Geçtiğimiz hafta, piyasalarda ekonomik verilerden çok, Cumhuriyet Bayramı resepsiyonlarına kimler katlılacak? Kimler ne açıklamalar yapacak? şeklinde tartışmalar gündeme oturdu. Biz yatırımcısıyla, gazetesiyle, siyasileriyle, bürokratıyla vs. millet olarak o kadar panik ve dar dünüşüyoruz ki... Bir mutlu günü, bir bayramı kendi kendimize kriz haline çevirebiliyoruz. Şimdi birilerinin hemen aklına gelecek, 'canım davetiye krizi ile piyasaların ne alakası var?' Var efendim var, 29 Ekim öncesinde faizler yükseldi, dolar 1.530 bin TL'yi gördü, borsada büyük düşüşler yaşadı. 30 Ekim sabahı kriz miriz çıkmayınca da herşey süt liman tekrar yeni baştan. Bütün bu olup bitenlerin ardında inanın birileri para kazanıyor. Medyanın da bu sözde krizlerin çıkışında ne kadar payı var onu da ayırca konuşmak gerekiyor. Para en ufak belirsizliği çalkantıyı sevmez. Ufak tefek meseleleri büyüterek kimlere hizmet ettiğimizi oturup düşünelim. Borsa Haftaya 14.866 puandan başlayan İMKB 100 Endeksi açılışla beraber gelen satışları karşılanamayınca endeks haftanın en düşük seviyesi olan 14390 puanı gördü. Hafta ortası 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tatili sebebiyle, 3 seanslık borsanın kapanmasının ardından, Tüpraş ve Tekel'in yılın son üç ayında özelleştireceği haberleri yeniden borsaya alım getirdi. İMKB 100 Endeksi önce 15.300 seviyesindeki kısa vadeli direncini kırdı. Haftanın son işlem gününde de bir üst direnç seviyesi olan 15.800 seviyesine de yaklaştıkça satışlar geldiği gözlemledik. Endeks haftayı 888 puanlık bir artışla 15.754 puandan ekim ayını ve haftayı tamamladı. İMKB 100 Endeksi'nin bir önceki ayla karşılaştırdığımızda da, ay bazında yaklaşık 2700 puanlık bir artış söz konusu. Bankaların dışında borsaya kote olmuş bütün şirket bilançoları açıklandığı bir ayı da geride bıraktık, gelen bilançıları incelediğimiz zaman ihracatcı firmaların ihracatlarının artış yüzdeleri hemen gözümüze çarpıyor. Döviz Bir önceki hafta dış ticaret açığının 13 milyar dolar seviyesine ulaşması haberi ile yükselişe geçen döviz piyasası, haftanın son işlem gününe kadar da sürdü. Haftaya 1.485 bin TL seviyesinden başlayan dolar, haftanın hemen başında 1.520 bin direnç seviyesinin üzerinde kapanış yaptı. 30 Ekim Perşembe ününde piyasaların açılışı ile birlikte satışlar geldi. Dolar yeniden 1.500 bin TL'nin altına gevşedi, geçen hafta beklentim olarak da belirtmiştim. Krizler hariç doların kısa vadede 1.450 bin TL ile 1.520 bin TL destek ve direnç seviyeleri arası arasında seyredeceğini düşünüyorum. Daha uzun vadeli bakarsak da (yine krizler hariç diyelim) hep bankaların açık pozisyonlarından bahsediyorduk ya, Kasım ayının içindeyiz, önümüzdeki ayın sonunda da bu açık pozisyonları kapanmış olacak. Dövizdeki bir kaç günlük hareketlere baktığımızda, bankalar arası işlemlerde de bu alışları daha net bir şekilde görebiliyoruz. Faiz Kriz çıktı çıkıyor endişesi ile piyasaya hafta başında satışlar geldi ve faizler %33 seviyelerine kadar yükseldi. Perşembe günü tansiyonun düşmesi ile birlikte yeniden %31seviyelerine kadar gevşedi. Beklentiler Pazartesi açıklanacak olan enflasyon rakamları var. Piyasaların beklentiside bir önceki aylardan mevsimsel değişikliklerden dolayı biraz daha yüksek çıkabileceği yönünde. Sonucun netleşmesinin ardından Merkez Bankası'ndan yeni bir faiz kotasyonu yakında görürmüyüz bilmem. Bütçe rakamlarını netleşmesi öncesinde böyle bir beklenti de taşımıyorum. Dövizde özellikle dolarda 1.450 bin TL ile 1.520 bin TL arasındaki hareketler kısa vadede devam edecektir. Bankaların döviz piyassına alım olarak yansıyor. Borsada ise para piyasalarındaki düşüş hareketleri yakından takip etmekle beraber, endeksin 15.800 seviyesindeki kısa vadeli direncinin aşılıp aşılmayacağı beklenmeli, bu seviyenin geçilmesi halinde yeni alımlar yapılmalı. Hacimsiz çıkışlarda ise bu çıkışları satış fırsatı olarak değerlendirmeliyiz. Orta vade de 14.000 desteği 16.500 seviyesinde direnci var. Eğer 15.800 ve 16.500 seviyeler yukarı yönde kırılır ise hareketin çok daha yukarı seviyeler taşıyacağını uzun vade de düşünüyorum.