Bu köşede defalarca yazdık, ekranlarda konuştuk. Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon devam ediyor. Her şey ateş pahası. Kale boş. Muhalefet açısından boş kaleye gol atmak için ortam elverişli.
Ama muhalefette golü atacak hiçbir atak yok! Bunları söyleyince de, “Yok canım, ne alakası var” diyorlar. Kendi aralarında bir kere anlaşamıyorlar. Biri Kemal Bey'in mezhebinden dolayı seçilemeyeceğini söylüyor. Meral Hanım, “6’lı masa noter değil” diyor. Kemal Bey, kimleri kendisiyle görmek istiyor. CHP’liler adayımız Kemal Bey'den başkası olamaz diye vaveyla koparıyorlar.
Her şeyden şikâyet edip hiçbir şey yapmıyorlar. 6 partinin görüşleri bütün konularda çelişiyor. İç politikada hepsi ayrı telden çalıyor. Dış politikada zaten uzlaştıkları tek konu yok. Öneri desen zaten söylemiyorlar. Fikirleri yok. Güçlendirilmiş parlamenter sistemde anlaştılar. Onu da millet umursamıyor.
Öte yandan hükûmet iyi asgari ücret veriyor. 3600 ek gösterge çıktı. EYT çıkacak. TOKİ 500 bin kişiyi ev sahibi yapacak. Durumu el vermeyenlere doğalgaz yardımı yapılıyor. Sicil afları oluyor. Yeni krediler geliyor. İşçiye de, çalışana da, patrona da, emekliye de birçok destek sağlanıyor. Dış politikayı zaten söylemiyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin en başarılı dönemi yaşanıyor. Dünya bile takdir etmiş Türkiye’nin duruşunu.
Muhalefet olanı biteni izliyor. Sadece "ecek", "acak" fiil türeviyle günü geçiştiriyor. Kemal Bey Amerikalarda yaşayan Türklerin oyunu almak için aday gibi vaatlerde bulunuyor. Avrupa’ya da çıkarma yapacağını söylüyor. “Kemal Bey adaylıkta kararlı” diyor Meral Hanım. Başka da bir şey olmuyor. Sonra biz niye seçim kazanamıyoruz? Bundan kazanamıyorsunuz!..
İşte en yanlı anketlerde bile AK Parti yüzde 34-35. İşler biraz daha düzeldi mi, Meclis çoğunluğunu bile alır. Millet İttifakı ne yapmak istiyor, bilen beri gelsin!..
1996’da geldiğim İstanbul’da en az sevdiğim yer Beyoğlu ve İstiklal Caddesi’ydi. Mecbur kalmadıkça yolumu bile düşürmezdim. Genelde evimin de yakın olduğu Bakırköy’e gider gelirdim. Bakırköy maalesef eski havasını kaybedeli çok oldu. Uzun zamandır da yolum düşmüyor.
Pandemide 2 sene eve tıkılıp kaldık. Kültür sanat alanında da ciddi sıkıntılar yaşanıyordu. Ama Beyoğlu’nda başlayan Beyoğlu Kültür Yolu Festivali, iki yılın ardından yeni kültür rotalarının doğmasına yol açtı. Bu yıl Kültür ve Turizm Bakanlığının düzenlediği Türkiye Kültür Yolu Festivalleri Ankara, Diyarbakır ve Çanakkale’ye de yayılmış durumda. Başkent Kültür Yolu, Sur Kültür Yolu ve Troya Kültür Yolu festivalleri Anadolu’daki birçok şehirden bu illere vatandaşlarımızı cezbediyor.
Beyoğlu’nda kültür-sanata nefes aldıran Atatürk Kültür Merkezi gerçeği var. AKM’nin hizmete girmesiyle Beyoğlu ve Taksim eski cazibesini kazandı. Konserler, sergiler, tiyatrolar, filmler meraklılarını bekliyor. Yolunuzu Beyoğlu’na düşürün ve sadece AKM’yi bile gezseniz olur.
Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız’ı televizyondaki yayınımıza almış ve Beyoğlu’nu konuşmuştum. Başkan Yıldız, bazı konuları özellikle önemsiyordu. Birincisi gençler, ikincisi Beyoğlu’nun kültür-sanat ve turizm başlıkları...
Yukarıda anlattığım kültür sanat etkinlikleri Haydar Ali Yıldız sayesinde gerçekleştirildi. Bu durumu şöyle anlatıyor Haydar Ali bey:
“Bu bir süreçti aslında, önce bazı mekânlar inşa veya yeniden imar edildi, restorasyon görenler oldu. Atatürk Kültür Merkezi en önemlisi. İstiklal Caddesi’ndeki Tarihî Atlas Sinemasının ve müzesinin faaliyete geçmesi bizim için çok kıymetliydi. Kültür ve sanatın insanı imar eden bir karakteri vardır. Önce insan bu eserleri imar edecek, sonra bu eserlerin içinde icra edilen sanat insanın ruhunu imar edecek. Bugün Beyoğlu’nda yaşadığımız coşkunun temelinde işte bu eserlerin var olması yatıyor.”
Bu yılki festivalde benim en çok ilgimi çeken büyük yönetmen Stanley Kubrick sergisi oldu. 23 Ekim’e kadar devam edecek festivalde birbirinden güzel etkinlikler var, fırsat bulup mutlaka bu rotada vakit geçirmenizi tavsiye ediyorum. Zamanınız boşa gitmemiş olacak...