Dubai'den piyasaların beklediği 8.5 milyar dolarlık düşük faizli ve uzun vadeli ABD kredisi haberi nihayet geldi. Bu haberi ayladır konuşup bekleyen piyasalarda pardon, borsa da sanki ana muhalefet partisiymiş gibi ters bir tepki verdi. Kredi geldi gelcek derken İMKB100 endeksini, 10.000 puandan 14.000 puana kadar yükselttiler ve kredi neticelendiği günün sabahı endeks düşüşe geçti. Ana muhalefet partisi başkanı CHP'nin Genel Başkanı Deniz Baykal'da kredinin onaylanmasının ardından iktidarı ağır bir dille suçlamaya başladı. Eski Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş değilmiy di, her istediğinin aksi söylense bile bırakın yapılmayı, "IMF veya yabancılar bunu iyi karşılamaz" diye millet şöyle dursun kendi iktidarı ile bile ters düşerdi. Sayın Deniz Baykal da iktidarı eleştirirken Derviş de kendi partisinde olduğunu unutmuş olmalı herhalde. İMKB 100 endeksi 13.663 puan seviyesinden başladığı haftaya yıllık en yüksek seviyesi olan 14248 seviyesine gördü. Hafta boyu 500 puanlık bantta dalgalandı haftayı 85 puanlık bir artışla 13758 puandan tamamladı. Dubai'den 8.5 milyar dolarlık kredinin anlaşmaya bitmesi haberinin hemen ardından satışlar geldi. Bir önceki yazımda da böyle bir satış olabileceğini okuyucularıma yazmış ve uyarmıştım. Endeksin 1.400 seviyelerini gördükçe satış fırsatı olarak deyerlendirildi. Düşüşler de ise özellikle İMKB 30 hisselerine gelen alışlarla İMKB 13.700 seviyesini üzerinde tutulma gayretini gözlemledik. Bu harekette çıkışın sanki bu -oyunun ilk perdesi- kapadığı gibi duruyor. Yani 24 Mart 2003 tarihinde 8792 puandan başlayan alış trendinin kâr realizosyonunun yaşandığı günler diye düşünüyorum. Teknik analiz yanısıra, yarın Yargıtay'ın açıklayacağı DEHAP davasının sonucu da önemli. Bunun neticesinin piyasalar tarafndan nasıl karşılanacağının pek belli olmamasını, risk taşımak istemeyen yatırımcıların satışlarında etkili oldu. Bu arada 14.000 seviyelerinde satılan hisseler daha alt seviyelerden fazlasıyla alınıp yerine konulacak. Faiz cephesinde, hafta içinde %33-34 arasında tamamen yatay bir seyir hakimdi. Faizlerin de bu seviyelerin altını görebilmesi için ekonomide bir çok olumlu haberlerin gelmesi gerekiyor. Gerçi uluslar arası derecenlendirme kuruluşu Fitch de, bir hafta önce not artırımına ve Türkiye'nin görüntü notunu B-'den B+ya çıkardı. Kısa vadeli görünümü de negatif durağana çevirdi. Kısacası faizlerin düşmesi için piyasaların biraz daha canlanması ve yatırımcıların TL'ye tam güvenmesi gerekiyor. Haftalardır yaklaşık son altı aylık seviyelerinde seyreden doların gevşek hareketi, ihracatcıları ve turizimcileri iyice terdirgin etti. Aylar önce doların destek sevyesi 1.300 bin TL derken hep yazıp çizerken, bu söylediklerimize pek inanmıyorlardı veya düşer ama düşüş kısa vadeli olur tekrar yükselişe geçer deniliyordu. Aylardır doların düşük seyrini yaşayan bir çok yatırımcı artık düşündükleri gibi olmadığını anlamaya başladılar. Turizmcilerin en büyük sıkıntısı geçen sezon başında Irak savaşından dolayı boş kalmamak için büyük iskontolarla yerler pazarlandı. Şimdi de oturup hesap yapıyorlar, turist sayısında yüzde 20 civarında artış olmasına rağmen bir önceki yıla göre 1 milyar dolar daha az gelir elde etmişler. Üstüne üstlük doların da düşük seyretmesi ihracatın, özellikle de tekstilcilerin en büyük sıkıntısı. Tekstilci geçen yıl iş anlaşmalarını hep dolar üzerinden, 1.650 bin TL seviyelerinden yapmış. Döviz düşüncede şu anda bu işlerden çok büyük zarar ettiler. Bütün bu sıkıntıları yakından takip eden hükümet, Merkez Bankası aracılığıyla piyasaya 1.350 bin TL seviyesinde müdahale etti. Kattrilyon TL'lik döviz alışları gerçekleştirdi, düşüşü biraz durdurmayı başardı.