Borsa alternatifsiz kaldı

A -
A +

Geçen hafta cuma günü ekonomiden sorumlu devlet bakanı Sayın Ali Babacan 2005 yılı makro ekonomik verileri değerlendirirken 2006 yılına ait beklentilerini açıkladı. Merkez Bankası döviz rezervlerinin gayet iyi durumda olduğunu, 36.8 milyar dolarlık kısa vadeli borç stokuna karşılık eldeki mevcut döviz stokunun 44.8 milyar dolar olduğunu, önümüzdeki 3 yıl boyunca da dalgalı kur rejimini sürdüreceklerini de ekledi. IMF'ye olan borcun 28 milyar dolardan 15 milyar dolara düştüğünü, artan petrol fiyatlarının 2005 yılı için ülke ekonomisine 6 milyar dolarlık bir yük getirdiğini, cari açığın büyütülecek kadar büyük bir problem teşkil etmediğini, ihracatın 73 milyar dolarlar civarında olacağını beklediklerini söylerken, Hazine'nin 2005 sonuna doğru YTL cinsinden borçlanma senetleri ihracından da bahsetti. Bu senetlere daha çok uluslar arası kuruluşlar talep gösteriyor. Yurt dışı yatırımcıların YTL'ye olan güvenin tahsisinin sonunda geçen yılın sonuna doğru 8 milyar YTL'lik alım yaptığı da bir gerçek. 2006 yılı dış proğramı çerçevesinde 1.5 milyar dolar tutarındaki ihraca 18 ülkeden borçlanma tutarının 4 katı telebin geldiğini açıkladı. Sayın Babacan ekonomide çok önemli ilerlemeleri görmezden gelerek sık sık cari açık konusunu abartarak gündeme getiren bazı çevreleri de eleştirmeden geçmedi. Piyasalara yansımaları Bakın, 2005 yılının 11 aylık (ocak - kasım) döneminde 18.7 milyar dolarlık cari açık vermişiz. Ülke ithalatının ihracatından fazla olmasından kaynaklanan bir açık. Ocak-kasım ayları arasında dövize ihtiyaçtan dolayı yükseliş yoktu. Fiyatının yükselmesini bırakın, YTL gereğinden fazla değerlendi diye Merkez Bankası alım yönünde müdahale yapıyordu. 2005 yılı içinde Merkez Bankası, 18.7 milyar dolarlık açığı problemsiz şekilde karşılamış. IMF'ye olan 28 milyar dolarlık borç 15 milyar dolara düşmüş. 13 milyar dolar borç ödenmiş. 2005 sonu itibariyle Merkez Bankası da kısa vadeli 36.8 milyar dolarlık borç stokuna karşılık elinde 44.8 milyar dolarlık döviz rezervi oluşturmuş. Açıklanan verileri kim nasıl değerlendirir bilmem ama bu veriler piyasalara nasıl yansır biz ona bakalım... Merkez'in elinde yeterli döviz olduğu için kısa vadeli beklenti yok. Yurt dışından gelen YTL cinsi bono talebi, daha uzun vadede daha ucuza borçlanabilmeyi sağlarken iç piyasada faizlerin beklenenden daha hızlı düşmesi sonucunu getirecektir. Düşen faiz oranları, YTL'nin yüksek seyri paranın piyasalara akışını sağlar. Piyasalardaki kısa vadeli beklentisizlik borsayı hisse bazlı da olsa alternatifsiz bırakır. Yurt dışı piyasalarda olumsuz bir gelişme olmaz, para girişi de devam ederse borsa dolar bazındaki direnç seviyelerine doğru hisse bazlı dalgalı seyrini sürdürecektir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.