Geçen cuma bir arkadaşımla telefonda sohbet ederken aramızda yeni MHK Başkanlığı için Ahmet İbanoğlu ismini telaffuz etmiştik.
Mevcut konjonktür için en pratik çözüm yolu demiştim. Hafta sonu farklı kaynaklarda “İbanoğlu” ismi zikredilince “biri bizi mi dinledi” diye aklımdan geçirmedim değil!
Ahmet İbanoğlu’nu 20 yılı aşkın bir süredir tanırım.
ARTILARI
>> Bagajı boştur, arkasında yükü yok.
EKSİLERİ
>> TFF Başkanı ile aralarındaki görev, yetki ve sınırlarını iyi çizebilecekler mi?
Ve yapacağı “kurul” ve seçeceği ekip arkadaşları başarısında belirleyici olacaktır. Hazırlıklar sürüyor.
SON İKİ NOT
1) Ahmet İbanoğlu, “Sabri Çelik ve Murat Ilgaz” döneminde bile akıllarda olan bir isimmiş.
2) Cüneyt Çakır ile yapılmış bir görüşme yok! Teklif ya da para pazarlığı iddiaları da doğru değil.
Sayın Büyükekşi bunu yenmelisiniz!
Sayın TFF Başkanı, “Hakemlere görülmemiş imkânlar sunduk.
Karşılığını da beklemek hakkımız” diyorsunuz!
Ve bir defasında da hakemlere “Beni sabote mi ediyorsunuz” demiştiniz!
1) Sayın Başkan, sadece hakemlere değil, hakemliğe de yatırım yapmak esastır. Bu yatırımı yaptınız mı?
2) Bu iş para harcamakla netice verseydi; Sayın Ali Koç, beş yılda birkaç kupa kenara koyardı.
3) Hakemlik işi fabrikaya aldığınız genel müdüre, muhasebeciye benzemez. Hakeme maç başına 100 bin dolar ücret de verseniz hata yapar, yapacaktır.
Sayın Başkan; bu “iş insanı” olmaktan kaynaklanan, “parasını veririm, neticeyi isterim ya da alırım” duygusundan sıyrılmalısınız, bunu yenmelisiniz. Burası çok başka bir dünya!
Eski tas, eski hamam!
TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, bende bu dört yıllık yeni dönemi için “çok radikal adımlar atacak” kanaatini uyandırmıştı!
22 Haziran’dan bu yana hayal kırıklığı yaşıyorum.
Disiplin talimatlarında güncellemeler bekliyordum. Bir kulüp bir sezonda kaç teknik adam değiştirebilir? Bir teknik adam, bir sezonda kaç takımda çalışabilir?
Diploması olmayan teknik adamlar konusu...
Kupa statüsünde ciddi bir değişim!
Sanki hiçbir hazırlığı yokmuş gibi bir TFF ile karşı karşıyayız! Dilerim; kalan bu dört haftada ben yanılırım.
Fikstür neden gecikti?
Fikstürün çekimi bir hafta ertelendi.
Bu takımlar için büyük handikap değil mi?
Hangi ayda, hangi iklimde, hangi takımlarla, hangi sahalarda oynayacaklarını bilememek.
Takım sayısı 20 oldu, millî maç trafiği, EURO 2024 elemeleri ve erken bitmesi gereken lig, yayıncı kuruluş!
Bütün bunları sıralanınca fikstür yapmak da kolay değil!
Ama her ne olursa olsun bu gecikme kabul edilemez. Üç hafta kala fikstür çekmek olacak şey değil! Kurullar ortada yok, fikstür çekilmemiş, hakem klasmanları belli değil!
TFF işi çok ama çok ağırdan alıyor!
Aralarında mezara gidecek konular var!
Şenol Güneş nedense, Erman Toroğlu’na pek bulaşmak istemiyor.
Bu ikili aynı yıllarda futbol oynadı! Birbirlerinden hiç hoşlanmıyorlar.
Erman Toroğlu, kitap yazdı; Şenol Güneş “3 kuruşluk” tazminat davası açtı, cevap vermekten kaçındı. Erman Toroğlu, son olarak da Hatayspor ve Gaziantep FK’nın ligden çekilmelerini doğru bulmayan Şenol Güneş’e “lan!” diye seslendi, “beni mahkemeye ver” dedi!
Galiba aralarında mezara gidecek konular var.