Piyasalarda işlem yapan yatırımcıların çok iyi bildiği bir söz vardır: "Beklentiler alınır, gerçekler satılır..." Geçen hafta piyasalarda yaşananları en iyi bu cümleler açıklıyor. 3 ekim tarihinde piyasalar kapanırken AB cephesinde netlik vardı ama henüz Türkiye'den beklenen cevap gitmemişti. Piyasalar adına tam bir belirsizlik vardı. Buna rağmen endeks gün sonuna doğru 35.806 seviyesini gördü ve 35.624 seviyesinden günü tamamladı. 4 Ekim'de her şey netleşiyor ama borsa endeksi gün içinde 35.773 puana kadar ancak yükseliyor. Sabahın erken saatlerinde bu seviye deneniyor ikinci seansın sonlarına doğru satışlar hızlanıyor. Endeks günü 850 puanlık kayıpla 34.775 puandan tamamlıyor. Haftanın son 2 günü geldiğinde satışlar biraz daha hızlandı ve endeks haftayı 32.800 puandan tamamladı. Şimdi bu satırları okuyan bütün yatırımcılar "Eee... Beklenti bitti bundan sonra endeks hep düşecek, döviz ve faiz yükselecek mi?" demişlerdir. Tabii ki bundan sonra endeks hep düşmeyecek, döviz ve faiz de yütselmeyecek ama yatırımcıların biraz da ayaklarını sağlam basması gerekiyor. Geçen yıllarda dünya piyasalarını ciddi şekilde etkileyen AB beklentisiyle birçoğumuzun farkına bile varmadığımız önemli gelişmeler yaşandı. Dünya piyasalarında para çıkışları yaşanırken bizim piyasalarımıza para girişleri devam ediyordu. Para girişinin olumlu etkisiyle de piyasa yükseliş kanalının içinde hareket ediyorduk. Teknik olarak baktığımızda hâlâ bu kanalın içerisinde hareket ettiğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz. Bugün için 27.000 seviyesi de bu kanalın alt seviyesi. Borsada endeks hareketlerinden çok hisse bazlı teknik hareketlerin ön plana çıktığı seanslar izleyeceğiz. Son günlerde özellikle İMKB 30 hisselerine (Ereğli, Tüpraş, İŞCTR, Garanti, Dohol, vs) gelen satışların etkisiyle endekste ciddi kayıplar olurken İMKB 100 ve diğer birçok hissede hacim artışlarıyla birlikte ciddi pirimler oluşmaya başladı. Hisse değişimlerinin aslında geç bile kalındığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü sağlıklı bir çıkıştan bahsedebilmek için hisse alımlarının genele yayılması gerekiyordu. Bu çıkış neredeyse tamamına yakını yabancı alımları (onlar da belirli birkaç hissede pozisyon açtılar) ve biraz çaplı yerli yatırımcıların zaman zaman piyasaya girip çıkmalarıyla endeks 36.000 seviyelerine kadar yükseldi. Yerli yatırımcılar da daha çok kısa vadeli kârların peşinde oldukları için yabancı yatırımcıların işlem yaptığı hisselere rağbet ediyorlardı. Geriye kalanların kimse farkında bile değildi. Neyse endeksin gerçek dünyayla birlikte hareket etmesini beklediğimiz şu günlerde alımların geç de olsa pirimsiz hisselere kayması tabii ki olumlu olur. Piyasada büyük ölçekli işlem yapan yatırımcıların birden bire borsada 300'ün üzerinde işlem gören hisse olduğunun farkına varmalarına ne diyelim? Gerçek dünyaya hoş geldiniz...