İlke henüz seçim havasına girmedi ama sormak isterim: Bu işin meraklıları en çok neyi bekliyor? Seçim sonuçlarını mı, AKP listelerinden kimin aday gösterileceğini mi? Bana ikincisi gibi geliyor. Malum, daha çok İstanbul'la Ankara, biraz da İzmir merak ediliyor. Acaba kim aday gösterilecek? Kimin aday gösterileceğini merak etmekle, kimin tayin edileceğini merak etmek arasında ne fark var? Küçük beldelerde, kazalarda aday, aile, aşiret, husumet devreye girer, parti çok dikkate alınmaz ama büyük yerlerde seçmen gözünü kapatır, adayı dikkate almadan oyunu filan partiye verir. Filan partinin adayı kimse o kazanır. Şehrin valisi var, tayinle geliyor. Belediye başkanı var, seçimle geliyor. Geliyor da ne oluyor? Ters çevirince ne olur: Vali var seçimle geliyor, belediye başkanı var tayinle geliyor.. Bir kuralın tersi-düzü aynı kapıya çıkıyorsa, adet yerini bulsun kabilinden konulmuş bir kural demektir. Seçim diye birşey varmış, bizde de olsun. Bu işleri parti merkezlerinin tasallutundan kurtarmanın tek bir yolu var, bu da biliniyor, konuşuluyor, ama uygulanmıyor. İki turlu seçim. Dileyen herkes, merkeze, parti yönetimlerine yaranma ihtiyacı duymadan.. İki dudaktan çıkacak iki kelimeyi beklemeden dilediği yerden başkan adayı olur. En çok oy alan iki aday ikinci tura kalır. İkinci turda iki adaydan biri seçilir. Hatta belediye başkanlığı ile valilik-kaymakamlık tek elde toplanır. Eğer bu -şimdilik- işimize gelmiyorsa yerel yöneticileri merkezden tayin etmenin hiçbir sakıncası yoktur. Gidip usulen oy atmak, birkaç ay seçtim, seçiliyorum, kazandık, kaybettikle oyalanmak sizi mutlu ediyorsa aynı düzenin devam etmesinde de sakınca yoktur. Varın biraz daha oyalanın. Kıbrıs Kıbrıs meselesinin içerdeki taraflarını alt alta yazıp topluca gözattınız mı? Bir tarafta Doğu Perinçek, Devlet Bahçeli, Bülent Ecevit, biraz da Mehmet Ağar. Öbür tarafta hükümet. Baykal henüz kararsız..biraz o tarafta biraz bu tarafta. Peki taraflar ne istiyor: Bir taraf artık bu işi çözelim, diyor. Öbür taraf, ne yani verip de kurtulalım mı, diyor. Kıbrıs'ta tasnif daha kolay. Bir tarafta Denktaş, öbür tarafta Kıbrıs'ın tamamı. Herkes doğrusunu anlatsın, referandum yapalım desek ona da karşı çıkarlar. Yavrucum biz orayı referandumla değil, kan vererek kazandık derler. Ben içerdekilerin çözümde, çözümsüzlükte pay sahibi olduğuna inananlardan değilim. Gülümseyerek seyrediyorum.