Bazıları zaman zaman kampanyalar başlatır. Bazı gazete ve televizyonlar o konuda aynı haberlere yorumlara yer verir. Sanki hepsi aynı elden çıkmış gibi... Yayınlar ısrarla devam ettirilir. Bazen olayları abartmakla yetinirler, bazen de asparagas haberleri de ilave ederler. Her defasında da kendilerini destekleyen uzmanları(!) bulmakta zorlanmazlar. Muhabiri oldukları yabancı gazete, televizyonlara da benzer haberleri gönderir, bir şekilde müstear isimle yer verilmesini sağlarlar. Sonra da, aynı haberi iktibas ederek, "Amerikan ve Avrupa basını da yer verdi, tepki gösterdi..." gibi uydurmalarda bulunurlar. Bazen de yabancı kuruluşların, meyhanede birlikte demlendikleri Türkiye'deki temsilcisini ikna ederek haber yapmasını sağlar, sonra da onu abartarak kullanırlar... Neticeye varmak için var güçleriyle mücadele ederler; yalan, uydurma ve kandırmacaları mesleki etik açısından sakıncalı bulmazlar. Hedef aldıkları konular da bellidir; İmam Hatip, Türban, cami, içki, zina... 28 Şubat sürecinde böyle yaptılar. Şimdi de durum aynı, camiyle başladılar, içkiyle devam ettiler, sıra geldi İmam Hatip'e... Bu tür netameli konuları harekete geçirmede, gündeme getirmede de o kesimlerin dahli var diye insan düşünüyor. Ama Türkiye ve dünyadaki şartlar değişti, iktidar güçlü duruyor; bu defa tezgâhları işe yaramaz gibi gözüküyor... ------ Ortaköy'deki Gazi Osman Paşa Ortaokulu binası ne oldu? Geçen gün Ortaköy'e gittim. Sahilde bir okul enkazına gözüm takıldı. 4-5 yıl önce yanan (kasten yakıldığına eminim) Gazi Osman Paşa Ortaokulu enkazı, otoparka dönüştürülmüş arsası ve otoparkçıların para kazanma hırsı... O okul çok güzel ve kaliteliydi, orayı bitiren kesin olarak üniversiteye girebiliyordu. Oğlum da bu okuldan mezun olduğu için daha çok geçmişe daldım ve üzüldüm, yetkililerin verdikleri sözleri hatırladım, bu sözlerin unutulması beni daha da üzdü... Hani bu okul en kısa zamanda eskisi gibi yapılacaktı. Hatırladığım kadarıyla, Sakıp Sabancı da bu okulun eski haline getirilmesi için 10 trilyon bağışlamıştı; bu paraya ne oldu? Lütfen bu irfan yuvasını otoparkçıların işgalinden kurtarın, söz verdiğiniz gibi eski haline getirin... > İsmi mahfuz-İSTANBUL ------ Palmiye merakı nereden geliyor? 15 Aralık 2005 günü saat 15 sularında, Vatan Caddesi'nden Aksaray istikametine doğru gidiyordum. Her defasında zevkle seyrettiğim ağaçlara, çınarlara bakmak isterim. Bakmamla birlikte şoke oldum; 30-40 yıllık o güzelim ağaçlar kesiliyor, yerlerine, tutup tutmayacağı meçhul palmiyeler dikiliyordu. Gördüklerime inanamadım. Katledilmiş ağaçlar da kısa zamanda parçalanarak kaçırılıyordu... Nedir bu palmiye merakı, bu iş için harcanan paraya yazık değil mi? Osmanlı'nın çınarlarına ne oldu? > Rafet Doğan-İSTANBUL ------ Tel: 0 212 454 38 22 Fax: 0 212 454 31 00