Para çıkışı yoktu

A -
A +

Geçen hafta başında Merkez Bankası, bu ay da piyasaların beklentisi doğrultusunda faiz indirimine gitmeme kararı aldı. Yine Merkez Bankası ilk 6 aylık cari açık raporunu açıkladı. 2005 yılının ilk 6 ayında 13.691 milyar dolara ulaşan cari açık piyasalarda tartışılmaya başlandı. Çarşamba günü ABD Merkez Bankası FED 0.25 puanlık faiz artırarak yıllık oranı 3.5 puana yükseltti. Piyasalar 2005 yılının sonuna kadar faizlerin 4 puan olmasını bekliyor. Aylardır arttı-artıyor derken önce 60 dolarları zirve yapan petrol fiyatları hafta boyunca yükselişini sürdürerek 65.30 doları geçti. Tabi ki piyasaların yakından takip ettiği bu konu başlıklarından başka AB ile ilgili gelişmeler de yakından izlendi. Hafta boyunca döviz ve faiz piyasalarında sakin seyir sürerken borsa 29.400 seviyelerine kadar geri çekildi. Endişelendirdi Suudi Arabistan'da ve dünyada tırmanışa geçen terör tehdidi, İran'ın nükleer enerji programına devam etme haberleri bahane gösterilerek uluslararası piyasalarda hızla yükselen petrol fiyatları ekonomi çevrelerini haklı olarak endişelendirdi. 66 dolarları aşan fiyatlar petrol ithal eden ülke ekonomilerinin ciddi kayıplar verebileceği riski, uluslararası yatırımcıları endişelendirdi. Borsalar düştü, altın fiyatları yükselişe geçti. Hafta başında açıklanan rapora göre Türkiye'nin ilk altı 6 petrol giderleri yılın ilk 6 ayında % 36.8 artarak 3.786 milyar dolara ulaşmış. Şu an kullandığımız petrolün anlaşmasının aylar önceden yapıldığını ve aylar önce petrol fiyatlarının 40 ile 50 dolarlar arasında seyrettiğini biliyoruz. Petrol fiyatlarının 65 - 70 dolarlar arasında seyretmesi halinde yıl sonunda petrol faturamızda kabaracağı için oran çok daha yüksek gelebilir. Cari açık cari açık Ayrıca yılın aynı döneminde cari açığın 13.691 milyar dolarlara ulaşması üzerine 20 milyar dolarlar civarında yıl sonu açık beklentileri oluşmaya başladı. Yıl sonunda ne kadar açık veririz tahminlerinden önce bence bu açıkların verildiği tarihlerdeki para hareketlerine dikkat etmek daha faydalı olur diye düşünüyorum. Geçen 2004 yılı içinde bu cari açık meselesi çok tartışıldı. Yıl sonunda cari açığımız 13 milyar dolarlar civarında olurken yıl sonunda büyüme oranımız da % 9 seviyelerinde oldu. Bir çok ülke cari fazla verirken bizim kadar büyüyemiyor. Biz hem açık verip hem de büyüyebiliyoruz. Bunun için açıkların verildiği tarihlerde piyasalarda ne dövize talep artmıştı ne de döviz sıkıntısı çekiliyordu. Geçen 2 yıl boyunca verilen cari açıklara rağmen döviz fiyatları düşüyor mu? Düşüyor. Gereğinden fazla düşmemesi için Merkez Bankası zaman zaman alım yönünde müdahale ediyor mu? Ediyor. Peki cari açık dediğimiz ülke gelirlerinin giderlerinden az olduğunu göstermiyor mu ? Görteriyor. Peki o kadar açığa rağmen Merkez Bankası piyasadan hangi dövizi alıyor? Bence asıl dikkat edilmesi gereken nokta burası. 2 yıldır borsa ve Hazine bonolarında yabancı alımlarından bahsediyorduk. Yurt dışından gelen dövizlerle hem cari açıkları kapadık hem de piyasada faizleri düşürdük. Şimdi en önemlisi para girişinin devam etmesi ve gelen paraların çıkmaması. Bu gelen portföyler ciddi kârlar elde etti. Borsa endeksi hafta başından beri normal bir realizasyon yaşıyordu. Şimdi bizim görevimiz bu realizasyona bir bahane üretmek değil gerçekleri anlatmaktır. Ayrıca gerçekleri gereğinden fazla abartıp durup dururken bir bardak suda fırtına koparırsak 2 yılda gelen dövizleri 2 günde fazlasıyla kaçırırız. Geçen hafta cuma hariç borsa endeksinde düşüşler yaşanırken döviz ve faiz piyasası sakin seyrini sürdürdü. Endeksteki kayba rağmen piyasadan ciddi bir para çıkışı yoktu. Tartışmaların gereğinden fazla uzamasının ardından cuma günü piyasalar değişti. Borsaya ve hazine bonolarına satışlar gelirken döviz piyasasında alımlar vardı.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.