CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Emniyet ve Jandarmanın cari açığı kapatmak için uyuşturucu işi yaptığını söyledi. Yenilir yutulur bir iddia değil. Nitekim bu iki güzide kurum ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu dava açacaklarını söyledi.
Kemal Kılıçdaroğlu dün yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Bu uyuşturucu paraları Türkiye’ye gelsin diye birden fazla kanun çıkardılar. Son 1 ayda Sırp mafya lideri İstanbul’da öldürüldü. Azerbaycanlı mafya lideri Ataşehir’de öldürüldü. İstanbul’un ortasında Gürcülerle İranlılar AVM’lerde çatıştılar. Antalya’da da bir mafya lideri öldürüldü...”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun emniyet ve jandarmayı uyuşturucu işi yapmakla suçlamasıyla mafya liderleri arasında hiçbir bağlantı yok. Zaten Sırp lider daha önce sınır dışı edilmiş ama sonra tekrar gelmiş. İki grubun AVM’de çatışmasıyla devletin birimlerini uyuşturucu ticareti yapmakla suçlamanın ne alakası var?
Bir ana muhalefet lideri nasıl böyle bir iddiada bulunabiliyor? İnsan iddiasını ispatlar. İspat olmayınca kurumlara çamur atmak dışında bir şey kalmıyor elde. Kemal Bey bence son 12 yıldır girdiği her seçimi neden kaybettiğini iyi incelemeli. Gerçekten böyle akıl dışı iddiaları dillendirmekle kimi ikna edeceksiniz?
Biri hakkında ithamda bulunduğunuzda mahkeme bile ispat etmezsiniz size müfterilikten ceza veriyor. Kemal Kılıçdaroğlu aday olacak, öyle görünüyor. Ama bu söylem ve yöntemlerle sonuç alması imkânsız...
Geçen hafta Sezgin Tanrıkulu, Türk Tabipleri Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı gibi Türk Silahlı Kuvvetlerini kimyasal silah kullanmakla suçlamıştı. CHP’den bir iki isim cılız sesle olsa bile Tanrıkulu’nu iftira atmakla suçlamış ve onu eleştirmişti. Ama şimdi Sayın Kılıçdaroğlu Jandarma ve Emniyeti suçluyor. İftira atmak bu kadar kolay olmamalı...
İngiltere’de son 5 yılda 4. Başbakan seçildi... Sürekli yeni hükûmet kuruluyor. İngiltere parlamenter sistemin açmazlarıyla uğraşıyor. Bir bakan tam göreve başlıyor, bir sene sonra baktı ki hükûmet düşmüş. O yüzden icraat olmuyor.
Bürokrasi tam işlemiyor. Plan program yapılamıyor. İngiltere tarihinde sürekli olan bir şey değil bu ama ülke nasıl açmaza girdi, hep beraber görüyoruz.
İsrail’de son 3,5 senede 5. kez seçime gitti. Bir türlü hükûmet kurulamıyor. Partiler birbiriyle koalisyon kurmuyor. Kurulan hükûmetler 6 ay gitmiyor. Dün seçim yapıldı ve koalisyon kurulur mu bilinmiyor.
İtalya Başbakanı Meloni, başkanlık sistemine geçmeyi öneriyor. Çünkü koalisyonlarla hükûmetler uzun ömürlü değil. İstikrar yok. Bürokrasi hükûmet nasıl olsa düşecek diye iş yapamıyor.
İşte bu açmazdan çıkmak için sistemde değişiklik şart. Güçlü liderliğin olmadığı her yerde sıkıntı var demektir...