Tam 14 ay önce muhalefet partilerinin erken seçim istemesi üzerine uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, Türkiye piyasalarında siyasi riskin artmış olduğunu belirterek yatırımcılarını uyarmıştı. Uyarının ardından borsa endeksi 48 binlerden 32 binli seviyelere kadar hızla düşerken spot piyasada 13 bileşikler altında seyreden faiz oranları 23 bileşiklerin üzerine çıktı. Para çıkışına bağlı olarak bankalararası işlemler ve serbest döviz piyasasında dolar 1.7 YTL'nin, euro ise 2 YTL'nin üzerinde işlem görmeye başladı. Ülke ekonomisinde problem olmadığı halde bir bardak suda fırtına koparan siyasiler yüzünden para çıkışını önlemek için Merkez Bankası haklı olarak kısa vadeli gecelik faiz oranlarını hızla 17.5'e yükseltmek zorunda kalmıştı. Göstermelik de olsa moral oldu Geçen 14 aylık sürede siyasi belirsizliğin devam etmesine rağmen alınan olumlu kararlar neticesinde yeniden yabancı yatırımcının ilgisi çekilerek, sıcak para girişi sağlandı. Borsa endeksi 32 binli seviyelerden 56 binli seviyelere yükselirken 23 bileşiklere kadar çıkan faiz oranları 18 bileşiğin pek altına gevşemiyordu. 11. Cumhurbaşkanı seçiminden önce 17.12 bileşiklere kadar düşen bileşik faiz oranları, global piyasaları olumsuz etkileyen yüksek riskli mortgage dalgası sırasında 18.88 bileşiklere kadar yükseldi ve yeniden 18 bileşiklerin üzerinde tutundu. Piyasalardaki bu manzara hükümetin ve iş çevrelerinin dikkatinden kaçmazken her fırsatta MB'nin faiz oranlarını indirmesi gerektiğinden bahsediliyordu. MB yetkilileri ise yurt içindeki piyasi belirsizliğin bittiğini ancak uluslararası piyasaları olumsuz etkileyen mortgage dalgası devam ettiği için indirimin riskli olacağını dile getiriyordu. 18 Eylül FED toplantısına günler kala hükümet ve iş çevreleri tarafından hep eleştirilen MB sürpriz yaparak faiz oranlarını göstermelik de olsa 0.25 puan indirdi. MB'nin yaptığı sürpriz indirim daha konuşulacak ama piyasalar yarın toplanacak olan FED kararına kilitlenmiş durumda. Arasam da ulaşamam Uluslararası likiditede daralma sağlayan ve yatırımcının risk iştahını kapayan mortgage krizinden çıkmak için FED'den faiz indirim kararı bekleniyor. Piyasalar 18 Eylül'de faiz indirim kararına kesin gözüyle bakarken indirilecek oranın 0.25 mi yoksa 50 mi olacağını tartışıyor. Haftalardır 0.25 puanlık faiz indirimi piyasalarda fiyatların içine girdiği için dünya borsaları krizin bir bölümünü geri almış. 14 bin seviyesinden 12.500 seviyesine kadar gevşeyen DJİ endeksi iki haftadır 13.500'ün hemen altında yatay hareket ederken hisse bazlı hareketler öne çıkıyor. 25 indirimi garanti etmiş gibi 50 de olabilir mi tartışılıyor. Piyasalarda erkenden yaşananları görünce ve birazda FED'in politikalarını yıllardır yakından takip ettiğim ve bizim MB'miz gibi sürpriz yapabileceğini bildiğim için indirim yapmazlarsa ne olur sorusu aklıma geldi. 25 puan belki, 50 puan çok çok zor. Uzun vadede enflasyonist baskı oluşturacağı için 50 puan indirmektense hiç indirmemek bana daha yakın geliyor. Geçen gün bir dealer arkadaşla tartışırken "indirim yapmazlarsa ne olur" diye sorduğumda "gerçekleşmesi halinde uzun süre beni arama" demişti. Faizleri düşürmemeleri halinde piyasaya hızlı bir satış geleceği ve dealerlerin çok yoğun olacağı için arasam da zaten ulaşamam.