Çıkış genele yayılabilir

A -
A +

Meclis'ten gelen Petrol yasası, Bankacılık yasası, 2004 bütçe yasası derken düşük çıkan Kasım ayı enflasyon rakamlarının ardından piyasalar güven ortamına yeniden döndü. Bayram tatilinin öncesinde yaşanan korkunç olayların ardından uzun tatil neticesinde morallerin düzelmiş olması, piyasaların açılışı, gelen olumlu haberler, siyasi çevrelerin ekonomik kararlılıklarını piyasalara hissettirdi. Piyasalar da bu kararlılığa çok olumlu tepki verdi. Önce borsa yükselişe geçti, ardından döviz ve faiz düşüşe geçti. Faiz Olumlu açılan piyasada hafta ortasında gelen Kasım ayı enflasyon rakamlarının önceki ayların biraz üzerinde çıkmış olmasının piyasalarca doğru okunmuş olması, "faizlerdeki olumlu beklentilerinin %22 seviyelerine kadar düşebileceğinin konuşuluyor olmasının", bugün için bütün piyasalar adına çok olumlu gelişme diye düşünüyorum. Açıklanan Kasım ayı enflasyon rakamlarının 1.6- 1.7 gelmesinin sebeplerine baktığımızda, gıda hariç hemen hemen bütün sektörlerde hâlâ enflasyonun düşme eğilimini sürdürdüğünü görüyoruz. Kasım ayında bütününde Ramazan ve bayramın etkisiyle gıdanın biraz yüksek çıkması gayet normal. Döviz Hafta başında piyasanın olumlu açılışı ile başlayan satış baskısı, doların 1.450 bin TL destek seviyesine kadar düşmesine sebep oldu. Bu düşüşte bankaların açık pozisyonlarını daha ucuza kapatma çabalarının payı da çok büyük. Uluslararası piyasada euro - dolar kurunun 1.20 seviyelerinde seyretmesi, uzun vadede çapraz kurda 1.4 seviyesine kadar yeni beklentiler oluşmasına sebep oluyor. Özellikle ABD ekonomisindeki olumsuz beklentilerin rolü de büyük. Borsa Hafta boyunca, bayram öncesi bombaların patladığı Perşembe günü satış yapan piyasa oyuncularının ve gömlekçilerin sattıkları hisseleri olabildiğince ucuza alıp, hesaplarını minimum zararla kapatma çabalarını gözlemledik. Pazartesi piyasanın açılışı ile alım dalgası geldi. Özellikle İMKB 30 hisselerinden bir kaç mâli ve holding hisselerinde %7-8'lik pirimlerle açılış gerçekleşti. Perşembe açığa satış yapan gömlekçilerin olumsuz gayretleri de çıkışa engel olamadı. İşlem hacminin yetersiz olmasına rağmen, piyasada çok fazla satıcının olmaması ve gelen alımların bir kaç endeks hisselerinin üzerinde yoğunlaşmasının etkisiyle İMKB 100 endeksi, 16.746 seviyesine kadar yükseldi. Bu hisselerde, 20 Kasım gününü kapanış fiyatlarına göre, %30-40 arası primler söz konusu idi. Tabii ki bu primler biraz realize edilmeliydi. Öyle de oldu. Uyarmıştım Geçen haftaki yazımda, böyle bir çıkışı Pazartesi açılışla yaşayacağımızı ifade etmiş ve okuycularımı önceden uyarmıştım. Piyasalarda yaşananlar tamamen tahminlerim doğrultusunda gerçekleşti. Analizin de gayesi bu değil mi? Piyasalarda geçmiş yaşananlara bakıp, önümüzdeki günlerde neler yaşanabileceğini yorumlamak değil mi? 4 Aralık Perşembe ikinci seansın ortalarından sonra da satışlar biraz ağırlaşmaya başladı. Endeks bu arada 16.746 seviyesinden 16.164 seviyesine kadar gevşedi. Cuma ikinci seansın ortalarında Endeks yeniden toparlanmaya başladı. İMKB 100 Endeksi, 20 Kasım Perşembe kapanışına göre 1.887 puanlık artışla, 16.504 puan seviyesinden haftayı kapattı. Endeksin bu seviyesi, 2000 Haziran ayından sonraki en yüksek kapanışı oldu. Beklentiler Önümüzdeki haftasonu KKTC'de yapılacak olan seçim öncesi AB'den ve iç siyasilerden gelecek açıklamalar dikkatle takip edilmeli. 2004 bütçesi ile ilgili yapılacak açıklamalar ise çok ama çok önemli. Meclis'te görüşülen Bankalar Yasası'nın ekonomi adına olumlu yönleri var. Bundan sonrasını olumlu etkileyebileceği gibi, geçmişte bankaların içini boşaltanlara yeni bir çok yaptırım getireceğini ve ülkenin geçmişte kaybettiklerinin tahsilatını hızlandıracağını düşünüyorum. Geçen hafta açıklanan enflasyon rakamlarının ve yıl bazında hedeflenen rakamların rahatlıkla tutturulabilecek olması, "Merkez Bankası'nın yeniden faiz inidirimine gidebileceği, bileşik faizlerin %22 seviyelerine kadar düşebileceği" piyasalarda dillendirilmeye başlandı. Bu beklentiye katılmakla beraber, bu seviyelerin 2004 bütçe çalışmalarının sonunda gerçekleşebileceğini düşünüyorum. Sebebi ise; MB'nin bugüne kadar uygulamış olduğu politikanın, piyasaları yönlendirmeden çok, beklentileri gerçekleştirme olmasıdır. MB'nin bu yönündeki uygulamalarını sürdüreceğini düşünüyorum. Döviz cephesinde ise, aylardır yazdığım bankaların açık pozisyonlarını kapatma çabalarının, Aralık ayı içinde olmamız hasabiyle hızlanabileceğini düşünüyorum. Doların 1.450 bin TL civarında yatay hareketiyle de bankaların döviz üzerine baskı yaparak alabilecekleri kadar ucuz maliyetle döviz alma gayreti içinde olmalarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bir müddet piyasada bu hareketlerini sürdürecekler gibi görünüyor. Borsada ise bugüne kadar yaşananlardan ve grafiklerden çıkan ile; piyasadaki büyük oyuncuların hâlâ yüksek miktarda portföylerinde hisse taşıdıklarını söyleyebiliriz. Beklentiler ise, ekonominin olumlu yolda olmasının verdiği güvenin yanısıra, riski seven bu insanların borsadan başka yüksek kâr edebilecekleri fazla alternatifin olmamasını söyleyebiliriz. Hemen önümüzdeki hafta için, borsada hızlı bir çıkıştan çok, biraz daha sakin, birazcık da genele yayılan bir çıkış bekliyorum. Bu çıkışta primsiz kalan hisselerin sayısı çok, bu hisselerdeki hareketlenmelere dikkat etmek gerekiyor. Yaşanabilecek bir çıkışta işlem hacmine dikkat etmeliyiz. (Geçen haftaki işlem hacmi 16.700-16.800 seviyelerinin üzerinde tutunamayacaktı.)

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.