Yurt dışı gelişme ve verilerin etkisinde fazlasıyla kalan piyasalar dalgalanmaya devam ediyor. Borsadaki satış baskısı her geçen gün biraz daha belirginleşiyor. Öyle ki her olumlu haber satış fırsatı olarak kullanılıyor. Borsa satıcılı seyrederken döviz piyasasına alımları getiriyor. Son günlerde doların 1.36 YTL ile 1.3750 YTL arasında sıkışık seyretmesinin nedeni ithalatçıya çok fazla döviz gerekli olduğundan dolayı değil. Biraz da borsadan çıkan yabancı yatırımcının döviz talebinin etkisi var. Aslında sadece yabancı demek pek doğru olmaz, bir miktar yerli yatırımcıların döviz talepleri olduğunu duyuyoruz. Hisse senedi satıp döviz almak operasyonları şimdilik piyasaları rahatsız edecek boyutlara ulaşmadı. Borsada yabancı portföyü 26 milyar dolarları aşınca tabii ki döviz hareketleri çok önem arzediyor. Ulaşmamasının nedeni piyasada arzu edilen miktarda alıcının olmaması. Alan yok, kime satacaklar? Olumlu bir haber sonrası piyasaya az da olsa alımlar geliyor. Gelen her alım yeni bir satış fırsatı oluyor. Son günlerde düşük işlem hacmine rağmen primli hisselerde önce hisse fiyatları yukarı gidiyor gibi görüntü veriliyor. Bu arada alt kademelere gelen alım emirlerine birkaç dakika sonra istedikleri hisseler teslim ediliyor. Piyasa alıcı olsun yeter. Bugün için yabancının elinde 26 milyar dolarlık hisse var. Borsada işlem gören hisselerin tamamı 40-42 milyar dolar civarında. Piyasada alan yok ki, kime satacaklar bu kadar malı? Er veya geç bu hisseleri küçük yatırımcılara arz edecekler. Akıllı ve sabırlı olur, beklemesini bilirsek çok daha ucuza alma şansımız var. Teknik olarak endeksin 30.000-29.000, doların 1.3520 YTL, bileşik faizlerin 14.50 kısa vadeli destekleri var. Endeksin 31.600-32.500-33.000, doların 1.3620-1.3750, faizin ise 15 seviyeleri kısa vadeli direnç noktaları. Artan petrol fiyatlarına bağlı olarak ABD'de yükselişe geçen enflasyon rakamlarını engellemek için FED'in faizleri 4 puanın üzerine yükseltmeye devam edip etmeyeceği 1 Kasım'a kadar yatırımcıların kafasını karıştıracaktır. Ayrıca yurt içinde IMF ile ilgili Bankalar Yasası'nın Çankaya'ya gönderilmesi, Sosyal Güvenlik ve vergi yasalarıyla ilgili gelişmeler yakından takip edilecek konuları oluşturuyor. Ayrıca özelleştirmelerle ilgili gelişmelere dikkat etmekte yarar var.