Çelebi Mehmed, Ankara Savaşı sonrası dağılan devleti toparlamak için çok uğraşır. Görünen o ki bu çalkantı bir müddet daha sürecek, sükunet vakit alacaktır. Bu yüzden oğlu Murâd'ın iyi yetişmesini arzular. Onu Amasya, Bursa, Edirne gibi ulema yuvalarına yollar. Murâd özellikle lâlâsı Yörgüç Paşa'dan çok şey kapar. Henüz Şehzâde iken, Börklüce isyânını bastırır, "senin ne haddine" diyenlere rağmen Samsun'u alır, ülkesine katar. Babasının vefâtı üzerine sultan olan Murâd henüz 18 yaşındadır (1421). Garibim tahta oturamadan ortalık karışır. Zira İmparator Manuel Osmanlının yumuşak karnını iyi bilir. Elinde tuttuğu Düzmece Mustafa ile Aydınoğlu Cüneyd'i Gelibolu'ya çıkarır, Dimitrios Leontarios kumandasındaki 15 gemilik bir donanmayı emirlerine sunar. Düzmece Edirne'ye kolay girer ve devletini kurar. Asker besler, para basar, vergi toplar. Hatta üstüne gönderilen Bayezid Paşayı yakalar, cellada yollar. İşin acı yanı bu boşluktan istifadeye çalışan Anadolu beyleri ayaklanırlar. Germiyan ve Karamanoğulları "beklendiği gibi" Düzmece'nin yanında olurlar. Aydınoğulları, Saruhan topraklarına sızarken, İsfendiyar Bey Çankırı, Tosya civarlarında ferman okutmaya başlar. Doğrusu Düzmece, yeğeni Murâd'ı ciddiye almaz. Hatta gelir, Bursa'yı işgale kalkar. Lâkin Akıncı Beyi Mihaloğlu Mehmed bir şekilde eski silah arkadaşlarına ulaşır ve "gelin Murâd gibi din devlet gayreti olan bir sultan etrafında toplanalım" diye çağrı yapar. Aklın yolu birdir cengaverler ona uyarlar. Etrafı boşalan Düzmece nefes nefese Rumeli'ye kaçarsa da onu yakalar, Edirne burçlarında sallandırırlar. Bizans durur Murâd Han bu gaileyi atlatır atlatmaz İstanbul'u kuşatır, İmparatorun kalbine korku salar. Manuel yalvar yakar olur, "vergiyse vergi, topraksa toprak" diye sızlanmaya başlar. Emir Sultan gibi bir veli ile 500 dervişi büyük bir şevkle savaşırlar. Müdafaa çözülmeli olmuştur ki bu kez de küçük kardeşi Mustafa Çelebi ayağa kalkar. Karaman ve Germiyan desteği ile Bursa'yı sıkıştırmaya başlar. Haydaaa! Sen İstanbul'u düşürmek üzereyken, öz kardeşin gelsin, başkenti bunaltıp soydaşına silah çeksin... Mustafa Çelebi, Bursa'yı alamasa da İznik'i ele geçirir, evet Murâd Han bu acemi çocuğu yakalayıp cezasını verir ama Bizans kurtulduktan sonra neye yarar? Neyse Entrikacı İmparator Murâd'ın kolay lokma olmadığını anlar, hele kaşla göz arasında Candaroğullarını sürüp Karamanlılarla el sıkışınca sıraya girer ve "anlaşma yapalım, vergi vereyim" demeye başlar. Bu arada İzmir, Menteşe ve Teke beylikleri Osmanlıya katılır, dünyalıkla işi olmayan Yakuban Çelebi koca Germiyan Beyliğini (kızının çeyizine katar) Murâd Han'a bağışlar. Fîrûz Bey Eflâk'te, Evrenos Bey Mora ve Arnavutluk'ta at oynatırken Venediklilere huzur batar. Tutar, Selanik'i ele geçirir, Macarlarla ittifâk yaparlar. Leventler, Eğriboz, Modon ve Koron'u vurur, Selanik'i geri alırlar. Venedikliler Gelibolu'da Türk donanmasına taarruz eder ama müthiş bir bozguna uğrarlar. Adamlar perişan olur, hiç yoktan kendilerini haraca bağlatırlar. Osmanlılar Balkanlar gibi iğneli fıçıda bile adil bir idare sağlar, kimseye dilinden, dininden ötürü farklı muamele yapmazlar. Nitekim İtalya hâkimiyetindeki Yanya'da ahâli despot kavgalarından bıkar, kendi istekleriyle Türk adâletine sığınırlar. Karaman vurur İşte bu çok "ciddi" bir tehdittir. Eğer Avrupalılar kendi istekleriyle Türk hakimiyetine girmek istiyorlarsa Kilise buna bigane kalamaz. Papa eteklerini tutar ortalığa çıkar, feryat figan sefer çağrısı yapar. Papazlar harıl harıl adam toplarlarken, Karamanlılar bir kez daha Osmanlıyı arkadan vururlar. Murâd Han gider önce Karamanoğullarını hizaya sokar, ardından Ali Bey ve akıncılarını Macaristan'a yollar. Türk atlıları sadece kırk beş gün içinde Erdel'e ulaşır, ne kadar kışla varsa yakar, yetmiş bin askeri esir eder, peşlerine takarlar. Şimdi sıra Sırp Kralı Brankoviç'e gelir, Osmanlı dostu Lazaraviç'in yerine geçen ve hasmane tavırlar takınan Brankoviç, kendini Macar Kralının himayesine zor atar. Başkent Semendire elinden çıkıverince kızı Marya'yı Murâd Hana verip kurtulacağını sanar. Sultan onu 50 bin düka altını haraca bağlar ama rahat durmayınca "karımın babasıdır" demez gidip Semendire'yi alır ve asi kayınbiraderlerini zindana tıkar. Almanlar ve Macarlar Semendire'yi kurtarmak için yola çıkarlarsa da İshak Bey ve Osman Çelebi'nin akıncılarına çarpar ve dağılırlar. 2. Albert kaçar, Kral Tvartko yıllık vergisine zam yapar. 25 bin altını paşa paşa getirip Osmanlının avucuna sayar. Ancak Belgrad kuşatması uzayınca Avrupalılar yeniden ayaklanırlar, Macarların millî kahramanı Hunyadi Yanoş Balkan prenslerini etrafında toplarken, Karamanoğulları Sivrihisar'a kadar gelir, halka çok eziyet yaparlar. Haçlı ordusu, Tuna'yı rahat aşar ama Yalvaç Muhârebesinden (1444) istediklerini alamazlar. İki taraf ta çok yıpranır, Murâd Han Anadolu'daki gailelerle uğraşmak için Avrupalıların "masaya oturma teklifine" sıcak bakar. "Segedin Antlaşması"yla on yıllık bir sulh koparınca tacını tahtını Mehmed'e bırakır. Hacı Bayram-ı Velî'nin "İstanbul fatihi" diye gösterdiği 12 yaşındaki çocuğu gözünü kırpmadan "sultan" yapar.