Geçtiğimiz hafta boyu yurt içi ve yurt dışı kaynaklı haberler piyasaları hareketlendirdi. Aylardır hep yazıp anlatmaya çalıştığımız aralık ayındaki AB'den tarih beklentisi ile yatırımcılar pozisyonlarını artırdı. Borsada endeks 19200 puan seviyelerine kadar yükseldi. Bileşik faizler spot pisayada yüzde 26 seviyelerinin altına geriledi. Dolar 1 milyon 430 binli seviyelere kadar düştü. Çukurova ve İntesa Hafta ortasında Çukurova Grubu'nun BDDK ile anlaşmaya varması borsada gruba ait hisselere ciddi alıcılar getirdi. Ancak aynı gün gelen Garanti Bankası ile İntesa görüşmelerinin olumsuz sonuçlanması haberi, yatırımcıları üzdü. Garanti Bankası ile İntesa aylar süren görüşmeleri fiyat konusundaki anlaşmazlıkla, sonuçlanmadan bitmiş oldu. Aslında yıllardır Türk bankaları ile ilgilenen yabancı kurum ve bankalar hep çok düşük tekliflerle geliyorlar. Sebep olarak da Türkiye'de yatırım yapmanın riskinden bahsediyorlar. Aralık 2004'te AB ile müzakerelere başlama tarihi alınması halinde bugünkü teklifler çok daha cazip hale gelmeye başlayacaktır. Bu sadece bankacılık sektöründe değil. Yabancı ortaklığı yapacak diğer şirketler için de aynı olacaktır. Türkiye Avrupa'nın hemen yanında yeni bir cazibe merkezi olabilir. İnanıyorum ki, bunlar çok yakında gerçekleşecektir. Para piyasaları Temmuz ayı başında ABD yetkilileri dış ticaret açığının yüzde 4 azaldığını açıklamıştı. Buna rağmen de tüketici rakamlarında bir artış görünmüyordu. Bu da piyasaların beklediği büyüme oranının gerçekleşmeyeceğinin bir göstergesi idi. Hafta ortasında ABD Merkez Bankası'ndan faizleri agresif olarak artırabileceği açıklaması geldi. Bu, faiz artırımının da temmuz ayı enflasyon rakamlarının görülmesinin ardından yapılabileceği beklentisini getiriyor. Tabii ki bu beklenti ile dolara kaçış başladı. Euro-dolar paritesi 1.2092 seviyelerine geriledi. Döviz yatırımcısı bekliyor Dünyadaki bu gelişmeye paralel olarak Tahtakale ve bankalararası işlemlerde de dolar hareketlendi. Hafta başında 1 milyon 430 bin lirayı gören dolar kuru bu haberle 1 milyon 450 bin liradaki direncini kırdı. Haftayı 1 milyon 463 bin liradan kapadı. İç piyasada özellikle dolara gelen talebe baktığımızda aslında alımdan çok satışların kesildiğini söyleyebiliriz. Bu haber dünya piyasalarını olduğu kadar bizim piyasalarımızı da yakından ilgilendiriyor. Ama Türkiye'de gerek AB beklentisi, gerekse dövizin en bol girdiği aylar olması nedeniyle dolara büyük bir talep gelmedi. Döviz yatırımcısı beklemeyi tercih etti. Eurobond satışı yok ABD Merkez Bankası FED'den gelen açıklama ile döviz piyasası biraz hareketlendiyse de yurt dışındaki eurobondlara ciddi satışlar gelmedi. İç piyasada da sakin bir hava vardı. Spot piyasada yüzde 26 seviyetinin altına gevşeyen bileşik faizler, bu haberle ancak yarım puanlık bir artış yaptı. Bileşik faizler ise yüzde 26 seviyesinin biraz üzerinde ve hafta boyu sakin seyretti. Haftayı da bu seviyeden tamamladı. Sermaye piyasası Haftaya 19157 puandan başlayan IMKB 100 endeksi kâr satışları ile haftayı