Alımlar genele yayılıyor

A -
A +

Dünya piyasaları haftaboyu çalkalandı. Önümüzdeki hafta başında Amerikan Merkez Bankası'ndan (FED) açıklama bekleniyor. Bu arada Irak savaşı ve terör saldırılarını bahane eden OPEC üyeleri petrol fiyatlarını yükseltti. Seçim arefesindeki ABD halkının milli duygularını kabartarak oy toplama kampanyası yapıyor da olabilir. Dünyada birden bire terör korkusu arttı. Böyle bir psikolojide de petrol fiyatlarının artması kaçınılmazdı. Öyle de oldu. Bu hafta ham petrolün fiyatı 44.73 dolara kadar yükseldi. Bu, tarihi seviyeyi ifade ediyor. Her yol ABD'ye çıkıyor Dünyada en çok petrol üreten ülkeler tabii ki Orta Doğu ülkeleri. Bölgelerinde sıcak savaş var. Kazandıkları parayla, güvenliklerini sağlamak için silah almak zorundalar. Dünyada en büyük silah sanayi de ABD'de. ABD ekonomisi de resesyonda. ABD, aynı zamanda petrol üreten ülkelerden biri. Petrol fiyatlarının artması, neresinden bakılırsa bakılsın, ABD'nin işine yarıyor. Yaklaşık bir yıl önce nükleer silah bahanesiyle Irak'ı işgal eden de yine ABD değil miydi? Anlayacağınız hangi taşı kaldırsanız altından ABD politikaları çıkıyor. Enflasyon eksi çıktı Dünyada bunlar yaşanırken, Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) temmuz ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TEFE yüzde 1.52 geriledi. Bir önceki aya göre TÜFE 0.22 arttı. Yıllık enflasyon TEFE'de yüzde 9.22, TÜFE'de yüzde 9.57 oldu. Daha 7. ayda hedefin gerçekleşeceği yönünde olumlu beklentiyi ifade ediyor bu rakamlar. Çekirdek enflasyon dediğimiz imalat sanayi fiyat artış oranı da yüzde 0.03 olarak gerçekleşti. Tarım fiyatları bir önceki aylara göre yüzde 8 geriledi. Ay içinde malum köprü ve otoyol geçişlerine yüzde 25 zam yapılmıştı. Ayrıca dünya petrol fiyatlarının anormal yükselmesi nedeniyle petrol ürünlerine de yüzde 5'lik zam yapılmıştı. Temmuz ayında tarım ürünlerinin ucuzlaması, devletin yaptığı birçok zammı nötürledi, hatta eksi enflasyon çıkmasına sebep oldu. Hükümet çalışıyor Ekonomide hafta boyu bunlar yaşanırken bir de siyasi cepheye bakalım. Hükümet harıl harıl çalışıyor, Meclis AB ile ilgili kanunları peş peşe çıkarıyor. Bir önceki hafta meydana gelen hızlandırılmış tren faciasını bahane eden muhalefet partisi CHP, bir gensoru önergesi verdi. Meclis ise yine hızlandırılmış şekilde görüşülmeden reddetti. Haftada bir gündeme gelen Çukurova Grubu ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) arasındaki görüşmeler bu hafta nihayet gerçekleşti ve Çukurova grubu erken ödemeyi kabul etti. Para piyasaları dalgalı Piyasalardaki yatırımcılar iç ve dış gelişmeleri takip ederek yatırımlarına yön vermeye çalıştı. Daha çok dış kaynaklı çalkantılardan dolayı döviz hafta sonuna kadar yüksek seyretti. Her yükselişi fırsat bilen piyasa oyuncularının satışları ile haftanın son günü dolar düşük seyretti. Küçük dolar yatırımcısı haftayı 5 bin liralık kayıpla kapattı. Faiz piyasası döviz ve borsaya göre daha sakindi. Hafta boyu spot piyasada yüzde 25-26 bandında bir seyir hakimdi. Gelişmekte olan ülke piyasalarından para çıkışlarına rağmen uluslararası 'eurobondlarda' beklenen ciddi satışların gelmemesi, bence haftanın en önemli gelişmesiydi. Bu, yabancı yatırımcıların TL'ye olan beklentisini gösteriyor. Tabi ki bu beklentinin temelinde yatan gerçek, aralıkta Türkiye'nin AB'den müzakerelere başlama tarihini alacak olması beklentisidir. Borsaya para girmeli Haftaya 19 bin 380 seviyesinden olumlu başlayan İMKB 100 Endeksi, ikinci gün 19 bin 750 seviyesini gördü. Petrol