Hindistan'ı Amerika'da arayan kaşif Christopher Colombus

A -
A +

Beylik sorudur. Söyle yavrum Amerika'yı kim keşfetti? - Kristof Kolomp - Kaç yılında? - 1492. - Aferin otur... Bunun adı da eğitim yani, külliyen yalan. Uzmanlara sorarsanız Amerika'yı önce Asyalı Türkler (şimdi onlara kızılderili diyorlar) bulur ve yerleşirler. Sonra? Sonra elbette Müslüman denizciler. Zira Kristof'tan 500 yıl evvel yaşayan Biruni, kıta hakkında mufassal bilgiler verir, Piri Reis ise yaptığı haritalara en ufak detayları bile çizer. Aslında Kristof Hindistan'ı arayan maceracının tekidir ve indiği yerin de "bir kıt'a" olduğunu bilememiştir. Hindistan'a batıdan İsterseniz baştan alalım. Kristof 1451 yılında Cenova'da doğar, onu bekleyen iki meslek vardır. Ya tüccarlık yapacaktır, ya gemici olacaktır. O, ikincisinde karar kılar, küçük yaşlardan itibaren deryaya çıkar. Miçoluk, tayfalık, serdümenlik derken herkese nasip olmayan seyahatlar yapar. Afrika kıyılarını, İngiltere'yi dolanır, hatta Grönland'a kadar uzanırlar. Kristof bir ara haritacılığa merak salar. O günlerde dünyanın yuvarlak olduğunu savunanlar (bir kaç kafası çalışan adam) "sürekli batıya giderek Hindistan'a ulaşacaklarına" inanırlar. Bu yerinde bir tezdir ancak dünyanın büyüklüğü hakkında bir fikirleri yoktur, Hindistan'ı hemen yanıbaşlarında sanırlar. Aslında aradan Amerika kıtasını ve Pasifik Okyanusu'nu çıkarırsanız pek de yanılmış sayılmazlar. Kolomp'un malı mülkü olsa dakika durmadan yola çıkacaktır ama gemi dediğin alamet bakkalda satılmaz, hem 40 tayfa kolay mı doyar? Aklındaki seyahati yapabilmek için Portekiz kralına baş vurur ama yüz bulamaz. O da çalışmalarını İspanya Kraliçesi İsabella'nın önüne koyar. Uzak ufuklardaki zengin sömürgelerden söz açar. Gemiler dolusu altın ve baharat vaad edip kadının gözünü boyar. Kral Ferdinand, Kristof'u geveze ve hayalperest bulur ancak Kraliçe İsabella hazinenin kapısını aralar. Bir mânâda yatırımı maceraya yapar. Kızılderili kanıyla 3 Ağustos 1492'de üç gemi (Santa Maria, Nina ve Pinta) ve 120 mürettebâtla Palos limanından ayrılırlar. Güneybatı rüzgârını arkalarına alır ve bir ayda Kanarya Adalarına varırlar. 12 Ekim'de Bahama önlerine demir atarlar, ancak Hindistan hayaliyle yola çıkan gemiciler sabırsız davranırlar. KK belki de bu baskıdan olacak Amerika'yı görür görmez "başardım" çığlıkları atar. Hoş hayâtı boyunca da bu iddiasından caymaz. Israrla Doğu Hindistan'a ulaştığını iddia eder, kızılderililere İndia (Hindliler) adını takar. Orta Amerika'yı Asya'ya benzetmek tamamdır da ne bekledikleri kadar altın, ne de baharât bulurlar. İspanyolların kıtaya ayak bastığı günlerde Amerika'da takriben 50 milyon yerli yaşar. Kristof bunların silahsız olduğunu görünce cengaverliği tutar. Yerliler, ilk kez karşılaştıkları kılınçları keskin tarafından tutup ellerini kesince adamlarına göz kırpar. Seyir günlüğünde tam 75 kere "Altın" kelimesine yer veren KK altın maltın bulamaz. Ancak ne farkeder, eğer yerlileri gemilere doldurup satarlarsa.... Zaten adamları ipten kazıktan dönme çapulculardır, kimsenin gözünün yaşına bakmazlar. Her ne kadar yola "Mesihin adını yaymak ve bilinmeyen toprakları kraliçe adına kutsamak" için çıktıklarını söylüyorlarsa da para kaygısından kurtulamazlar. KK yerliler için "gençtiler, sağlıklı ve biçimli bedenleri vardı. Yüzleri çok güzeldi. Saçları düz, parlak ve at kuyruğu gibi gürdü. Gözleri koyu renkli ve iriydi. Bacakları uzun, karınları yağsızdı" diye yazdığına bakılırsa onlara "esir tüccarı" gözüyle bakar. Ona göre bunlar çok iyi hizmetkâr olurlar. Sadece elli adamla binlercesini ambara kaparlar. Sonra çıkar pazara, gelsin altınlar... Bu arada aksilikler aksilikleri izler, Santa Maria karaya oturur, KK. 20-30 adamını yörede bırakır ve 224 gün sonra çıktığı limana geri döner. Yanında kızılderililer, papağanlar ve yerlilerden çaldıkları altınlar vardır. Bazıları onu alaya alsalar da kraliçe hoş karşılar ve mükafatlandırıp madalyalar takar. Kısa yoldan Hindistan'ı bulmanın getirdiği heyecanla her imkânı önüne açar. Kristof'u "koloni kursun" diye 17 gemi ve 1200 maceraperestle Cadiz'den uğurlar. İlk koloni Hispanyola Kafile Dominik'e kolayca varır. Antil Adalarını dolaşarak Santa Maria'yı bulurlar. Ancak gemide kalan adamlar yerlilere hiç de hoş davranmamış ve yöreden sökülüp atılmışlardır. Bunu duyan bir kaç heyecanlı "yerlilere ölüm" diye bağırmaya başlar. Belki inanamayacaksınız ama bu çağrı hızla muhatap bulur, işi gücü bırakıp insan avına çıkarlar. KK "Hispanyola" bölgesinde ilk kazmayı vurur ve Amerika'daki ilk koloninin temelini atar. Çok geçmeden İngilizler ve Fransızlar da "yeni kıta"ya damlarlar. Soluk benizlilerin ortak özelliği şudur ki biteviye kızılderili topraklarına doğru yayılır ve kan dökmekten keyf alırlar. Hasılı Bush'un dedeleri Amerikayı "kanla zülumle" kurarlar.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.