Ggeçen yıl ağustos ayında mortgage fonlarıyla başlayan, zaman içinde likidite krizine dönüşerek bir çok yatırım bankasının batmasına sebep olan kriz, global ölçekte mevduat bankalarına sıçradı. Bir çok bankanın batmasına sebep olan kriz, son aylarda güven bunalımına dönüştü. Önce mevduat sahipleri bankalardaki paralarını çekmeye kalktı. Devlet garantileriyle bu sıkıntı çözüldü ancak bankalararası işlemler ve şirketlere verilen kredilerde problemler çıktı. Bankalar, şirketlere kredi vermenin ötesinde verilen kredileri de geri çağırmaya başladı. Enflasyon, resesyon derken iyice nakde sıkışan şirketler bankalardan da kredi alamayınca batan battı, batmayanların bir çoğu da işçi çıkarmakla sıkıntıyı aşmaya kalkınca son günlerdeki gibi tahminlerin çok üzerinde işsiz artışı oldu. Her hafta olduğu gibi Cuma günü ABD'de tarım dışı istihdam verileri açıklandı. 340 bin civarında beklenen veri, 1974 yılından beri görülmemiş oranda artarak 533 bin kişi olarak gerçekleşti. Tam 34 yıldan beri bu büyüklükte işsiz başvurusuyla karşılaşmayan ve yüzde 6.7'ye yükselen işsiz oranının, önümüzdeki yıl yüzde 7.5 seviyelerine kadar yükselmesi bekleniyor. MEVDUAT YÜZDE 1.5 - 2 ERİYOR ABD'de başlayan ve alınan tedbirlere ve trilyon dolarlık paketlere rağmen her geçen gün mutasyona uğrayan virüs dünya ekonomilerini çökertirken, daha az etkilenmek için global ölçekte tüketimin şart olduğunun farkına varıldı. Yıllardır enflasyonla mücadele etmek için artırılan faiz oranları hızla geri çekilmeye başlandı. Öyle ki yıllardır 5.25 faiz veren ve krizin başlarında faiz indirimine giden FED'i en sert şekilde eleştiren İngiltere Merkez Bankası, son üç ay içinde yaptığı indirimlerle ABD seviyelerine geldi. Perşembe günü İngiltere 100, Avrupa Merkez Bankası ise 75 baz puan indirim yaptı. Avrupa bölgesinde yıllık yüzde 3.5 - 4 seviyelerinde seyreden enflasyon rakamlarına rağmen, faiz oranlarını İngiltere yüzde 2, Avrupa ise yüzde 2.5'e düşürerek adeta mevduat sahibini cezalandırdı. Son indirimlerle Avrupa'da bankaya yatırılan mevduat, yılda 1.5 ile 2 arasında erimiş oluyor. Piyasalarımız, verilerle dolu bir haftayı geride bırakarak kurban bayramı tatiline girdi. Bu arada bütün müslümanların mübarek kurban bayramını kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim. >> Direncin üzerinde tutunamadı ABD'nin resmen durgunluğa girdiği haberi sonrası 25.714 puandan haftaya başlayan İMKB, hızla 23.035 seviyesine kadar geri çekildi. Dolar 1.62 YTL'ye spot piyasada faiz de 20.78 bileşiğe yükseldi. Çarşamba günü beklentilerin altında gelen enflasyon rakamları, faiz indiriminin devam edebileceği beklentisinin artırması, spot piyasada faizleri 18.4 bileşiklere kadar geri çekti. Yerli yatırımcının satış ve alışlarıyla iyice dar banda sıkışan dolar, hafta içinde 1.5530 ile 1.62 arasına sıkıştıktan sonra bayram öncesi 1.5855 YTL'den kapattı. >> Gün doğmadan neler doğar Dışarıda artan işsizlik ve düşen faiz oranlarının, iç piyasalardaki kısa ve uzun vadeli etkilerine bakmak istiyorum. Uzun zamandan beri bayağı hırpalayan global kriz, bizim için yeni fırsatlar getirmeye başladı. Yıllardır yükselen petrol fiyatı ve düşük kur sebebiyle verdiğimiz cari açığı, YTL yatırımı dediğimiz bono ve hisse senedi almak için gelen sıcak para ile finanse ediyoruz. Krizin başlamasıyla birlikte iki piyasaya da gelen satışlarla hisse fiyatları ve endeks, üçte bir fiyatına gerilerken bono faizleri yüzde 25 bileşiklere yükselmişti. Düşüşe geçen enflasyon, artan reel faiz, yüksek kur ve yurt dışından para girişini kolaylaştıran yasa derken son günlerde gelişmiş ülkelerde eksilere düşen faiz oranının, yurt dışından beklenen para girişini daha da hızlandıracağını düşünüyoruz. Gün doğmadan daha neler doğar derler ya, aynen öyle oldu.