90+10 = 100 dakika içinde maç çok gitti, geldi!
Her ne kadar pazartesi gündüz maçı olsa da... Tribünler boş kalsa da Konyaspor için final niteliğinde bir karşılaşmaydı.
Trabzonspor için de artık deplasman “fobi” hâline geldi!
Kramer’in direkten dönen bir kafası dışında ilk 45 dakika hiçbir şey seyredemedik.
Tempo, üretkenlik, pozisyon; iki takımda da yoktu!
Sahada kaçak güreşen oyuncu sayısı fazlaydı.
Konyaspor’un kazanmaktan başka plânı-programı yoktu.
Hem başladıkları kadro hem de hamleler bunun işaretiydi. Beraberlik asla bir “B” plânı değildi. Çok ofansif bir kadro tercih edilmişti.
Oyun uzatmalarda çok gitti, geldi. Ozan ve Arif çok tehlikeli oldular.
Son dakikalardaki Konyaspor baskısı golü getirdi. Bütün riskleri almışlardı, çok da pozisyon verdiler.
Trabzonspor’un bu sezon bir istikrar problemi de var. İki maç üst üste iyi oynayan oyuncu sayısı çok az. Dün
Batagov dışında geçer not alan oyuncu yoktu.
BATAGOV: Çok kritik müdahaleleri oldu, arkadaşlarının hatalarını kapattı.
CHAM: Etkisiz kaldı. Verilen şansı kullanamayınca oyundan alındı.
BANZA: İstediği topları alamadığı gibi enerjisi ve iştahı da yoktu.
VAR işte bunun için var. Konyaspor’un korner atışında Lundstram çok net elle oynadı, VAR hakemi monitöre çağırdı. 90+10’da o penaltıyı atmak kolay değildi, Umut Nayir’in soğukkanlılığı ve düzgün vuruşu Konya şehrine derin bir nefes aldırdı.
Ömer Faruk Ünal'ın önceki yazıları...