Borsada Ulusal 100 endeksi 22.307 puandan başladığı haftayı, 585 puanlık kayıpla 21.722 puandan tamamladı. Borsada yaşanan düşüşe rağmen para piyasaları dediğimiz döviz ve hazine bonosu piyasaları sakindi. Aslında para ve sermaye piyasaları birbirlerini tersine etkilerler. Biri düşerken diğeri yükselir. Fakat geçen hafta bunu yaşamadık. Yükselemeyen piyasa düşer Borsada endeks hafta boyu 22.500 direncine yaklaştıkça primli hisselere satış geliyordu. Bu hisselere gelen her satış önce endeksi düşürüyor, düşen endeks de küçük yatırımcının moralini bozuyordu. Bu arada primsiz hisselerde de piyasa oyuncuları her kademeyi alım fırsatı olarak değerlendiriyordu. Endeksin düşüşüne de bir bahane lazımdı. İç ve dış siyasette her şey normal. Ekonomi Yolunda gidiyor (bunu ben demiyorum IMF'nin yetkilileri söylüyor). AB yetkililerinin açıklamaları da olumlu. 6 Ekim de yaklaştı. Moodys notumuzu artırdı. Dedik ya burası borsa. Burada dedikodu da bahane de bitmez. Endeksi yukarıya götürmeye niyetleri varsa en olumsuz günde dahi alıp götürürler. Böyle bir günde endeks yükselmiyorsa ya hâlâ istedikleri hisseleri alamadılar. Bunun için endeksin düşüşünden faydalanarak bunu yapacaklar. Veya piyasalarda ciddi sıkıntılar var. Böle bir sıkıntı olsa zaten alternatif piyasalar yukarı yönde hareketlenirdi. Benim kanaatim ilk ihtimal daha uygun diye düşünüyorum. Hisselerin tek tek analizlerine baktığımda da aynı sonuca ulaşıyorum. Örneklerini de dünkü köşemde vermiştim. Borsa endeksinin 22.500 ciddi direnç noktası. Kapanış itibariyle bu seviyenin yüksek işlem hacmi ile geçilmesi mümkün görünüyor. 21.500 seviyesi de direnç noktası. Malum bu haftanın gündemi çok yoğun. 6 Ekim Çarşamba günü AB ilerleme raporu açıklanacak. Bu beklenti öncesinde endeksin 21.500 puandaki desteğinin altında kapanış yapmayacağını bekliyorum. Gün içinde sarkmalar olabilir. Döviz piyasaları Uluslararası piyasalarda ise euro değer kazanıyor. Euro dolar paritesi 1.24 seviyesini geçti. Hafta içinde 2.2443 seviyesine kadar da yükseldi. Euro dolar paritesinin 1.2462 seviyesinde kısa vadeli direnci var. Ayrıca yarın FED başkanı Greespen açıklama yapacak. Dünya piyasaları FED'in yakında faiz artırıp artırmayacağını yakından takip edecektir. Pariteler yeniden hareketlenebilir. Uluslar arası piyasalarda Türk tahvillerine ilgi artmıştı. 2030 yılı vadeli tahvilin fiyatı 140 dolara ulaşmıştı. Şimdilik bu seviyelerini koruyor. Yurt içinde de spot piyasada hazine bonolarının bileşik faizleri % 24.60 seviyelerinde yatay seyrediyor. Her iki piyasada hareketlenebilmesi için ekonomide daha güncel olumlu veriler olması gerekiyor. Merkez Bankası faiz indirimi gibi. Bu beklenti de 6 Ekim AB raporundan sonra her an gerçekleşebilir. AB'den gelecek olumlu veya olumsuz haberler piyasaları hızlı bir şekilde hareketlendirebilir. Böyle günlerde teknik verilerden çok piyasalar siyasi haberlerin etkisinde kalabilir.