine getirmeye çalışırken alınan her mesafe yerli, yabancı yatırımcılara güven verdi. Bu güvenin sonucu olarak da dünya piyasalarındaki çalkantılara rağmen ülkeye yabancı yatırmcı geldi. Yurt içinde de sanayicinin morali düzeldi, yatırımlar hızlandı. Türkiye'de iki yıldır ciddi büyüme hızına ulaştık. Daha birkaç yıl önce % 12 faizlerle üç beş aylık borçlanmaya para bulamazken bir iki yıldır euro bontlarda % 6-7 faizle 30 yıllık tahvil ihraç eder olduk. Bu tahvillere giderek ilgi de artıyor. Telaşa gerek yok Ancak geçen hafta piyasalarda bu saydıklarımızın tam tersine bir piyasa ile karşılaştık. Dünya piyasalarında pariteye bağlı olarak özellikle euro geri çekilirken yurt içinde değer artışı oldu. Dolar bazı ülkelerde evet biraz değer artışı yaşadı ama zaman zaman iç piyasadaki artış paritenin üzerine çıktı. Dünyada altın değer yitirirken iç piyasada doların yükselmesi sonucu altının düşüşü sınırlı kaldı. Hazine bonolarına ve borsaya satışlar geldi. Buralardan çıkan paralar da döviz piyasasına kaçtı. Hafta boyu piyasalarda yaşanan karışıklığın nedeni AB'den gelen olumsuz açıklamalar, havada uçuşan taslaklar ve Kıbrıs Rum kesiminin veto tehdidi... Her yenisi gelen taslakta önümüze 17 Aralık öncesi Kıbrıs'ı tanıyın, serbest dolaşım hakkı vermiyor, Yunanistan'la Ege sorununa atıfta bulunuyor, Fıransa ayrı telden çalıyor, vs vs... Kıbrıs'ın statüsü yıllardır belli. Yunanistan'la Türkiye arasındaki Ege sorun uda uzun yıllardır var. Peki bir kaç ay önce Kıbrıs Rum kesimini ve Yunanistan'ı AB'ye üye olarak alırken gidin Türkiye ile sorunlarınızı çözün sonra gelin dediler mi? Şimdi bu konuları bizim önümüze nasıl şart olarak koyabiliyorlar? Piyasalardaki yatırımcılar da hafta boyu yeni şartlar geldikçe yatırımcıların Avrupa liderlerine olan güven bunalımı neticesinde panikleyerek yanlış yatırım kararları aldılar. Borsada telaşla satışlar yapıldı. Endeks seans içinde 22.233 puana kadar hacimsiz bir düşüş yaşadı. Perşembe günü Başbakanımızın ve Dışişleri Bakanımızın Brüksel'e gitmesinin ardından piyasa yeniden toparlanmaya başladı. Borsa düşerken dolar 1.395 bin TL'den 1.445 bin TL'ye kadar yükseldi. Cuma kapanışını da 1.438 bin TL'den yaptı. Geçen hafta piyasalarda yaşanan olumsuzlukları uzun uzun anlatmaktaki nedenim önümüzde tam dört gün var. Dört gün boyunca da belki buna benzer haberler gelecektir. Geçmişten ders alıp bir sonraki kararlarımızı daha sakin almalıyız. Yüksek hacimle hisse satılır Dünkü yazımda özellikle doların, euronun ve altının grafiklerini vermekteki amacım endeks ile olan karşılaştırmaları daha sağlıklı anlatabilmekti. Hem borsa hem para piyasaları birlikte yukarı veya aşağı yönde hareket edemezler. Her zaman biribirinin alternatifidirler. Borsadaki hacimsiz düşüşler ve çıkışlar hâlâ büyük yatırımcının elindeki hisselerini satmadığının bir göstergesi. Önümüzdeki günlerde olumlu bir gelişme bekliyorlar. 17 Aralık'ta gelecek bir olumlu haber piyasayı yeni alışlar ile daha yukarılara taşır. Ellerinde milyonlarca hisse bulunan yatırımcıların bu hisseleri istedikleri fiyatlardan satmaları için günlerce yüksek işlem hacmi ile piyasanın hareketlenmesi gerekir. Ben 17 Aralık'ta olumlu bir cevabın alınacağına ve ardından da günlerce yüksek işlem hacimli seanslar izleyeceğimize ve bu arada da dövizin gevşeyecegine inanıyorum. Geçmişteki tecrübelerime dayanarak borsada günler süren hacimli seanslar yaşancaktır. Hele hele iki yıldır piyasalarda var oldukları ve borsayı sürükleyen yabancı yatırımcının hisselerini işlemsiz günlerde satabileceğini düşünmüyorum. Çok hareketli borsadan çıkan yabancı yatırımcının o sırada düşük fiyatlarda seyreden dövize kayabileceğini de söyleyebiliriz. Eğer 17 Aralık öncesi çok ciddi işlem hacmi ile yukarı veya aşağı yönde hareketler yaşanmaz ise 17 Aralık sonrası gerçekleşecektir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.