Kâr realizasyonları yaşanıyor!

A -
A +

Piyasalardaki yatırımcılar hafta boyu KKTC'deki hükümet kurma çalışmalarını, Tüpraş ihalesinden gelecek sonuçları ve uluslararası piyasalardaki dalgalanmaları yakından takip etti. Bütün bu haberlerin yansımasıyla yatırımlarını yönlendirdirler. Hafta başında Ankara'da çalışmalarını sürdüren KKTC parti liderlerinin hükümet kurma çalışmaları çerçevesinde, CTP ve AP'nin 26 milletvekili ile hükümeti kurma haberleri özellikle borsa yatırımcısı tarafından olumlu algılanmadı. Bu konuyla ilgili piyasadaki beklenti daha geniş tabanlı bir hükümet kurulmasıydı. Tüpraş ihalesine gelen en yüksek teklifin de yine piyasa beklentilerinin biraz altında çıkması, teklif sürecinin ardından çıkan ihalenin iptali veya açık artırma dedikoduları, yine borsada hisse bazlı dalgalanmalara, sonuç olarak da yoğun satışlara sebep oldu. Uluslararası piyasalara baktığımızda ise, yine eurobondlara gelen satışları görüyoruz. Diğer önemli bir gelişme de, Avrupa ülkelerinin tartıştıkları ve başını Almanya'nın çektiği, "Euronun aşırı değerlenmesi sebebiyle ihracat yapamıyoruz" feryatları yavaş yavaş yüksek sesle konuşulmaya başlanması oldu. Bonolara satış geldi Bir önceki hafta Türkiye'nin uluslararası piyasalara başarılı tahvil ihracının ardından bu hafta da yeni bir tahvil ihracı gerçekleştirdi. Uluslararası eurobond piyasasında, yatırımcılar dünyada faizlerin düşmesinden dolayı ciddi kârlar elde ediyorlardı. Bu kârların edildiği yerlerde alıcıların beklenenden fazla gelmesi kaçınılmazdır. Geçen hafta bu piyasada oluşan kâr realizasyonları halilye bizim içi piyasaya da yansıdı. %22-23 bandına kadar gevşeyen bileşik faizlere gelen satışların etkisiyle 3 puanlık artış geldi. Bileşik faizler yeniden %25 seviyelerine yükseldi. Ekonomideki ve siyasette bugüne kadarki gelişmelere baktığımızda bileşik faizlerin %25 -26 seviyelerini pek aşabileceğini düşünmüyorum. Bu seviyelerden hazine bonosu almak uygundur diyebiliriz. Bileşik faiz çok kısa bir süre önce %35 seviyelerinden %22 seviyelerine kadar gevşemişti. Bir kısım kârların da realize edilmesi gerekliydi. Bono piyasasında bugünlerde yaşananları bu çerçevede görebiliriz. Euro kan kaybediyor Dolar 1.330 bin TL'li seviyelerden başladığı haftayı 35 bin TL'lik artışla 1.365 bin satışta kapattı. Euro ise 1.725 bin TL'den başladığı haftayı 56 bin TL eksiyle 1.669 bin TL ile tamamladı. Uluslararası piyasalarda aşırı değerlenen euro-dolar paritesi Avrupa'da özellikle Almanya'nın başını çektiği ekonomi çevrelerinin uzun zamandır ihracat yapmalarını kısıtlıyordu. Euronun aşırı değrelenmesinin uzun sürede çok daha fazla zararlı olabileceğini tartışılıyordu. Geçen hafta kapalı kapılar ardında konuşulanlar yüksek sesle konuşulmaya başlandı. Piyasalar da buna hemen tepki verdi. Parite 1.27 seviyesinden 1.22 seviyesine kadar gevşedi. Bu seviyenin önce 1.20 kademesinde kırılıp 1.16'lara kadar kısa ve orta vadede gevşeyebileceğini söyleyebiliriz. Eurodaki bu düşüşe rağmen özellikle dolarda çok ciddi bir yükseliş beklentim yok. Doların 1.300 bin TL ciddi bir desteği var. Kısa vadede de 1.400 bin TL ve 1.450 bin TL direnç noktaları, bu seviyelerin aşılması halinde 1.520 bin'li seviyeler orta vadeli direnç noktasıdır. Borsadaki kâr realizasyonlarının sürmesi halinde yatırımcıların dövize yönelebileceğini düşünüyorum. Cuma günü de borsada özellikle ikinci seansın sonuna doğru gelen sert satışların ardından dövize gelen talep bu düşüncemizi doğruluyor. Asıl olan kâr realizasyonu Hafta sonu KKTC'den gelen "26 milletvekili ile hükümet kuruldu" şeklindeki haberler, haftaya 19.226 puandan başlayan endeksi önce 20.190 puan seviyelerine kadar yükseltti. Bu seviyeyi bir önceki hafta belirtmiştim. Endeksin dolar bazında 1.5 direnç seviyesiydi. Gelen bu haber olumlu olmakla beraber piyasalarda önceden oluşan geniş tabanlı hükümet beklentisinin tam da karşılığı değildi. Borsaya bu seviyelerde satışlar geldi. Endeks önce 19.500 puandaki desteğinde tutunmaya çalıştı. Salı günü Tüpraş ihalesine gelen teklif rakamlarını ve ardından çıkan dedikoduları büyük oyuncular bahane etti. Endeks 18.500 seviyesindeki desteğini zorlamaya başladı. Haftanın son işlem günü uluslararası piyasalardaki gelişmeler ve AB Dönem Başkanı Prodin'in DEP davası ile ilgili haberleri bahane edildi. İMKB 100 Endeksi haftalık bazda 1625 puanlık kayıpla 18.301 puandan haftayı tamamladı. Beklentiler Geçen hafta borsada yaşanan kayıplar, bileşik faizlerin ve doların yeniden yükselmesi bence hep bahane edildi. Aylardır borsa yükseliyordu. Şu anda geldiği nokta TL bazında tarihi zirveleri zorluyordu. Aynı sürede de faiz ve dövize baktığımızda tam tersine düşüşler yaşıyorduk. Borsanın yükselişinden ve bileşik faizlerin düşüşünden büyük oyuncular güzel kârlar elde etti. Ama bunların hepsi sanal ortamda gerçekleşti. Bu kârların nakite dönmesi gerekliydi. Bugünlerde olanlar işte nakite geçmelerden kaynaklanıyor. Şimdi bu yazdıklarımı okuyan bir çok okuyucunun aklına hemen şu soru gelecek; "Peki borsanın yükselişi bitti mi? Faizler bundan daha fazla düşmeyecek mi? Hayır. Sermaye ve para piyasasında yaşanan olumsuzluklar geçicidir. Hattâ elimizden geliyorsa bu günleri dikkatle takip edip dip seviyelerden alımlar yapabiliriz. Borsada bugünlerde hisse değişimleri yaşanacaktır. Primli hisselerden çıkılıp henüz prim yapmamış, kârlılığı ve temel analizi sağlam hisselere geçiş yaşanacaktır. Önümüzdeki hafta Tüpraş'ın ihalesi ile ilgili iç ve dış gelişme ve açıklamalar yakında takip edilmeli. İMKB - 100 İMKB 100 Endeksi'nin 18.200 ve 17.500 seviyelerinde kısa vadeli destekleri, 19.000-19.500 seviyelerinde de yine kısa vadeli dirençleri bulunu-yor. Haberlerin olumlu olması halinde yeniden 20.000 ve daha üst seviyelerini deneyebiliriz. Tersi halinde de 16.000 seviyeleri orta vadeli destek seviyelerimiz olacaktır.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.