Seçimlere 30 gün kaldı. Ramazan ayının da son bir haftası. Ortada ramazan havası var ama seçim havası yok. Evde televizyon izliyoruz ama programlar sakin gidiyor. Arada hareket oluyor ama eski seçim günlerini mumla arıyoruz...
Sokağa çıkıyoruz. Seçim konuşan yok. Millet bazen, “Seçim ne olur” diyor ama o kadar. Siyasetsizliğin en yoğun olduğu günler. Liderler birbirine sataşıyor ama sertlik yok. Vaatler bildiğiniz gibi...
6 Şubat‘taki depremlerin etkisi de var. 13,5 milyon insan etkilendi depremden. Çadırlarda ve konteyner kentlerde yaşayan insanların hâliyle seçim diye derdi yok. Can derdi hâlâ birinci gündem.
Klasik laf olacak ama 20 yıldır seçim izliyorum. Bu kadar seçimin olmadığı bir atmosferi hiç görmedim. Bayramdan sonra hızlanır mı, emin değilim. Bayram sonrası zaten 3 hafta kalıyor.
Millet bıktı mı, yorgun mu, sıtkı mı sıyrıldı mı acaba? Ha, ekonomi iyi değil. Hâlâ pahalılık var. Bunun da etkisi olabilir.
2-6 Mart tarihleri arasında İyi Parti’de yaşananlar olmasa belki onlar daha atak olabilirlerdi. Böyle ortamlarda seçim sonuçları beklenenden farklı olur. Ya millet gerçekten bir dip dalgayla geliyor ya da akış böyle devam etsin istiyor.
Bazen sizin ekranda izlediğinizle milletin yaşadıkları ya da gündemi aynı değildir. Sizin anlattığınızı millet umursamaz bile. Ne diyelim, en iyisini 14 Mayıs’ta millet oylayacak.
Amerika herkesi dinliyormuş!
Washington Post gazetesi bir haftadır bazı Pentagon belgelerini ifşa ediyor. ABD devletine ait belgelerde dış politikada bazı önemli gerçekler de yer alıyor. Haberin başlığı ilginç: “Sızan istihbarat, ABD'nin hasımları ve müttefiklerini gizlice dinlediğini ifşa ediyor.”
Demek ki ABD dost düşman herkesi dinliyor. Kimse bunu olağandışı bulmuyor. Yani ABD istediğini dinleyebilir.
Rapora göre, Türk hükûmetinin Wagner'in çabaları hakkında ne bildiği ya da bu çabaların sonuç verip vermediği belirsiz. Ancak bir NATO müttefikinin Ukrayna'ya karşı savaşında Rusya'ya yardım etmiş olabileceğinin ortaya çıkması, özellikle de Türkiye'nin İsveç'in Kuzey Atlantik askerî ittifak saflarına katılmasını engellemeye çalıştığı bir dönemde, zarar verici bir etki oluşturabilir.
Sızdırılan istihbarat dosyasındaki diğer bazı belgeler gibi, Türkiye'nin de dâhil olduğu toplantılarla ilgili raporun elektronik cihazlar ve dinleme teknolojileri yardımıyla yapılan “sinyal istihbaratı” yöntemiyle sağlandığı iddia edildi. (BBC Türkçe)
Rusya-Ukrayna savaşına dair de belgeler var. Kimin elinde ne kadar silah var, hepsi not edilmiş.
ABD, belgeleri sızdıranlarla ilgili araştırma yapıyor. Ancak belgelerin ABD’ye bir zararı olmadığını da açıklayalım.