BORSA: İMKB 100 Endeksi 18.645 puandan başladığı yılı 6346 puanlık bir artışla 24.971'den tamamladı ve yatırımcısına ortalama % 34 oranında kâr sağladı. Tabii ki bu oran endeks bazında gerçekleşti. Hisse bazında ise çok farklı oranlar mevcut. 2004 yılının geneline bakıldığında borsadaki üç yüz hissenin küçük bir bölümü yıl boyunca süren çıkıştan faydalandı. Bir çoğu ise bir önceki yılın altındaki fiyatlardan kapandı. Özelliklede mali endekse bağlı birkaç holding ve banka hisseleriyle endeks 25.000 seviyelerine kadar taşındı. Yıl içinde en büyük beklenti Türkiye'nin AB'den müzakerelere başlama tarihinin alınması oldu. Ayrıca bu beklenti alternatif piyasalarda da olumlu algılandığı için hazine bonolarının faizlerinde ciddi düşüşler oldu. Uluslararası piyasalarda eurobond tipi Türk tahvillerine ciddi alışlar geldi. Yabancı yatırımcının piyasalara gelmesiyle de döviz fiyatları yıl içinde stabil kalabildi. Yurt içinde genelde olumlu beklentiler alınıp satılırken, yurt dışı piyasalarda petrol fiyatlarının aşırı değerlenmesinden ve doların değer kaybetmesinden kaynaklanan ciddi sermaye hareketleri yaşandı. Bizim dışımızdaki gelişmekte olan birçok ülkeden ciddi para çıkışları yaşanırken bize yeni yatırımcılar geldi. Tabii ki bu gelen yabancı yatırımcıların ilk tercihi işlem hacmi yüksek,mali yapısı güçlü hisselerle pozisyon olmak oldu. Endeksin düşük seviyelerinde bu hisselerde pozisyon almış birçok yatırımcı tabii olarak endeksteki artışın üzerindeki oranlarda kârlar elde etti. DOLAR: Dolar 1.401 bin TL den başladığı 2004 yılını 1.352 bin TL'den 49 bin TL'lik kayıpla tamamladı. Dolardaki bu düşüşün asıl sebebi, ABD ekonomisindeki özellikle Irak savaşından kaynaklanan dış ticaret açığının 600 milyar dolarları aşması oldu. Bu açığın kapatılması için de düşük kur politikası uygulandı. 2004 yılı başında doların aşırı değer kaybetmesine karşılık piyasalarda ABD Merkez Bankası FED'den faiz oranlarını agresif olarak artıracağı beklentisi oluştu. Böylece dolar yeniden degerlendi. Ancak faiz artırımlarının yavaş yavaş yapılacak olmasının anlaşılması üzerine dolar yeniden düşmeye başladı. Yılın son birkaç ayında Japonya ve Çin'in başını çektiği birçok ülkede merkez bankalarının elinde en az% 30 oranında dolar tutmaları ülke ekonomilerine büyük zararlar verdiği için yeni tedbirler alınmaya çalışılıyor. Elde tutulan her cent dolar her geçen gün yeni bir maliyet oluşturuyor. EURO: Euro 1.745 bin TL'den başladığı 2004 yılını 97 bin TL'lik artışla 1.842 bin TL'den tamamladı. Yıl içerisinde uluslararası piyasalarda doların aşırı değer kaybetmesi neticesinde euro'ya talep geldi. Euro dolar paritesi 1.2469 seviyesinden başlayarak en yüksek 1.3670 seviyesini de test ederek 1.3630'dan kapandı. 2004 yılının başlarında FED'in agresif faiz artırımına gidebileceği piyasalarda konuşulunca parite 1.1906 seviyesine kadar gevşedi. Bu beklentinin olamayacağının anlaşılması üzerine yeniden yükselişe geçti. Asıl dikkat etmemiz gereken nokta dünyadaki yeni sermaye hareketlerine rağmen euro'nun diğer para birimleri karşısında ciddi bir artışı olmaması. Bunun sebebi ise, doların değer kaybetmesinin ABD ihracatını artırması ve euro bölgesinin ihracatında daralma yapabilir endişesinden kaynaklanıyor. ALTIN ONS: Uluslararası piyasada altın 414.95 dolar seviyesinden başladığı 2004 yılını ons başına 24.22 dolarlık artışla 438.95 dolar seviyesinden tamamladı. 2004 yılı içerisinde en düşük 371.45 seviyesini gördü. Aynı yıl içinde 456.85 seviyesi ile de tarihi zirve yaptı. Uluslararası piyasalarda altının ons başına 85 dolarlık bir bantda dalgalanmasının sebebi doların aşırı değer kaybetmesi ile başlayan paradan kaçışın bir neticesidir. Yurt dışında bunlar yaşanırken yurt içinde de altın fiyatlarının bir önceki yıl kapanışından TL bazında fazlaca farklı olmamasının sebebi, doların fiyatının düşmesinden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Altının ons fiyatı yıl boyunca artarken dolardaki düşüş bu artışı bir miktar sübvanse ediyor. Bunun için altın yatırımcısı çok ciddi kârlar elde edemedi. UYARI NOTU: Burada yer alan yatırım bilgi-yorum ve tavsiyeleri yatırım kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihinize uygun olmayabilir. Bu sebeple sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararının verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.