Muhalefetin 14 Mayıs seçimlerini kaybetmesinin birçok sebebi var. Bunların çoğunu burada yazdık. Ancak bir sebep daha var: Muhaliflerin iktidara gelirse herkesi yargılayacağını söylemesi...
Öyle bir korku saldılar ki, AK Partili olan herkesi mahkemeye çıkaracaklarını iddia ettiler. Kimseye acımayacağız dediler. Kimi neyle suçladıklarını söylemeden Sayın Erdoğan’ı destekleyenleri kodese tıkayacaklardı. Muhafazakârlar 20 yılda çok kazanım elde etti. Bunları kaybetmek istemiyorlar.
Türkiye’de yaşayan herkes büyük kazanımlar elde etti. Maddi manevi rahatlama oldu. Ekonomi 2 yıldır sıkıntılı diye insanların Erdoğan’a sırt döneceğini sanmak safdillik olur.
Türkiye yeni bir döneme giriyor. Artık “seni yargılayacağım” demenin bir mantığı yok. Herkes işine gücüne baksın.
Sayın Erdoğan da "kimse kaybetmeyecek" dedi. Kimse içeri girmeyecek, kimseye dava açılmayacak.
Muhaliflere düşen bir dahaki seçimlere çalışmak ve önlerine bakmak. Daha akıllıca hareket etmek. Şu an hepsi üzgünler ama olmasınlar. Çünkü bu seçimi varlık ve yokluk olarak gördüler. Ancak vaatleri öne çıkmadı. Sosyal medyadan insanları yargılamakla tehdit ettiler. Keşke konsantrasyonlarını buna değil de başka şeye yoğunlaştırsalardı.
İnsanları ikna etmenin yolu "ben daha iyi yöneteceğim" demektir. İnsanlara umut vermektir. Geleceğe olumlu bakmalarını sağlamaktır...
Muhalif sanatçı ve gazeteciler seçim sonuçlarından memnun
2016’da Trump iktidara geldiğinde Amerika’da muhalif kanallar izlenme rekoru kırmaya başlamıştı. CNN, ABC, NBC uçuyordu. 2020’de Biden seçilince bu kanalların izlenme oranı düştü. Gayet normal bir durum.
Türkiye’de muhalifliğin ekmeğini yiyen bir kesim var. Bunlar "gardırop Atatürkçülüğü"yle, saçma muhaliflikle zengin olup oldular. Kendi kitlelerini böyle konsolide ettiler.
Şayet muhalefet seçimi kazansa bunların hepsinin forsu gidecekti. Söyleyecekleri hiçbir şey kalmazdı. Fatih Portakal, Şahan Gökbakar eminim sonuçtan memnundur. Ne de olsa muhalefette ve eleştireceği bir hükûmet var. Bu elinden gitse geriye ne kalacak? Hiçbir şey.
Fatih Portakal hâlâ halkı küçümsüyor. Kendisi ve kitlesinin akıllı olduğunu, diğerlerinin cahil olduğunu düşünüyor. Gerçek elbet böyle değil ama ne de olsa bunu yiyen bir kitle var. Yazık değil mi?
Ben muhalif seçmen olsam bu tür gazeteci ve sanatçılara şöyle seslenirim: “Arkadaş bize iktidar olacağımızı söylediniz ama olmadı. Sürekli onlar kazanıyor. Niye bize yalan söylüyorsunuz?”
Siz bakmayın onların mutsuz göründüğüne. Hepsi sonuçtan memnun. Kendi kitlelerini morfinlemeye devam ediyorlar...