Bol bol senaryo üretiyoruz

A -
A +

Türkiye'nin AB ile görüşmelere başlayacağı Emerging market dediğimiz gelişmekte olan ülke piyasalarından ayrı değerlendirilmesine neden oluyordu. Bu beklentiyle birçok yabancı yatırımcının ilgisini çekmeyi başardık. Hatta dünyada artan petrol fiyatlarına bağlı olarak gelişmiş ve gelişmekte olan üllke ekonomilerindeki darboğazlara rağmen YTL'nin değeri arttı. Borsamız 2.5 cent seviyelerini aştı. Geçen hafta ortalarına doğru 3 Ekim müzakere çerçeve belgesi netleşti. En son düzenlemelere göre Türkiye'nin 3 ekim tarihinde müzakerelere başlamasının önünde herhangi bir engel kalmadı dediğimizin ertesi günü spot piyasada faiz oranları 15.10 seviyesine kadar gevşedi. Döviz piyasasında ise dolar uluslararası pariteye bağlı olarak 1.30 YTL'ye kadar düştü. Borsa'da ise endeks 34.014 puana kadar bir yükseliş ardından piyasaya satışlar başladı. Endeks aynı gün 33.500 destek seviyesinin de altından kapandı. Perşembe günü bora kapanışının ardından 10 aracı kurum bazında takas verilerine baktığımızda piyasaya 11.5 milyon YTL'lik bir satış yapılmıştı. Özellikle ikinci seansın son dakikalarında gelen satışların etkisiyle böyle bir kapanış gerçekleşmiş oldu. Dalga dalga geliyor Cuma günü ise seansın açılışı ile başlayan satış dalgası gün boyu sürdü. Piyasada endeksin her yukarı hareketi, daha doğrusu 33.500 seviyesini her deneyişi satış fırsatı olarak kullanıldı. Özellikle endeksi 34.000 seviyelerine taşıyan kamu ve mali hisselerine gelen satışlarla endeks 33.100 seviyelerine doğru geri çekiliyor. Bir süre sonra piyasada endeks yeniden yukarı giderken 33.500 seviyelerine yaklaştıkça yeni satış dalgası geliyor. İMKB 30 hisselerinde düşüşler yaşanırken endekse göre primsiz bir çok hissede ciddi primler vardı. Piyasadaki bu dalgalanma ve hisse bazlı hareketlenmelerin her birinin ayrı ayrı senaryoları yatırımcılar arasında konuşuluyordu. Kimi yatırımcı endeksin geldiği bu seviyeyi riskli buluyor ve elindeki hisseleri satmaya çalışıyor. Başkası 3 Ekim beklentisinin bittiğini ve piyasadaki satışların bu yüzden geldiğini savunuyor. Bir başka senaryo da, 3 Ekim beklentisinin bittiğini kabul etmekle birlikte 3 Ekim'den sonra uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından yeni bir not artırımı gelebileceğini savunuyor. Bu beklenti birçok medya kuruluşunda da dillendirilmeye başlandı. Anlayacağınız 3 Ekim beklentisinin bittiği şu günlerde piyasaları ardından koşturacak kısa vadeli beklenti senaryoları peşinde koşuyor. Bu senaryoların hepsinin doğruluk payı var ama... Unutmamalıyız ki borsadaki hisselerin % 65'i yabancı yatırımcının elinde ve hâlâ satmıyor. Bence endeksin yönünü yabancı yatırımcı belirleyecek. Onun için senaryo üretmekten çok yabancıların işlem yaptığı hisselerdeki pozisyonlarını takip etmek daha yararlı olur.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.