İşlem bitmedi

A -
A +

Önümüzdeki günlerde piyasalarda neler yaşanabileceğine dair tahminlerde bulunmamız için geçen hafta uluslararası piyasalardaki beklentilerle yaşananlar ve yurt içi piyasalardaki beklentilere bağlı olarak piyasa hareketlerini iyece anlamak gerekiyor. Global yatırımcıların gündeminde İran gerginligi vardı. Hafta boyunca Viyana'dan gelecek haberleri merakla beklerken diğer taraftan ABD Merkez ankası dışında AB ve özellikle de Japonya Bankası'ndan faiz artırım haberleri gelmeye başladı. Yıllardır sıfır faiz uygulayan Japon Merkez Bankası dünyada artan petrol fiyatlarına ve savaş beklentilerine bağlı olarak ekonomideki problemlerden etkilenmemek için önümüzdeki günlerde bu politikasından vaz geçeceği sinyallerini verdi. Beklentilere bağlı olarak global yatırımcılar fırtına öncesi yatırımlarını güvenilir limanlara yönlerdirmeyi sürdürdüler. Gelişmekte olan ülke piyasalarından gelişmiş ülke piyasalarına doğru sermaye akışı da devam ediyor. Birinci perde idi, oynandı Yabancı yatırımcı oranı yüzde 68'leri bulan yurt içi piyasalarda borsa endeksi 3.7 cent hedefine çok yakın seyrettiği günlerde dolar kuru 1.3 YTL'nin hemen altına kadar gevşemişti. Piyasada YTL'nin güçlü seyrini sürdüreceği beklentisi hakimdi. Öyle ki yıl sonunda doların 1.1 YTL'ye düşeceği yorumları yapılıyordu. Tabii ki bu yorumlara bağlı olarak ellerinde döviz bulunan yerli yatırımcı da bir an önce dövizden kurtulup YTL yatırımına yöneliyordu. Dışardan gelen sıcak paranın dışında yerli yatırımcının dövizi de birleşince kur 1.3 YTL'nin de altına sarktı. Bu noktaya kadar her şey normal görünüyor. Bir çoğumuzun "rastlantı, teferruat" diyebileceği 'zamanlama'ya dikkatinizi çekmek istiyorum: YTL'nin değerinin daha da artabileceğinin konuşulduğu ve doların değerinin 1.3 YTL'nin altına sarktığı günlerde borsa endeksi 3.7 cent seviyelerini zorluyordu. Borsanın 3.7 cente geldiği günlerde özellikle primli endeks hisselerindeki satışlara dikkatinizi çekmiş, bu seviyelerin riskli olduğunu ve hiç değilse yüzde elli nakte dönmemiz gerektiğini sizlerle paylaşmıştım. Bu seviyede piyasada dolar 1.3 YTL idi. Piyasada işlem yapan yerli, yabancı birçok oyuncu elindeki primli hisseyi satarak çaktırmadan dolar alıyordu. Bu işlemler iki hafta kadar sürdü ve perdeler kapandı. İkinci perde sahnede Yüksek fiyattan epeyce hisse çıkan oyuncuların yeni hedefi ellerindeki dolarları yüksekten satmak, düşen hisseleri çok daha ucuz fiyatla yerine koymaktı. Çünkü hem ellerindeki bütün hisseler satılmamış, hem de altın yumurtlayan piyasa kolay kolay bırakılmazdı. "Önümüzde İran tedirginliği var" dediğimiz sırada Kemal Derviş'in YTL nin değerinin gereğinden fazla artması sonunda sanayicinin sıkıntıya düşebileceği açıklaması piyasa oyuncuları için bulunmaz bir fırsat oldu. Medyada çıkan haberin üzerine bir miktar döviz alınması dövizin yukarı gitmesini tetikledi. Şimdi sırada dolarları pahalı satıp hisse senetlerini ucuz fiyattan almak var. Dolar 1.35 YTL'yi zorlarken seans salonlarında bu düşüşün devam edeceği, endeks için 30.000 seviyeleri telafuz edilir olmuş. Bütün bunlar küçük yatırımcının üzerine yazılmış senaryonun bir parçası. Perde perde sahneye konuyor. Bu seviyelerde hisse satılmaz. Henüz işleri bitmedi. Tepki de olsa yeni bir yükseliş olacaktır.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.