Piyasalarda mevcut olumlu hava geçen hafta ortalarına kadar sürdü. Hafta ortasında Borsa endeksi 17.101 puan seviyelerine kadar yükseldi. Faizler M.B'sının yeni bir kotasyon indirimi beklentisi ile hafif düşüş eylemini sürdürdü. Dövizde ise dolar 1.430 bin TL sınırını zorlamaya başladı. Hafta ortasından sonra yatırımcıların aklına birdenbire bugün KKTC'de yapılacak seçimler geldi. Piyasalardaki bu hava bir anda yerini belirsizliklere bıraktı ve grafikler tam tersine döndü. Borsa düştü, faiz ve dövizde ufak çapta da olsa yukarı hareketler görüldü. Haftanın son işlem günü, Özelleştirme İdaresi'nden Tüpraş'ın özelleştirilmesi ihalesine gelen iki tekliften birinin yabancı şirket, diğerinin de ağırlıklı olarak Çukurova Holding'in bulunduğu Anadolu Ortak Girişim Grubu olması sebebiyle Yapı Kredi hisseleri tavana kilitlendi. Bu da borsanın yeniden toparlanmasında büyük bir rol oynadı. Yapı Kredi hisselerinin ardından birkaç holding ve banka hisselerine yeniden alışlar geldi, bugün yapılacak olan KKTC seçimleri biranda ikinci plana atıldı. Alternatif piyasalar da tekrar düşüşe geçti. Hemen aklımıza, "KKTC'deki seçimler piyasaları niçin bu kadar etkiliyor?" sorusu geliyor. Ardından aklımıza ikinci soru geliyor: "Seçimler hafta ortasına kadar o kadar önemli değil de, hafta ortasında mı birden bire önem kazanıyor? Peşinden de seçimler hafta sonuna doğru yeniden önemini mi kaybediyor?" İlk sorunun cevabı çok açık: Avrupa'nın Türkiye'den AB'ye girebilmesi için Kıbrıs'ta bir çözüm istemeleri. Bizim içimizde bir grup medya, KKTC'deki seçimleri muhalefetin kazanması halinde bunun kolaylaşacağını, iktidarın kazanması halinde ise anlaşmanın biraz zor olacağını düşünüyor. Bunu da yatırımcılara lanse ediyorlar. İkinci sorunun bana göre iki cevabı var: Birincisini haftalardır yazıp duruyoruz: Piyasa oyuncularının elinde çok büyük hisse var. Bu hisseleri toplarken çok yukarı hesaplar yapılmıştı. Bayram öncesi bombalar patlarken birdenbire satışlar geldi ve endeks 14.600 seviyelerine kadar gevşedi. Bu seviyelerden piyasayı tutup yukarı doğru döndürmeye çalıştılar. Bunda da başarılı oldular. Endeksi 17.100 puana taşıdılar, biraz kâr realizasyonu geldi. Bu da gayet normal. Hafta ortasında da KKTC seçimleri öne sürülerek, kâr realize edildi. Piyasa gevşeyince de yukarıdan satılan hisseler alttan toplandı. Yarın, "seçimlerden sonra kim kazanırsa kazansın, bir anlaşma zemini bulunur" mantığıyla, belki piyasa biraz tökezlerse de hemen toparlanır. Nihai hedefe doğru adım adım gidilir. İkincisi de; ellerinde büyük portföy taşıyanlar, medyadaki gelişmelerden etkilenip hisselerini satmaya çalıştılar. Ama piyasada da çok fazla küçük yatırımcıların olmadığını gördüler. Tüpraş'ın özelleştirme ihalesini, Bankacılık Yasası'nın onaylanmasını bahane edip, "bir kaç hisseye aşırı alıcı geldi" havası vererek piyasayı yukarıya doğru çektiler. Ellerindeki hisselerin bir bölümünü yine yüksek fiyatlarla piyasaya sattılar. Piyasadaki bütün bu gelişmelere nasıl bakarsanız bakın, küçük yatırımcının hisse almadan önce kendine hedef koyması, "al ve sat"lardan da uzak durması gerekiyor. Beklentiler Siyasi gelişmelerin dışında İMKB 100 endeks grafiğine bakarsak, kısa ve orta vadede endeksin çıkış trendini sürdürdüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz. Endeksin 16.750 - 16.500 ve 16.150 seviyelerinde kısa vadeli destekleri, 17.500 seviyesinde de kısa vadeli direnci var. Bu seviyenin aşılması halinde ise 18.500 direnç seviyesi var. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde, hele hele Asya, Avrupa, ve Ortadoğu'nun kesiştiği bir yerde yaşıyorsak, ekonomimizin yeni yeni toparlanıyor olması, yerli ve yabancı yatırımcının yatırım yaparken iç ve dış siyasi gelişmelerden etkilenmezmiş gibi düşünüp, analiz yapmak biraz saflık olmaz mı? Öyleyse, ekonomideki olumlu gelişmelerin yanısıra, siyasi gelişmeleri de yapılan analizlerin içine risk primi olarak almamız gerekiyor. KKTC'de yapılan seçimlerin ardından, "yarın sabah piyasaların biraz satıcılı açılabileceğini düşünerek" alış ve satışlar için aceleci olmamalıyız. Yine son haftalardaki piyasa hareketlerine dikkat ederek, özellikle borsadaki hareketlerin sert olabileceğini bekliyorum. Bileşik faizlerdeki düşüş beklentisi, dövizdeki yatay beklenti ile riski seven yatırımcının adresinin borsa olacağını düşünüyoum. Yeter ki sabırla bekleyip, sert düşüşleri alım fırsatı, hacimsiz sert çıkışları da satış fırsatı olarak değerlendirelim. Hisselerin işlem hacimlerine dikkat edelim. Hisse bazlı hareketlenmeler yaşanabilir.