Türkiye’de hayat pahalılığı devam ediyor. Büyükşehirlerdeki ev ve kira fiyatları hâlâ rayına oturmuş değil.
Hükûmetin aldığı kararlar dar gelirli vatandaşları bir nebze olsun rahatlatıyor. Mart ayında yatacak EYT maaşları ekonomiyi daha da rahatlatacaktır.
6’lı Masa'nın aday çıkaramayışı ve sürekli ertelemeleri halktaki kararsızları iyice Sayın Erdoğan’a yöneltti. Bugün geldiğimiz durum Erdoğan’ın kazanacağı yönünde. Bunu muhalifler de görüyor artık.
Müzmin muhalif ekonomistler ise artık iyice boşa düşmeye başladılar. Ekonomi şubatta batacak diyenler, dolar 30 lira olacak diye tahminde bulunanların hepsi yanıldıklarını görüyorlar. Türkiye borçlarını ödeyemeyecek diye kehanette bulunanlar ortada yoklar!..
Liralaşma çabaları sonuç vermeye başladı. Dolar 14 aydır yerinde sayıyor. Faizin bütçedeki yeri yüzde 11’lere kadar düştü. Üretim son safhada. Elbette enflasyon var. Bu da inkâr edilemez.
Ama karamsarlıkla, her şeyi kötü göstererek sonuç alınamaz. Halk umuda bakar. Muhalefetin en büyük sıkıntısı da bu. Umut olamıyor. Kendi aralarında anlaşamadıkları gün gibi ortada.
Çare üretemedikten sonra sıkıntıyı söylemek sorunları çözmüyor. Karamsarlıkla sonuç alınmaz...
Dağda bayırda yemek yapanlar
Sosyal medyada ilginç videolar yayınlanıyor. Bunların başında da yemek videoları geliyor. Nusret’le başlayan akım aldı başını gidiyor.
Şimdi de dağ başında, suyun kenarında çekilen videolar var. Adam almış beş kilo eti, tüpü, odunu… Et pişirme videosu çekiyor. Sonra da zorlu şartlarda yemek nasıl yapılır, onu anlattım diyor. Ya, yapmayın Allah aşkına!
Her şeyi önceden ayarla. Malzemeyi götür, sonra nasıl yemek pişirilir de. Olacak iş mi bu? Her şeyde olduğu gibi bunun da cılkı çıktı.
Genel olarak yemek videolarının biçimi değişti. Et dövenler, tavuğa kafa atanlar, değişik şekle girenler. Ne olur yapmayın. Abartılan her şey batmaya mahkûmdur.