Yurt dışına kilitlendik

A -
A +

Yurt içi, haftalardır üst üste gelen olumlu ekonomik verilere rağmen yurt dışından gelen olumsuz siyasi ve ekonomik haberlerin etkisinden kurtulamıyor. Borsada ve hazine bonolarında yerli ve yabancı satışları sürüyor. Döviz piyasasında ise özellikle dolar cephesinde alımlar gözleniyor. Dolara gelen alımlar sadece borsa ve hazine bonolarını satan yatırımcılardan değil, paritenin yükselmesini fırsat bilen euro yatırımcısından da kaynaklanıyor. Bu değişim dünya piyasalarında da 2005 yılının başından beri artarak sürüyor. Son günlerdeki dalgalanmalar bu değişim sürecinin bir sonucu. Yükselişler satış fırsatı, hızlı düşüşler de alım fırsatı olarak değerlendiriliyor. Mayıs ayı yaklaştıkça da bu çark daha hızlı döneceğe benziyor. Düzeltme şarttı Endeks geçen haftaya 25.786 puandan başlamasına ve ekonomideki olumlu gelişmelere rağmen 1933 puanlık hızlı bir düşüşle 23.853 puandan haftayı tamamladı. Teknik olarak endeksin düzeltmeler yapması gerektiğini sizlerle paylaşmıştık. Bu düzeltmelerin nasıl gerçekleştiğine dikkat ederseniz önce 28.400 seviyeleri geçilemiyordu. Yaklaşık iki ay boyunca 27.000 - 28.400 bandında endeks hareket etti. Bu sürede ciddi satışlar oldu. Ardından FED ve dünya piyasalarındaki olumsuz gelişmeler bahane edilerek 23.872 seviyesine kadar düştü ve burada üç hafta süren tepki çıkışı yaşandı. 23.800 seviyesinin dip olmadığını ve bu çıkışın da uzun soluklu olmayacağını, her fırsatta piyasadan mal çıktığını önceki yazılarımda ifade etmeye çalışmıştım. Yaptığımız analizler de doğru çıktı, endeks 26.229 seviyesine kadar sürdü ve bu seviyelerden yeni bir düşüşe geçildi. Cuma günü 23.593 seviyesine kadar düştük. Son dakika alımları ile haftayı 23.853 puandan tamamladık. Havadan nem kapıyoruz Geçen haftaki hızlı düşüş için Apo'nun yeniden yargılanması, sözde Ermeni soykırımı ile ilgili haberler bahane olarak gösterilmeye çalışılıyor. Aylardır teknik olarak düzeltme yapılmasının gerekliliğini herhangi bir habere bağlı olmadan söyleyip duruyorduk. Piyasaların yönü yukarı olunca nasıl ki olumsuz gelişmeler göz ardı edilip çıkış için bahane bulunuyorsa, şimdilerde de piyasanın yönü aşağı olduğu için olumlu veriler dikkate alınmadan en ufak olumsuzluklardan etkileniyoruz. Aslında piyasanın teknik olarak gelmesi gereken noktaya geleceğini, olumsuz haberlerin de sadece bu süreci hızlandırdığını düşünüyorum. Son günlerde piyasalar havadan nem kapıyor ve biraz daha da nem kapmaya devam edeceğe benziyor. Çünkü endeksteki düzeltmenin sonuna geldiğimizi düşünmüyorum. Yani 23.500 seviyesine henüz dip demek için erken. Piyasaların yurt dışı kaynaklı haber akışına kapıldıkları son günlerde mayıs ayında çok daha önemli gelişmeler olabilir. 3 Mayıs'ta FED'den faiz artırımı bekleniyor ve oranı hakkında da dünya piyasalarında birçok spekülasyonlar yapılıyor. Ayrıca 29 Mayıs'ta Fransa'da referandum var. Bu referandum öncesinde ve sonrasında Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili birçok yorumlar yapılacaktır. Öyleyse bu tarihler yaklaştıkça piyasalarımız daha da hareketlenebilir. FED'in yapacağı faiz artırımının oranı ve gelişmekte olan ülkelerden para çıkışının bizim piyasalarımıza sınırlı bir etkisi olacağını düşünüyoruz. Çünkü geçen yılda dünya piyasalarında bugünküne benzer çıkışlar yaşandı ve bizim piyasalarımız bundan pek etkilenmedi. Etkilenmememizin sebebi de AB üyeliği yolunda ciddi ilerlemeler katediyor olmamız idi. AB'ye üyelik beklentisi Türkiye'nin ekonomisine ve piyasalarına iki yıl boyunca lokomotif görevi yaptı. Hâlâ da yapıyor ve beklentinin devam etmesi gerekiyor. Önümüzdeki günlerde yurt dışı kaynaklı haber akışının hızlanacağını tahmin ettiğimiz için biraz daha bekleyip olup bitenden emin olmak gerekiyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.