Evet nihayet piyasalar tamamen ekonomik verilen etkisinde huzurlu bir hafta geçirdi. Olumlu gelişmeleri şöyle sayabiliriz. Geçen hafta ortasında Merkez Bankası'ndan kotasyon indirimi geldi, ardından uluslararası derecelendirme kuruluşu S&P Türkiye'nin notunu B'den B+'ya çıkardı. Haftanın son işlem gününde Merkez Bankası'nın düzenlediği döviz alım ihalesine yeterli satış talebinin gelmemesi de bu havayı sürdürdü. Bu olumlu haberlere haftalık bazda faizler düştü, döviz yükseldi buna rağmen borsa değer kaybetti. BORSA İMKB 100 Endeksi'nin, 15.420 puandan başladığı haftaya, 39 puanlık düşüşle 15.381 puan seviyesinden kapanış yaptı. Hafta içinde ne Merkez Bankası'nın faiz indirimine gitmesi ne de uluslararası derecelendirme kuruluşu S&P'nin not artırmasına yeterli olumlu tepkiyi veremedi. Endeks en yüksek 15.755 puan seviyesini gördü. Bu seviyeleri de büyük yatırımcılar satış fırsatı olarak değerlendirdi. Endeksin hafta içi gördüğü en düşük seviyede 14.740 puan oldu. Çok az hissenin yükselişi ile, endeksin 16.000 seviyelerine gelmesini piyasa oyuncuları tarafından satış fırsatı olarak değerlendirilmesi, küçük yatırımcının borsadan korkup kaçmasına sebep oluyor. Geçen haftaki yazımda, özellikle bu satışların olabileceğini ve bunun anlaşılabilir olmasının formülünün de işlem hacmine dikkat edilmesinin gerektiğini yazmıştım. FAİZ Merkez Bankası'nın gecelik repo oranlarında 3 puanlık indirme gitmesi, piyasadaki bileşik faiz oranlarının %30.5 seviyelerinden %28-29 bandına kadar gevşemesine sebep oldu. S&P'nin Türkiye'nin kredi notunu artırmasının ardından uluslararası piyasalarda işlem gören Türk tahvillerinin değerini de en yüksek seviyesi olan 125 dolar seviyesine kadar yükseldi. Faizlerdeki bu düşüşün 2004 bütçesinin kesinleşmesinden sonra da devam edeceğini söyleyebiliriz. DÖVİZ Uluslararası piyasalarda dolar, diğer para birimleri karşısında değerlenmesi neticesinde haftaya primli bir artışla başladı. Dolar, serbest döviz piyasasında ve bankalar arası işlemlerde 1 milyon 400 bin TL direncinin üzerinde seyretti. Zaten gereğinden fazla değer kaybetmesinin neticesinde döviz yatırımcısının satış yapmaması, Merkez Bankası'nın da günlerdir 80 milyon dolarlık alım ihaleleri ile piyasada tamamen daralan bir arzla karşılandı. Haftanın son işlem gününde yine Merkez Bankası'nın düzenlediği alım alım ihalesine yeterli döviz satış talebi gelmedi ve dolar 1 milyon 400 bin TL seviyesini destek yaparak 1 milyon 450 bin direnç seviyesini de geçti. Dövizin bu hızlı tırmanışı beraberinde bir çok senaryoyu da piyasalarda tartışır hale getirdi. Aylardır bu köşede dövizin özellikle de doların gereğinden fazla düştüğünü yazıp duruyordum. Hâttâ 1 milyon 300 bin TL ile 1 milyon 400 bin TL seviyeleri arasında maliyet yapmanızı tavsiye ediyordum. Çıkış için gerekçe olarak da her zaman bankaların açık pozisyonlarını kapatacaklarını yazıp duruyordum. Bugüne baktığımızda çok doğru olduğunu görüyorum. Borsa yaklaşık %80 oranında arttı. Hâttâ bir çok hissede %100 ve daha fazla oranda artan hisseler var. Bu hisselere de şu günlerde satışların olması ve bu paraların da değerinden çok düşük kalan dövize yönelmesi çok normal. İyice daralan satış talebinin ardından gerek yatırımcısından gerekse bankalardan, bir de M.B.'sından dövizin tırmanışa geçmesi gayet tabii. Beklentiler... Doların kısa vadede 1 milyon 400 bin TL'deki desteği, 1 milyon 450 ve 1 milyon 520 bin TL aralığında dirençleri var. Haftayı dolar ilk direnç seviyesinden kapamış olması bu seviyenin aşılıp aşılmadığının tam göstergesidir diyemeyiz. Önümüzdeki günlerde kapanış itibariyle göreceğiz; Bu seviye de geçilirse doların seyri 1 milyon 450 bin TL ile 1 milyon 520 bin TL arasında hareket edecektir. Piyasalardaki spekülasyonlardan da kaçınmak gerekli. Dövizde çok çok yükselişte beklemiyorum. Faizlerde genel olarak düşüş eğilimi sürüyor. Borsa da İMKB 100 Endeksi gelen satışların etkisiyle yükselişten çok 1000 puanlık bir bantta seyredeceğini düşünmekteyim. Çünkü ekim ayındayız. Bilanço mevsimi 3. aylık bilançosunda yüksek kâr beklentisi olan hisselerdeki hareketler endeksi etkileyecek. Borsada bugünlerde hisse bazlı hareketler ön plana çıkabilir. İşlem hacmi artan hisselere dikkat etmeliyiz.