Beklemesini bilen kazanır

A -
A +

Bir kaç haftadır izindeydim. O sebeptendir ki, siz sevgili okuyucularımla birlikte bu köşede buluşamadım. İnşallah bundan böyle daha sık buluşacağız. Piyasalardaki gelişmeleri sizlere daha sıklıkla anlatmaya çalışacağım. Bu arada piyasalardaki gelişmelere bir bakarsak aşağı yukarı izin öncesinden çok farklı bulmadım. Aylardır dünyada anormal artan petrol fiyatları meselesi var. Buna bağlı olarak da piyasalarda tedirginlik yaşanıyor. Başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere tüm dünya borsalarından kaçışlar var. Pariteler değişiyor. Paritedeki değişiklikler sadece petrol fiyatlarına bağlı değil. Aylardır ABD Merkez Bankası'ndan (FED) faizleri agresif artıracağı yönünde açıklamalar geliyor. Piyasa uzamları da bunu gerçekleşiq gerçekleşmeyeceğini görmek için ABD'de açıklanan ekonomik verileri takip ediyor. ABD'deki veriler olumlu Cuma günü ABD piyasalarının açılışı ile birlikte istihdam verileri açıklandı. Açıklanan veriler piyasaların beklentisi doğrultusunda olumlu algılandı. Bu istihdam verisinin takip edilmesinin sebebi. 23 Eylül 2004'te FED'in faiz artırımına gidip gitmeyeceğinin açıklanacak olmasından kaynaklanıyor. Tabii ki piyasadaki uzmanlar bunu önceden tahmin edip ona göre, erkenden pozisyonlarını ayarlayacaktı. Öyle de oldu. Dünya borsalarında ufak tefek yükselişler oldu. Pariteler dolar lehine değişti. Dünya piyasalarını olumsuz etkileyen petrol fiyatları ve FED'in faiz artırabileceği yönündeki haberler, bizim piyasalarımızı çok da kötü etkilemedi. Normal zamanlarda bizde tabii ki bu olumsuz gelişmelerden ziyadesiyle etkilenirdik. Etkilenmememizin sebebi neydi diye sorarsanız. Çok basit; Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yapılan görüşmeler ve bu görüşmelerde son düzlüğe gelinmiş olması. İzne gitmeden önceki yorumumda da AB seyir defterini tarih tarih vermiştim. En önemli görüşmeler ise 1 Ekim ile 11-12 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek. İnanıyorum ki bu tarihlerde fotoğraf flu iken, özellikle yabancı yatırımcılar başta olmak üzere bir çok piyasa oyuncuları pozisyonlarını TL'den yana aldılar. Borsadan hisse senedi, Hazine bonosu hâtta yurtdışı piyasalarda eurobondlar ve 30 yıllık tahviller alındı. Bu yatırım kararları alınırken bütün beklenti Aralık 2004'te Türkiye ABD'den müzakerelere başlama tarihi alacaktı. Bu önlerindeki uzun vadeli beklenti idi. Bu arada tabii ki hükümetin ekonomik kararlılığı ve IMF ile yapılan anlaşmalara sahip çıkması var. Bu kararlı politikaların sonucunda da Türkiye ekonomisinin yavaş yavaş toparlanmaya başlaması ve olumlu gelişmeler ile AB'den müzakerelere başlama tarihi alınmış olması bize fazlasıyla moral verir. Yerli yabancı yatırımcı önünü görür. Böylelikle yatıımlar hızlanır. Şu son aylarda satışa çıkan bankalara ve şirketlere gelen tekliflerin düşüklüğünden bahsediyorduk. Bu konuda hem taleplerde hem de fiyatlarda bir artış olacağını düşünüyorum. AB konusunda en büyük kazanımda bu konularla olacaktır. Yabancı uzmanlar bunları aylar öncesinden gördü ve yatırımcılarını Türkiye piyasalarına, özellikle de TL'ye yatırım yapmaya yönlendirdi. Şimdi de beklemeyi sonucu görmeyi bekliyorlar. Bütün bunlar orta ve uzun vadeli beklentilerdi. Kısa vadeli beklentiler Pozisyonlarını uzun vadeli beklentilerle borsada hisse senedi veya Hazine bonosuna çeviren yatırımcıların bir bölümü kısa vadeli hareketler de yapıyorlar. Burda tek şart pozisyonlarını korumak. Nasıl mı? Borsada alt seviyelerden almış oldukları hisseler yükselince (grup hareketi ile veya ciddi miktarda alımlarla haliyle hisselerde artışlar yaşanıyor) ufak tefek satışlar geliyor. Bizler bunlara hep kâr realizasyonları diyoruz. Bu satışların ardından bir kaç kademe alttan da alışlar gerçekleşiyor. Bu 'sat ve al'ların ardından ciddi kârlar elde ediliyor. Burada kazananlar hep büyük oyuncular. Onun için ben hep küçük yatırımcılara 'al-sat'lardan uzak durun diyorum. Bu 'sat-al'ların gerçekleşmesi için de muhakkak bahane gerekiyor. Bunun için yok petrol fiyatları, yok FED faiz artırdı veya artırabilir. Yok cari açık yok enflasyon dataları bütün bunlar kısa vadeli bahaneler. Bu bahanelerden faydalanıp piyasalar gevşediği zaman pozisyon alıp nihai hedef olan AB müzakerelerine yakın yükselen piyasada satış yapabiliyor muyuz? Bu arada bana gelen mailler aklıma geldi. Maillerin çok büyük bölümünde hangi hisseyi alayım sorusu soruluyor. Mail gönderen arkadaşlara da cevap olur sanırım. Bugün endeksin 20.000 puanlı seviyelerine gelmesine sebep belki 10-15 hissedir. Bunlar primli daha da prim yapmazlarmı yaparlar ama gerideki bir çok hissede prim yapacaktır. Bir anda primsiz hisselerde hareketlenmeler olacaktır diye düşünüyorum. Gelen maillerin bir bölümünde de ben falanca hisseyi aldım hiç prim yapmadı satıp falanca yükselen hisseyimi alsam diye soruluyordu. Böyle düşünen arkadaşlara da biraz önce yazdıklarım bir cevap olmuştur inşallah. Hazine bonosunda da aynı şeyler yaşanıyordu. Spot piyasalarda faizler yüksek iken alınan bonolar alt seviyelerden satıldı. Bonolara satış geldi daha da düşer deyip telaşlanan küçük yatırımcının satışları ile faizler yükseliyor. Bu sefer piyasa oyuncuları daha yüksek seviyelerden tekrar alıyorlar. Borsada olsun dövizde olsun Hazine bonosunda olsun beklemesini bilen para kazanıyor. Aksi halde panikleyen yatırımcı sadece piyasa oyuncularına para kazandırıyor. Beklentiler Uzun vadeli beklentilerimiz hepinizin malumu. Özellikle de ekim başında görüşme trafiği hızlanıyor. Kısa vadeli teknik analize baktığımızda ise İMKB 100 Endeksi'nin 20.500 ve 19.800 seviyelerinde desteği bulunuyor. Cuma kapanış itibarıyle DİE'den Ağustos ayı enflasyon rakamları açıklandı. Çıkan rakamlar piyasaların beklentisinin biraz üzerinde geldi. Dünya petrol fiyatları sebebiyle iç piyasada petrol artışları yaşandı. Özel sektör başta olmak üzere bir çok sektörde petrol fiyatlarındaki artışler sebebiyle zamlar yapıldı. Tabii ki bunların yansıması da Ağustos ayı enflasyon rakamlarının az da olsa piyasa beklentilerinin üzerinde çıkması kaçınılmazdı. Aslında açıklanan rakamlar piyasaları olumsuz etkileyecek boyutta olmamasına rağmen, piyasalar önümüzdeki haftaya biraz tedirgin bir başlangıçla girebilir. Paniğe gerek yok böyle birşey olsa bile çok kısa süreli satışlar olabilir. Yatırım yapmayı düşünenlere bu satışlar destek seviyelerinde yeni alım fırsatı olabilir. İMKB 100 Endeksi'nin 21.300 seviyeleri de yine kısa vadeli direnç seviyeleri. Dövizde ise gerek dünya piyasalarındaki gelişmeler ve veriler ışığında euro-dolar paritesinin 1.20 seviyesinin hemen üzerinde gevşek seyredeceğini düşünüyorum. Doların 1.450 bin TL'de yeni desteği 1.520 bin TL seviyesinde de direnci var. İMKB 100 endeksinin 20.500 ve 19.800 seviyeleri kısa vadeli destek noktalarını oluşturuyor. 21.300 seviyesi de yine kısa vadeli direnç noktası. Daha orta vadede ise 1.5 cent noktaları önümüze yeni direnç seviyeleri olarak çıkacaktır. İMKB 100 Endeksi'nin dışında hisse bazlı hareketlenmeler yaşanabilir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.