İngiltere imparatorluk geleneğinden gelen bir ülke. Ciddi bir geçmişi olan, dünya siyasetine yön veren, önemli insanlar çıkarmış bir ada ülkesi. Sendika hareketlerinden futbola, bilimden sanata öncülük yapmış isimlere sahip...
Günümüzde de eski gücünde olmasa da özellikle finans anlamında büyük bir kapasiteye sahip. Orta Doğu ülkeleri, Hindistan, İran, Çin gibi ülkelerin ciddi yatırımları var. Hatta Ukrayna Savaşı’ndan önce Rusların da en çok yatırım yaptıkları ülkeydi. Yabancı yatırımcısı çok.
Bugün hemen her alanda öncü bir ülke olan İngiltere belli demokratik değerlerin yaşatılmasını da sağlıyor. Bizim ülkemizde İngiltere üzerine çok komplo yapılır. Bazıları haklı bazıları abartı...
İşte bu İngiltere, beğenelim beğenmeyelim çeşitli düşüncelere açık. Mesela Londra Belediye Başkanı Pakistan kökenli bir Müslüman. Adı Sadık Han... Anglo-Sakson geleneğinden gelen ve burnundan kıl aldırmayan bir ülke olan İngiltere’nin başkent belediyesi bir Müslümana emanet. Üstelik tam 6 yıldır. İngilizler bunu kabullenir mi dediler ama neticede halk bunu onayladı ve Sadık Han’ı sevdi...
Şimdi de parlamenter sistemde en tepe icra makamı olan Başbakanlık koltuğunda Hint kökenli bir isim var: Rishi Sunak... İngiltere’de kültürel çoğunluğa işaret eden bir durum.
Üstelik Pakistan ve Hindistan pek iyi anlaşan ülkeler değiller. Buna rağmen bu iki ülke kökenli isim ülkede en önemli pozisyondalar.
Büyük devlet dediğin İngiltere gibi olur. Kökenine bakılmaksızın ülkesine hizmet eden biri, en iyi konumlara gelebilir. Toplum bunu yanlış anlamıyor, ülke elden gitti diye düşünmüyor...
Bizde daha geçenlerde Ermeni kökenli bir kaymakamımız yeni oldu. Rum, Yahudi ya da Ermeni kökenli bir gayrimüslim pekâlâ vali de, emniyet müdürü de, muvazzaf asker de etkili konumda olmalılar. Bizim de bir büyük şehrimizde Hıristiyan kökenli bir belediye başkanı olabilir.
Büyük devlet olmak budur. Kökeni, dili, dini, ırkı ne olursa olsa insanların yaşadıkları yerde etkili konuma gelmelerinde önünde engel olmamalı. İmparatorluk bakiyesi devletler böyle şeyleri dert etmezler.
Bu, aynı zamanda yabancıların o ülkede rahat yaşadığı, baskı görmediği ülke anlamına gelir. Herkes İngiliz kökenli olmak zorunda değil. Ama İngiltere’de yaşayan yabancı kökenli biri de ülkesine her görevde hizmet edebilir. Olağan budur.
Mutlaka İngiltere’de de Rishi Sunak ve Sadık Han gibi isimlerden rahatsızlık duyan vardır ama sayıca azdır. Bizde yabancı düşmanı, mülteci düşmanı belli bir kitle var. Ama nüfusun geneli daha hoşgörülüdür. Bizden değildir diye insanlar dışlanmaz.
İleride Suriye, Afgan, Pakistan ya da başka ülke kökenli biri de etkili konuma gelebilir. Gelmelidir de. Yabancıların rahat yaşadığı bir ülkeye sermaye de çok gelir, yatırımcı da...
İngiltere’nin başardığı budur. İnsanları erime noktasında (melting pot) buluşturmak budur. Aynı idealler etrafında toplamak böyle bir şeydir. Böyle davranmak ülkedeki İngiliz ya da Türk sayısını azaltmak demek değildir. Demografik yapıyla oynamak hiç değildir.
İngiltere’nin başka ülkelere politikaları eleştirilebilir ama kendi içlerinde demokrasiyi sağlamışlar. Biz de bunu başarmalıyız.