İnanca saygısızlık ve İslam’a yapılan terbiyesizlik!

Sesli Dinle
A -
A +

Avrupa değerler sistemi olarak dünyaya bazı konularda önayak olmuştur. Amerika da öyle. 1776 Bağımsızlık Bildirgesi ifade özgürlüğü, düşünceyi açıklamada mihenk taşı görevi görmüştür. 

 

İkinci Dünya Savaşı ve faşizmin yükselişiyle insan hakları ayaklar altına alındı. Yerle bir edildi. Ahlaki değerler konusunda dünyaya caka satan Batı kendi değerlerine duyarsız kaldı. En barizi işte İslamofobi ve Kur'ân-ı kerime yapılan terbiyesizlik!.. İsveç’te vekiller, utanmazlar Kur'ân-ı kerim yakıyorlar. Kameraların önünde, kışkırtıcı bir şekilde yapıyorlar. 

 

1,7 milyar Müslümanın inancı yok sayılıyor. İslam’a hakaret ediliyor ve Batı olan biteni izliyor! Herkes istediğine inanma ve bunu dile getirme hakkına sahiptir. İnanmayana da saygı duyulur. Ama bir insanın inancına küfür, Kutsal Kitaba hakaret; hele hele yakma asla kabul edilemez... 

 

İsveç bir yandan Rusya’dan korkuyor. Bir yandan NATO’ya girmek istiyor. Türkiye’nin desteğine sahip olması gerekiyor. Ama hem PKK ve FETÖ ülkesinde cirit atıyor hem de inanca terbiyesizliğe göz yumuyor.

 

Kur'âna, İslam’a siz inanmayabilirsiniz ama yakmak nedir? Nerede kaldı ifade özgürlüğü? Avrupa Birliği değerler sisteminde başka inanca saldırmak var mıdır? 

 

İsveç devleti isterse bunu durdurabilir. Şayet yapmıyorsa orada başka şey dönüyordur. Yani göz göre göre bu saldırganlığa göz yumuluyor demektir. 

 

Bakın göreceksiniz, İsveç devleti bir şey yapmayacaktır. Bu terbiyesizliği de ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirecektir. Şaşırmamak lazım. Avrupa böyle. Kendi inanç ve değerleri dışında her şeye yabancı ve saygısız. Bu saygısızlığa sadece Türkiye değil diğer İslam ülkeleri de tepki göstermeli. Ama sanmıyorum. Onlar da susacaktır!.. 

 

Avrupa değerler bakımından her geçen gün geriye gidiyor. Dünyada olan biteni hiçbir şey olmamış gibi izliyor... 

Kim bu Rasmus Paludan? 

İsveç’te Kur'ân yakan Rasmus Paludan sadece geçen yıl İsveç'in farklı noktalarında üç kez Kur'ân-ı kerim yakarak, tepkilerin odağı oldu.

 

Stram Kurs (Sıkı Yön Partisi) lideri Paludan, geçen yıl Stockholm'de bulunan Zayed bin Sultan Al Nahyan Camii, diğer adıyla Stockholm Camii önünde, Uppsala kentindeki Kvarngrdet semtinde bulunan Uppsala Camii önünde de, son olarak Jönköping kentinde cami önünde Kur'ân-ı kerim yakarak, büyük tepki çekmişti.

 

Avrupa ülkelerinden bazıları Paludan’ı sınır dışı etmişti. Fransa’ya Kur'ân-ı Kerim'i yakma eyleminde bulunmak üzere 11 Kasım 2020’de gelmesine rağmen polis ülkeye girmesine müsaade etmedi. 

 

Belçika da yine buna benzer bir eylem yapıp tahriklerde bulunacağı gerekçesiyle aynı yıl aşırı sağcı siyasetçinin ülkeye girişini 2020 yılında yasakladı. (Euronews) 

 

Paludan ve benzer terbiyesizler nefret suçu işliyorlar. Avrupa’da nasıl Yahudilere uygulanan soykırım yok demek suçsa insanların inancına yapılan saldırlar da suç olmalı. Siyasete girmemeli böyle tipler. Avrupa Birliği böyle etkinliklere asla izin vermemeli. Paludan gibi asalakların yeşermesine yol açan Avrupa’nın genelindeki bu eylemler İslam’a saygısızlıktır. 

 

Böyle giderse aşırılar Avrupa’da daha çok ilgi görecektir. Bunun önüne geçmek Avrupa’nın kendi elinde.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.