6’lı Masa Ortak Mutabakat Metni’ni açıkladı. Türkiye’nin sorunlarıyla ilgili bazı öneriler var. Yapılacaklarla ilgili bir liste yapmışlar.
Her siyasi partinin söyleyeceği şeyler var içinde. Eğitimde KDV’yi indireceklerini söylüyorlar, enflasyonu iki yıl içinde tek haneye indireceklerini de. Seçim barajı yüzde 3’e inecekmiş. Millî gelir iki katına çıkarılacakmış. Yaşlı aylıkları artırılacakmış. Böyle devam ediyor...
Neyi nasıl yapacaklarını söylemiyorlar ama her seçime giderken klasik vaat cümleleri bolca kurulmuş.
Ancak bazı maddeler var ki, herhâlde AK Parti dönemini hatırlatmasın diye koydular onları. Mesele Atatürk Havalimanı yeniden açılacak denmiş. Peki yeni havalimanı ne olacak? Belli değil. Külliye’de oturmayacaklarmış, Çankaya’yı kullanacaklarmış. Neden mesela?
Cumhurbaşkanlığı uçaklarını satıp yangın söndürme uçakları alacaklarmış... Böyle imalı hareketler var. Siz ülkeyi yönetmeye geliyorsunuz, inatlaşmaya değil!.. O zaman şehir hastanelerini de kapatın. Yolları, köprüleri ne yapacaksınız?
Muhalefet hâlâ AK Parti’nin etkisinde. Metni bile Sayın Erdoğan’a göre yazmışlar! Her şeylerini Erdoğan’a göre ayarlıyorlar. Sanki AK Parti döneminde yapılan her şeyi yok sayacak gibi bir hava var. En iyisi bekleyip görmek...
EYT’de prim gün sayısı olmadı
Buradan açık açık yazmak ve söylemek gerekir. EYT’de 7 Eylül 1999 öncesi işe başlayıp; kadınlarda 20, erkeklerde 25 yılı dolduranlar ve 5000 prim günü tamamlayanlar emekli olacaktı.
Hepimiz böyle anladık. Hep böyle anladık. Prim hesabında değişiklik olur diye hesaba katmamıştık!
Nitekim insanlar da böyle anladı ki, doğum borçlanması ve askerlik borçlanmasını yatıranlar oldu. Ama iki gün önce yasa Meclis'e gelince gördük ki, öyle değilmiş. Mesela benim sigorta girişim 1 Ağustos 1996. Prim günüm 5825 gün olmalıymış. 5000 gün yeterli değil.
Bu konuda hayal kırıklığı yaşayanlar çok oldu. Genel Kurul’da bunun dikkate alınıp düzeltilmesi gerekir...
İngiltere’de grevler mi yasaklanmış?
Dün BBC’de gördüm: İngiltere devleti grevleri kısıtlayan yasa tasarısı Avam Kamarası’ndan geçti.
İngiltere, İskoçya ve Galler’de geçerli olması öngörülen tasarıda, bakanlara itfaiye, ambulans ve demir yolu hizmetlerinde minimum düzeyde hizmet verilmesini zorunlu kılma yetkisi veriliyor.
Tasarı, diğer sağlık ve ulaştırma ile, eğitim, sınır güvenliği ve nükleer sektörlerini de kapsıyor ancak hükûmet bu sektörlerde gönüllü uzlaşmalara varılmasını umuyor. Her sektör için gereken minimum hizmet seviyesiyse görüşmelerle belirlenecek. (BBC)
İngiltere demokrasinin beşiği değil miydi? Orada temel hakları yasaklamak ya da kısıtlamak ne demek? Görüldüğü üzere her yerde oluyor.
Bizde böyle yasa çıksa ne demokrasi kalır ne özgürlük! Bunu yazdık ya, “Bizde zaten özgürlük mü var” diyecek birileri hemen. Türkiye’de her şeyi kötü, dünyada her şeyi iyi göstermeye devam edecekler...