Bu da ikinci perde

A -
A +

Son günlerde piyasaların ve ülkenin gündemine oturan DEHAP yöneticilerinin cezalarının onaylanmasının ardından gözler, Yüksek Seçim Kurulu'na ve AK Parti yöneticilerine çevrildi. YSK'nın alacağı kararın ardından Meclis aritmetiğinin değişmesi durumunda, AK Parti'nin erken seçime gidip gitmeyeceği piyasaların yakın takibindeydi. AK Parti yetkilileri özellikle de Başbakan, "Yeni bir seçime gidersek daha güçlü geliriz" beklentisi içinde olsa da, piyasalar tarafından yeni bir seçim demek bir çok belirsizliğin de beraberinde gelmesi demek. Ayrıca erken seçimler bahar döneminde yapılacağı için yaklaşık altı ay var demektir. Bugün hükümetin 367 milletvekili olmasına ve bir önceki seçimlerin üzerinden 11 ay geçmesine rağmen yeni bir seçimden bahsediyorsak, önümüzdeki 6 ay Allah bilir nelere gebe... Bütün bunlar yatırımcıların kafalarını karıştırıyor. Okuyucularım, "Peki kardeşim bu kadar belirsizlik var da hâlâ faiz ve döviz neden yatay seyrediyor, borsa prim yapıyor?" diye soruyor. Aslında ben bu sorunun cevabını haftalardır yazıyorum. Yaz boyu düşük fiyattan alınan hisselerin satışı tam bitmedi. Bir önceki hafta 14.000 seviyelerinden gelen satışlar 12.800 seviyelerinde karşılandı. Bu kadar belirsizliğe rağmen endeksin daha çok düşmesine müsaade etmediler. Dikkat ederseniz, endeksin yükselişine, düşüşüne ve tekrar toparlanmasına sebep olan, toplasanız hepsi 20'yi geçmeyen kağıttır. Özellikle İMKB 30'a dahil olan bir kaç banka, bir kaç holding hissesi ile bütün borsa iyi veya kötü gösterilebiliyor. İkinci bir gündem maddemiz de Irak'a asker göndermemiz. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün ABD ziyaretinin ardından yapmış olduğu açıklamalar da bu konunun hâlâ gündemden düşmediğini gösteriyor. Abdullah Gül'ün açıklamasından ben şu sonuca varıyorum; ABD senatosundan yardım paketi geçerken kendilerini bağlayıcı bir karar almışlar, bu karara göre de Türk askerinin Kuzey Irak'a askeri bir operasyon yapmaması gerekiyor. Veya son günlerde yetkililerin "bu krediyi almayabiliriz" sözlerinin temelinde ABD senatosunun bu şartından kaynaklandığını sanıyorum. Bunu da şunun için açıklamak gereği duydum. Borsanın son günlerdeki çıkışının öncelikli sebebi de, bu 8.5 milyar dolarlık kredi değilmiydi? Döviz Yargıtay'ın kararının açıklanmasının ardından bir anda 1.350 bin seviyelerinden toparlanmaya başlayan dolar 1.400 bin direnç seviyesini de geçerek gün içinde 1.415 bin TL'ye kadar serbest döviz piyasasında yükseldi. Kapanışa doğru bu fiyatlardan bankalardan gelen satışlarla hemen 1.400 bin TL seviyesinin altında kapanış yaptı. Hafta boyu da 1.400 bin TL direnç seviyelerinin hemen altında seyrini sürdürdü. Euro'da da durum aynıydı. 1.640 bin TL direnci civarında hafta boyu hareketini sürdürdü. Borsa Geçen haftaya 13.758 puandan başlayan İMKB 100 endeksi, Yargıtay'ın kararının ardından ilk ciddi destek seviyesi olan (12.500 seviyesine yakın) 12.800 seviyesine kadar gevşedi. Özellikle İMKB 30 hisselerine dahil olan bir kaç banka ve holding hisselerine gelen alışlarla bu seviyeden tekrar toparlandı. Önce 12.800-13.000 seviyeleri arasında bir kaç gün yatay hareket etti. Bu arada seans salonlarında YSK kararları ile ilgili olumlu beklenti haberleri yayıldı. Özellikle de bir gazetede çıkan haberin ardından endeks yeniden toparlanmaya başladı. Haftanın son işlem gününde ise Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın faizlerin düşmesinden dolayı "8 katrilyon TL'lik faiz fazlası" yönündeki haberleri ile endeks 14.417 seviyelerine kadar yükseldi. Bu seviyede haftanın ve yılın görmüş olduğu en yüksek seviyedir. Gün sonu satışlarının baskısı ile İMKB 100 endeksi haftayı 452 puanlık artışla kapadı. YSK'nın haftasonu açıklama yapabileceği ve bu açıklamanın da olumlu olacağı beklentisi bir çok yatırımcıyı alıma yöneltti. Ama hâlâ olumlu haberlere inanmayan yatırımcı olduğunu da biliyorum. Yetkililerden gelecek açıklamalarla yatırımcılar portföylerini düzenleyeceklerdir. Bence de en doğrusu budur. Faiz Hazine bonolarının %33 civarında bileşik faizleri, Yargıtay'ın kararlarının ardından bono yatırımcılarını da tedirgin etti ve satışlar geldi. Bu satışların etkisiyle %36 seviyelerine kadar yükselmesine sebep oldu. Hâttâ yurtdışı piyasalarda yabancı yatırımcılar da satışa geçti. Eurobond'la#da satılan 203 günlük vadeli tahvilin fiyatları da 114.2 seviyelerine kadar gevşedi. YSK'dan ve buna bağlı olarak AK Parti'den gelebilecek haberlerin sebep olduğu satışlar piyasada etkili oldu. YSK'nın kararının ardından faiz ve dövizin daha sakin seyredeceğini söyleyebiliriz.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.