tamamladı. Bir önceki hafta 17500-18000'li seviyelerden alınan hisseler, 19200 seviyelerine yaklaştıkça satışlarla karşılandı. Piyasadaki spekülatörler endeksin bu seviyelerini fırsat bilip biraz kârlarını realize ettiler. Hafta başında kâr realizasyonları yaşanırken, Çukurova Grubu'nun olumlu, Garanti Bankası'nın olumsuz haberleri geldi. Çukurova grubunun BDDK ile anlaşma haberi Tabii ki Yapı Kredi Bankası başta olmak üzere tüm grubun hisselerini hareketlendirdi. Günlük yüzde 10'lara varan primler görüldü. Ama aynı gün Garanti Bankası ile İntesa'nın fiyatta anlaşamama haberi de borsada Garanti Bankası hisselerine satış getirdi. Oyuncunun işine geldi Bu haber aslında piyasa oyuncularının işine daha da yaradı. Endeksin 19200'li seviyelerinden sattıkları hisseleri dönüp 18500-18700'lü seviyelerden fazlasıyla yerine koydular. Borsayı sadece Garanti Bankası'nın haberi olumsuz etkilemedi. Bir de FED'in faizleri agresif artırabileceği haberi de ilk anda piyasada moralleri biraz bozdu. Piyasada ciddi satıcı olmadığı için endeks 18500 seviyelerine yaklaştıkça satışlar kesildi, hatta ufak ufak alışlar geldi. Haftanın son işlem günü de bu alışlar biraz daha arttı. İMKB 100 endeksi haftalık bazda 253 puanlık kayıpla haftayı 18900 puan desteğinin hemen üzerinden kapattı. Beklentiler Geçtiğimiz hafta piyasalara yansıyan dış kaynaklı olumsuz açıklamalar vardı. Buna rağmen borsada ve faiz piyasasında ciddi satışlar olmadı. Özellikle de doları direkt ilgilendirmesine rağmen piyasada ciddi dolar alışı yoktu. Bu da benim aylardır savunduğum "ekonominin iyiye gidişi ve AB beklentisi" tezimi doğruluyor. Bütün pozisyonlar Aralık 2004'e göre alınmış durumda. Bizlerin de bura göre portföylerimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. Dolara ciddi talep yok Doların 1 milyon 450 bin lira direncinin üzerinde kapanmış olması, önümüzdeki günlerde 1 milyon 450 bin lira ile 1 milyon 520 bin lira arasında hareket edebeliceğini gösteriyor. Ama geçen hafta dolara fazla talebin gelmemesi de piyasaları rahatlattı. Önümüzdeki günler içinde bu noktayı dikkate alırsak dolarda ciddi bir yükseliş beklentimin olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta bugünkü seviyeler civarında seyir bekliyorum. Spot piyasada bileşik faizler de yine sakin seyrini sürdürecektir. Direnç ve desteğe dikkat Borsaya gelince... İMKB 100 endeksinin önce 18900 ve 18500 seviyeleri yeni destek noktaları. Bu seviyeler kırılmadıkça satış tavsiye etmiyorum. Aksine, hisse almayı düşünenlere destek seviyeleri alım fırsatı olabilir. Hemen önümüzdeki ilk direnç seviyemiz ise 19500. Bu seviyenin ciddi alımlarla aşılması halinde 20000'li seviyeler daha ciddi direnç noktamız olacak. Yatırımcılara, günlük al-satlara kapılmadan, biraz daha uzun vadeli düşünmeleri gerektiğini hatırlatıyorum. Hatta AB'den müzakerelere başlama tarihi alıp alamayacağımızı oturup düşünmeli, yatırımlarını buna göre değerlendirmeli... Yine söylüyorum... Kimse hisse satıp dolar almıyor. Tam aksine, döviz satıp Hazine bonosu ve hisse alıyor.