fiyatlarının ve doların artması nedeniyle piyasayı daha yukarılara taşıyacak yeterli para girişi olmadı. Para girişinin yeterli olmaması sebebiyle de piyasa kâr realizasyonları yaşadı. Alımlar bir anda satışa döndü. Bu satışlar da piyasadan para çıkıyor anlamına gelmez. Aylardır piyasada yaşanan "yukarıdan sat, alt kademeden al" işlemi idi. Ama haftalardır birkaç hisse ile endeks bu seviyelere taşındı. Bu haftaki uygulama yavaş yavaş değişti ama yukardan satılan hisseler alt seviyelerden yeniden alındı. Primsizler yükselişteydi Piyasa düşünce, primsiz hisselerde de ciddi alınlar göze çarpmaya başladı. Bu da bize bundan sonraki alımların genele yayılacağını gösteriyor. Hatta bundan sonraki kârların daha çok primsiz hisselerde gerçekleşebileceğini düşünüyorum. Bence bu borsada hafta içinde yaşanan en önemli gelişmeydi. İMKB 100 endeksi hafta içinde en düşük 18 bin 967 puan seviyesini gördü. Hafta boyunca yaklaşık 800 puanlık dar bir bantta hareket etti. Haftalık bazda da 193 puanlık bir kayıpla 19 bin 187 puandan hafta kapandı. Beklentiler Önümüzdeki birkaç hafta boyu için bu köşede sizlerle birlikte olamayacağım. Bu sebepten dolayı sizlere önümüzdeki günlerde Avrupa Birliği (AB) ile ilgili görüşmelerin takvimleriyle ilgili biraz bilgi vermek istiyorum. AB'nin seyir defteri 3-4 Eylül: AB ülkeleri dış işleri bakanları gayri resmi toplantı yapacaklar. 13-14 Eylül: AB Genel İşler Konseyi Toplantısı var. Dışişleri Bakanları resmi bir şekilde toplantıya katılacaklar. 1 Ekim: AB Komisyonu Genel Müdürlüğü biraraya gelecekler. Bulgaristan, Romanya, Türkiye ve Hırvatistan'ın ilerleme raporları hakkında son detaylar görüşülecek. 4 Ekim: Özel Kalem Müdürleri toplanıyor. 6 Ekim: İlerleme Raporu açıklanacak. 11-12 Ekim: Genel İşler Konseyi toplanıyor. AB Dışişleri bakanları ilerleme raporu yayınlandıktan sonra görüşlerini açıklayacaklar. 5 Kasım: AB devlet ve hükümet başkanları Brüksel'de olağanüstü toplanacak. 13-14 Aralık: AB Genel İşler Konseyi toplanıyor. 17 Aralık: Nihayet AB devlet ve hükümet başkanları biraraya gelerek Türkiye ile ilgili karar verecekler. Bütün bu toplantılar sonrasında, Türkiye'nin AB ile görüşmelere başlayıp başlayamayacağı konusu görüşülecek. Bu konuda muhakkak basına sızmalar olabilir. Bütün bunlar da piyasalar tarafından önceden 'satılacak ve satın alınacaktır' diye düşünüyorum. Dünyada petrol fiyatları rekor seviyelere çıkıyor. Kurlar değişiyor. Gelişmekte olan ülke piyasalarında başta olmak üzere, bütün bu olumsuz gelişmelere rağmen Türk tahvillerine satış gelmiyor. Dünyada dolar yükselirken bizim iç piyasada dolara talep yok. Sadece pariteye bağlı olarak ufak tefek artış ve düşüşler yaşanıyor. Bütün bunların sebebi; yukarıda tarih tarih verdiğim görüşmelerin neticesinin piyasalar tarafından olumlu karşılanmasından kaynaklanıyor. Düşüşler alım fırsatı! Tabii ki orta vadede İMKB 100 Endeksi'nin 19.200-19.500 ve 20.000 seviyelerinin üzerinde tutunmada zorlandığı gördük. Kısa vadede Amerikan Merkez Bankası FED veya petrol fiyatları ile ilgili gelebilecek olumlu bir haberle daha üst seviyeleri deneyebileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Olumsuz bir haberle de İMKB 100 Endeksi'nin 18 bin 900 seviyelerini görebileceğini düşünüyorum. Bu seviyede tutunamazsak 18 bin 500 seviyesine kadar ikinci bir düşüş yaşanabilir. Ellerinde hisse bulunduranların satış yapmamalarını, düşüşleri de alım fırsatı olarak değerlendirmelerini rahatlıkla önerebiliriz.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.