"Benden gördüğünüz gibi yapınız!"

A -
A +

İbâdetlerde yapılan değişikliklere Bid'at denir. İbâdet yaparken bid'at işlemek harâmdır ve ibâdetin bozulmasına sebep olur. Resûlullah efendimizden ve Eshâb-ı kirâmdan rivâyet edilmeyen, nakledilmeyen din bilgilerine bid'at denir. Hadîs-i şerîfde;

(İbâdetleri benden ve eshâbımdan gördüğünüz gibi yapınız! İbâdetlerde değişiklik yapanlara bid'at ehli denir. Bid'at sâhipleri, muhakkak Cehenneme gidecektir. Bunların hiçbir ibâdetleri kabûl olmaz) buyuruldu.
Selef-i sâlihîn zamânında, ibâdetlerde bulunmayan şeyleri, sonradan ibâdetlere karıştırmak Bid'at işlemek olur. Bid'at işlemek büyük günâh olup, hiçbir ibâdetin kabûl olmamasına sebeptir ve adam öldürmekten dahâ büyük günâhtır. İmâm-ı Rabbânî hazretleri;
"Bugün, dünyâyı bid'at kaplamış, sünnetler kaybolmuştur. Bugün, sünnetleri bulup yapışmak ve bid'at deryâsından kurtulmak, imkân hâricinde kalmıştır. Bid'atler, âdet hâlini almıştır. Hâlbuki, âdetler ne kadar yerleşmiş ve yayılmış olsalar ve ne kadar güzel görünseler de, din ve ahkâm-ı islâmiyye olamaz. Küfre sebep olan ve harâm olan şeyler, âdet hâlini alsalar, helâl ve câiz olmazlar" buyurmaktadır.
İbâdetlere faydalı şeyler ilâve ediyoruz demek doğru değildir. Böyle sözler, din düşmanlarının yalanlarıdır. Bir değişikliğin faydalı olup olmayacağını yalnız İslâm âlimleri anlar. Bu derin âlimlere Müctehid denir. Müctehidler kendiliklerinden bir değişiklik yapmazlar.  Bir ilâvenin, değişikliğin bid'at olup olmayacağını anlarlar.

BİD'AT SAHİBİ İLE...
Muhammed Ma'sûm-ı Fârûkî hazretleri buyuruyor ki:
"Bid'atten çok sakınmalıdır. Bid'at sâhibi ile arkadaşlık etmemeli, onunla görüşmemelidir. Bid'at, emir olunmayan şeyi veyâ emri değiştirerek, ibâdet olarak yapmak demektir. Emri yapmamak, bid'at olmaz. Fısk, günâh olur. Fâsık, ibâdet yaptığına değil, suçlu olduğuna inanmaktadır. Bid'at işlemek, en kötü fısktır, adam öldürmekten de dahâ büyük günâhtır. Çalgı, ney ile Kur'ân, salevât, ezân ve ilâhî okumak ve böyle zikir yapmak da bid'attir. Ba'zı bid'atler, küfre sebep olurlar. Bid'at işleyen ve başkalarının işlemesine sebep olan kimseyi din adamı sanmamalı, ona birşey sormamalı, onun din kitâplarını okumamalıdır."
İnsanları Allahü teâlânın rızâsına, sevgisine kavuşturan yol insanın kalbidir. Kalb, yaratılışında temiz bir ayna gibidir. İbâdetler, kalbin temizliğini, cilâsını arttırır. Günâhlar kalbi karartır. Muhabbet yolu ile gelen feyizleri, nûrları alamaz olur. Sâlihler bu hâli anlar, üzülür. Günâh işlemek istemezler. İbâdetlerin çok olmasını isterler. Her gün beş kerre namâz kılınması yerine, dahâ çok kılmak isterler. Günâh işlemek nefse tatlı, faydalı gelir. Bütün bid'atler, günâhlar, Allahü teâlânın düşmanı olan nefsi besler, kuvvetlendirir. Birgivî vasıyetnâmesi şerhinde buyuruluyor ki:
"Ehl-i sünnet mezhebini ve bu âlimlerin bildirdiğii i'tikâdı öğrenip, i'tikâdını buna göre düzeltmek her müslümâna farzdır. Bunu herkes öğrenmelidir, câhil kalmamalıdır. Zîrâ, islâmiyete uymayan i'tikâdın büyük zararı vardır. Zamânımızda bid'atler her tarafa yayıldı. Ehl-i sünnet vel-cemâ'at i'tikâdını bilen az kaldı. Bu câhillik bütün dünyâyı kapladı. İlmi ile amel eden âlimlerin sözlerine güvenilir. Çok kimseler vardır ki, ilimden mahrûmdur. Fakat, âlim şekline girmiş, şöhret sâhibi olmuşlardır. Bunların şekillerine ve şöhretlerine aldanmamalıdır. Yarım din adamı, din yıkar, yarım dokdor, beden yıkar, sözü meşhûrdur. Zamânımızda, birçok câhil, şeyh ve mürşid adı ile ve büyük din âlimi adı ile, müslümânları aldatıyor. Allahü teâlâ, müslümânları bunlara aldanmaktan korusun! Bu sapıklardan çok sakınmalıdır. Din adamı geçinen herkesin sözüne ve kitâbına uymamalıdır. Fıkıh kitâbından alınmamış, modaya göre verilmiş olan fetvâlara, kararlara uymamalı, ehlini arayıp bulup, ondan sormalı, doğrusunu öğrenmelidir."
Netice olarak, islâm âlimlerinin bu nasihatlerine ve nakli esas alarak naklettikleri bilgilere, her müslümânın, kulak vermesi gerekir. İtikâdı ve ameli, nakli esas alan bu âlimlerin kitaplarından öğrenmeli, bid'at ehlinin yazdığı kitâpların yaldızlı reklâmlarına, şaşırtıcı propagandalarına aldanmamalıdır.