"Allahü teâlâya itâat ettiğin kadar..."

A -
A +

"Herkes seni, Allahü teâlâyı sevdiğin kadar sever. Allahü teâlâdan korktuğun kadar, senden korkarlar. Allahü teâlâya itâat ettiğin kadar, sana itâat ederler..."
Allah korkusu ve sevgisi, insanları saâdet ve huzûra kavuşturan iki kanat gibidir. Peygamber efendimiz  buyuruyor ki: (Bir kimse, Allahtan korkarsa, her şey ondan korkar. Bir kimse Allahtan korkmazsa, her şeyden korkar olur.)
Allahtan korkan, Onun emirlerini yapar, yasaklarından sakınır. Hiç kimseye kötülük yapmaz. Kimsenin malına, canına, nâmûsuna göz dikmez, kimsenin hakkını yemez. Makâm sâhiplerine, zâlimlere yaltaklanmaz. İlim ve ahlâk sâhiplerine saygı gösterir. Kimseyi çekiştirmez. Nûr sûresinin 52. âyetinde meâlen; (Allahü teâlâya ve Resulüne itâat edenler ve Allahtan korkan ve sakınanlar, kıyâmette kurtulanlar onlardır) buyuruldu.
Hazret-i Ömer zamanındaki İran hükümdarı Yezdicürd, Müslümanlarla yaptığı andlaşmayı bozarak savaşa girer ve mağlûp olur. Elçi göndererek Çin hükümdarından yardım ister. Çin hükümdarı gelen elçiye;
-Az olmalarına rağmen size gâlip gelmeleri, onlarda, sizde bulunmayan birtakım hasletlerin bulunduğunu göstermektedir deyince, elçi;
-Efendim, siz öğrenmek istediklerinizi sorun, ben de cevap vereyim der. Hükümdar;
-Bunlar ahde vefâ gösteriyorlar mı? deyince, elçi;
-Evet cevâbını verir.
-Sizinle savaşmadan önce, ne teklif ediyorlar?
-Bize, ya dinlerini kabûl etmeyi veya cizye vermeyi yahut savaşa râzı olmayı teklif ediyorlar.
-Komutanlarına itâatleri nasıldır?
-Onlar komutanlarına son derece itâat ederler ve bağlılık gösterirler.
-Onlar, kendilerine helâl edileni harâm, harâm edileni de helâl kılıyorlar mı? Elçi;
-Hayır deyince, Çin hükümdarı;
-Kendilerine harâm kılınanı helâl, helâl kılınanı da harâm kılmadıkça hiçbir şey onları mağlûb edemez, der ve İran hükümdarı Yezdicürd'e şu mektubu yazar: "Şâyet elçinden bâzı bilgiler öğrenmemiş olsaydım, sana bir ordu gönderirdim. Fakat elçinin anlattığı bu kavim, bu hâlleriyle dağlar üzerine hücûm etseler, dağları devirirler. Onlardaki îmân gücünü kimse yenemez. Eğer benim üzerime gelseler, beni de yok ederler. Sana tavsiyem, onlarla sulh yapmandır."
Netice olarak, Yahyâ bin Mu'âz Râzî hazretlerinin buyurduğu gibi: "Herkes seni, Allahü teâlâyı sevdiğin kadar sever. Allahü teâlâdan korktuğun kadar, senden korkarlar. Allahü teâlâya itâat ettiğin kadar, sana itâat ederler. Allahü teâlâya hizmet ettiğin kadar, sana hizmet ederler. Hulâsa, her işin, Onun için olsun! Yoksa, hiçbir işinin faydası olmaz. Hep kendini düşünme! Allahü teâlâdan başka, kimseye güvenme!"