Haftalar hatta aylardır piyasalarda ekonomik verilerden çok hukuk ve siyaset konuşuluyordu. Piyasaların gündemi Yargıtay'dan, YSK'dan ve siyasilerden gelecek haberlerle biraz yön bulmaya çalışıyordu. Ben de bu köşede hep gelişmeleri ve gelişmelerin ışığında piyasada olabilecekleri teknik analizle birlikte yoğurup beklenti ve önerilerimi sizlerle paylaşıyordum. Ekonomiye bakışım bugün böyledir hep de böyle olmak zorunda, çünkü gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri çok kırılgan olur. En ufakcık bir belirsizlikten fazlasıyla etkilenir. Yatırımcı ürker ürkünce de ya yapacağı yatırımı geciktirir veya vazgeçer. Geçen haftalarda da bir siyasi partinin hukuki sorunu idi. Sorun bir anda tüm siyasileri etkileyecek boyutlarda konuşulmaya başlandı. Siyasetin ekonomi üzerindeki etkilerini hep beraber yaşadık ve gördük. Bu gündemi yakından takip edemeyenlere en dikkat çekici örnek de, gündemin yoğun olduğu bir hafta önce Türk tahvillerinin Eurobond'la#da (Uluslararası piyasalar) aşırı derecede değer kaybetmesi, YSK kararlarının ardından tekrar eski değerlerinin üzerine çıkması... Çok şükür bu günler geride kaldı. Şu anda piyasalar yeniden ekonomik verileri tartışır oldu. Verilere bakınca da paranın adresi borsada yana gözüküyor. Faiz Hafta sonu YSK'nın açıklamalarının ardından bileşik faizlerde de yüzde 5'lik ani düşüşler yaşandı. Bir hafta önce yüzde 36 seviyelerinde seyreden faizler bu haftayı yüzde 30.50 seviyesinden kapadı. Euro bantlarda uluslararası piyasalarda işlem gören 30 yıl vadeli Türk bonolarına gelen alımlarla 121 dolara kadar yükseldi. Bu bonolar bir önceki hafta 114 dolar seviyelerine kadar düşmüştü. Faizlerin bu seviyelerde yatay hareket edeceğini düşünmüyorum. Taki, 2004 bütçesinin belli olması halinde de düşüşler biraz daha sürecektir. Döviz Bir önceki hafta piyasalardaki belirsizlikle dövize yönelen ve 1 milyon 400 bin lira civarında dolar alan yatırımcı, YSK'nın olumlu kararı üzerine yine zarar etti. Piyasaya satışlar geldi. Merkez Bankası'nın günlük 80 milyar dolarlık döviz alım ihalelerinin etkisiyle 1 milyon 360 bin lira ile 1 milyon 390 bin lira arasında haftayı sakin geçirdi. Yabancı yatırımcılara bilgi vermek üzere Londra'da bulunan Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'nin yapmış olduğu konuşmadan çıkan sonuç da, dövizin şu andaki seyrini bir müddet daha sürdüreceğini gösteriyor. Aylardır piyasalardaki genel kanaat da Ekim ayında dövizin hareketleneceği yönündeydi. Bu beklenti de bayağı dilden dile dolaşmıştı. Borsa Bir önceki hafta bir çok yatırımcısının kafasındaki belirsizlikle 14.210 puandan kapanan borsa, haftaya işlem hacminde 3 katrilyon liralık büyük bir alışla başladı. İşlem hacmindeki tarihi rekorun yanı sıra yıllardır görmediği 16.500 seviyelerine hızlı bir çıkış denedi. Endeks salı günü ilk seansta 16.442 puan seviyesine kadar yükseldi. Bu seviyeden İMKB 30 hisselerine gelen yoğun satışların baskısı ile endeks çıktığı gibi hızlı bir düşüş yaşadı. Perşembe ikinci seansın ortalarına doğru endeks 14.780 puan seviyelerini gördü. Seansın bitimine doğru yeniden banka, holding ve kamu hisselerine gelen alımlarla biraz toparladı. Haftanın son işlem günü de alışların devam etmesiyle endeks bir önceki haftaya göre 1210 puanlık artışlar 15.420 puandan kapandı. Endeksin kapanmış olduğu seviye 5 günlük ortalama değeridir. Beklentiler Önümüzdeki hafta Çarşamba günü IMF heyetinin Türkiye'deki çalışmaları bitiyor. Her ne kadar 6. gözden geçirme programı hükümetin bütçe çalışmalarından sonra netilenecek olmasına rağmen, heyetin yapacağı açıklamalar piyasalar açısından yakından takip edilecektir. Bir başka beklenti ise 9 aylık bilançonun açıklanacak olmasıdır. 9 aylık bilançosunda kâr bekleyen şirketlerin hisselerinde hisse bazlı hareketler hızlanabilir. Tabii ki son olarak da Irak'a asker gönderilmesi hâlâ gündemde. Bütün bu beklentilerle önümüzdeki günlerde piyasalarda neler olur diye teknik analiz yapansak, önümüzde 1.2 cent direnci var. İki de tahminim var: Birincisi: 1.2 cent yanı yani endeksin 16.400-16.500 seviyeleri beklenmeli. (Bu seviyeye yaklaştıkça işlem hacimleri çok iyi talep edilmeli.) Yüksek işlem hacmi ile geçiliyorsa daha üst seviye olan 18.500 seviyeleri denenebilir. İkincisi: Endeksin 16.000 seviyelerine doğru hacimsiz bir çıkışı olur. Bu seviyeler satış fırsatı olarak değerlendirilir. İlk etapta 14.000-16.000 seviyeleri arasında yatay hareketler izlenir. Bu arada çok pirimli hisselerde satışlar gelir. Pirimsiz ve bilanço beklentisi olan hisselerde işlem hacimleri artar ve fiyatlar yükselir. (Hisse işlem hacimleri de dikkatle takip edilmeli.)